Aydıncık, Gülnar, Silifke Bisiklet Turu

gulnar-banner

16 Aralık 2015

Merhaba Bisiklet Dostları,

Antalya’da yapılacak olan iki toplantı için Muğla’dan Antalya’ya katlanır bisikletimi de yanıma alarak kendi aracımla gidiyorum. İlk toplantı biter bitmez akşamına Serik otogarına gidip beni Mersin’in Aydıncık ilçesine götürecek olan otobüse biniyorum. Tabii otogara ulaşmam ayrı bir macera. Belek, Serik yolunda çalışma olduğu için Kadriye’yi dolaşarak otogara gitmeye çalışıyorum. Üzerine birde anayolda çalışma olunca otogara girecek yolu bir türlü bulamıyorum. GPS yardımıyla otogara otobüsün hareket saatine 10 dakika kala yetişiyorum. Katlanır bisikletimi, çantalarımı, kaskımı vs tüm alacağım malzemelerimi kontrol edip otobüs gelince hemen bagaja yerleştirip koltuğuma oturuyorum. Otobüs tam saatinde 23.45’te hareket ediyor. Hesaplarıma göre saat 6 gibi Aydıncık’a ulaşacağım. Otobüste uyumaya çalışıyorum, çünkü yarın günüm bisiklet üzerinde geçecek. Ne kadar dinç olursam o kadar iyi benim için.

Otobüs mola veriyor ama benim gözümden uyku aktığı için hiç kalkmadan uyumaya devam ediyorum. Akdenizin yılan gibi yollarında otobüs her savruluşunda uyansam da uykumu alıyorum. Saat 5.15 civarlarında Aydıncık tabelasını görüyorum ve telefonumdan konumu teyit ediyorum. Bu sırada muavin arkadaş yanıma gelip hazırlanmamı söylüyor. Biraz ileride Gülnar kavşağında bulunan bir petrolde beni indirecek.

Otobüsten iniyorum ve bisikletimi kurup petrolün içine gidiyorum. Bir kişi var ve o da istasyonu yıkamakla meşgul. Beni hiç görmüyor bile. Bisikletimi yol için hazırlıyorum ama hava hala karanlık. Bu şekilde çıkmak istemiyorum. Gideceğim yolu hiç bilmiyorum. Kahvaltı için marketten kek, meyve suyu almak istiyorum ama kapalı olduğunu söylüyor. İleride köyün birisinde bulurum diye üstelemiyorum.

Saat 6’ya kadar vakit geçiriyorum. Hava hafiften esiyor ve biraz soğuk. Daha fazla beklemek istemiyorum ve saatim 6’yı gösterdiği sırada ışıklarımı yakarak yola koyuluyorum. Sabahın bu saatine birkaç kişi ve köpeklerden başka kimsecikler yok ortada.

IMG_0455

Karanlık havada Aydıncık ilçesini geride bırakıyorum. Gülnar’a kadar epey tırmanışım var, o nedenle yavaş yol alıyorum. Havanın soğuk olmasından dolayı rampaları çok seviyorum. 🙂

IMG_0457

Saat 6.30 gibi hava hafiften aydınlanmaya başlıyor. Gülnar’a 30 km yolum var ve çıkış sertleşmeye başladı.

IMG_0459

Biraz ilerledikten sonra bir çeşme görüyorum ve mataramı dolduruyorum. Su içerek Gülnar’a kadar gidebilirim umarım. 🙂

Tırmanış giderek sertleşiyor ve yılan gibi dağa sarmaya başlıyor. Döne döne yükseliyorum.

IMG_0463

Bu arada size katlanır bisikletimden bahsedeyim biraz. Dahon Visc D18 modelini baştan aşağıya revizyona soktum. Yazın yapacağım uzun tırmanışlı bir tur için hazırladım diyebilirim. Tüm kompenantlarını Shimano Tiagra 4700 set yaptım. Rubleyi 10’lu Deore XT 11-36T taktım. Aynakol da 52-36T oldu. Bu sayede düz yolda ki hızından birazcık kıstım ve tamamen en zor rampaları bile çıkabilir hale getirdim. O nedenledir ki buradaki tırmanışları zorlanmadan çıkıyorum.

IMG_0466

İlk uzun tırmanışı 7.45 gibi bitiriyorum. Buradan sonra kısa bir inişle Menekşe Mağarasına ulaşıyorum. Hava serin olduğu için pek inmek istemiyorum. 🙂 Çıkarken vücut oldukça ısınıyor çünkü.

IMG_0467

Menekşe mağarasında bir amca yaşıyor. Uyanmış elini yüzünü yıkarken selamlaşıyoruz. Mağara hakkında biraz bilgi alıyorum. Amca yıllardır bu mağarada yaşıyormuş ve görmüş olduğunuz işlemeleri kendi yapmış. Anlayacağınız yarı-doğal bir mağara.

IMG_0468

IMG_0469

Daha fazla vakit kaybetmeden yoluma devam ediyorum. Mağaradan hemen sonra tekrar tırmanış başlıyor. Yavaş yavaş kendi tempomda tırmanıyorum. Hava giderek güzelleşmeye başladı. Hava bulutlu olduğu için güneşi pek göremesem de tırmanışlar sayesinde içim ısınıyor.

Yarım saat kadar tırmandıktan sonra muhteşem bir vadi manzarasıyla karşılıyorum. Güneş ışınları çok güzel bir görüntü oluşturuyor. Bu manzara telefonun kamerasıyla ancak bu kadar görünüyor. Birde çıplak gözle görseniz.

IMG_0470

Tırmanışlar eşliğinde Gülnar’a iyice yaklaştım. İlçeye sadece 5 km yolum kaldı.

IMG_0472

Saat 9 gibi Gülnar ilçesine giriş yapıyorum. İlçe merkezine daha 3-4 km yolum var.

IMG_0476

Çok geçmeden Gülnar ilçe merkezine ulaşıyorum ve karnımı doyurmak için bir yerler bakıyorum. Güzel bir lokanta görünce durup hemen çorba olup olmadığını öğreniyorum. Arapaşı ve mercimek çorbası olduğunu öğrenince arapaşı çorbası sipariş ediyorum. Oldukça acı olduğu için uyarılıyorum da tabii. 🙂 Olsun buraya kadar geldim, bilmediğim bir şey içeyim. Çorba yanında sıcak ekmekle birlikte geliyor. Ohh mis, bu soğuk günde ne kadar da güzel gidiyor. Çorbanın açılığı da tam kıvamında. Afiyetle karnımı doyuruyorum. Çorba çok iyi geliyor, buradan Silifke’ye kadar durmadan giderim artık. 🙂

Çorbanın üzerine bir bardakta çay içtikten sonra kaldığım yerden yoluma devam ediyorum. İlçe merkezini içime sindirdikten sonra Silifke yoluna dönüyorum.

IMG_0479

Saat 10.22’de rotamın en yüksek noktasına 1196 metreye 45. km’de ulaşıyorum. Buradan sonra biraz daha fazla inişim olacak.

IMG_0480

Muhteşem bir manzaraya sahip yolda hızla ilerliyorum. O kadar keyif alıyorum ki anlatamam. 🙂

IMG_0481

Gümüşlü’nün yukarısından hızlıca geçip yoluma devam ediyorum.

IMG_0483

IMG_0484

Dağlarda kendiliğinden oluşmuş mağaralar oldukça ilgi çekici.

IMG_0486

Artık Silifke’ye 27 km yolum kaldı. Bir süre sonra güzel bir iniş başlayacak.

IMG_0488

Silifke 17 Km…

IMG_0489

Mut’tan gelen yolla birleştikten sonra çok güzel bir inişle Silifke’ye ulaşıyorum. Saat 12.23’ü gösterdiği sırada ilçeye giriş yapıyorum. Buradan Adana’ya otobüsle geçicem. Otobüsün saati 16.30 olduğu için o kadar beklemek istemiyorum. Otogara gidip bir an önce Adana’ya vakitlice geçeyim istiyorum.

IMG_0493

Silifke kalesi şehri himayesi altına almış. Muhteşem bir görüntüye sahip. Kıbrıs’ta askerlik yaptığım için buraya daha önce birkaç defa gelmiştim. O nedenle Silifke’de pek vakit geçirmek istemiyorum.

IMG_0496

Otogara ulaştığımda saat 13.00’de gidecek olan otobüsleri beklemeye koyuluyorum. Ama ne hikmetse gelmesi gereken otobüsler gelmiyor. 16.30’a kadar başka otobüs olmadığını söyleyerek yazıhaneci arkadaşlar beni zorla Metro turizme bindiriyorlar. Biniyorum binmesine ama en sevmediğim turizm şirketi.

Yola çıkınca kendime bir kez daha hak veriyorum. Otobüsteki koltuğumda emniyet kemerim bağlı olmasına karşı koltukta zor duruyorum. Virajlara hızlı girmeler, ani frenlemeler vs vs. İnsan değil hayvan taşıyor sanki adam (Hayvan bile böyle taşınmaz tabii). Mersin otogarına geldik, yolcu sayısı az diye şoför beyefendi Adana’ya gitmek istemiyor ve otobüs arıza yaptı yalanıyla bizi başka bir otobüse transfer ediyorlar. Ve bu yolculuk ömrümün son Metro turizm yolculuğu olarak tarihe geçiyor. Bir daha ki sefere bir gün bile beklemek gerekse bekleyip o firmayı kullanmayacağım.

Tur Verileri;

Toplam Km: 92.7 km | Toplam Sürüş Süresi: 05:34:55

Max. Hız: 54.0 km/h | Ort. Hız: 16.6 km/h

Toplam Yükselme: 2070 m | Yakılan Kalori: 3363 cal

Aydıncık, Gülnar, Silifke Güzergâh ve Yükselti Haritası;

gulnar-harita

Saygılarımla…

4 thoughts on “Aydıncık, Gülnar, Silifke Bisiklet Turu

  • 28 Ocak 2016 at 17:23
    Permalink

    Merhaba,

    Turunuzu keyifle okudum,ufak tefek sizden kaynaklanmayan aksilikler dışında güzel bir tur olmuş. Size 2 sorum var ;

    1- Bende bir katlanır bisiklet kullanıcısıyım ve portbagaj farınızı çok beğendim. Marka,modeli nedir acaba bu ışığın ? Yanıp sönme versiyonu var mı ?

    2- Heybeler varken bisiklet rahat katlanabilmekte mi ?

    Teşekkürler..

  • 29 Ocak 2016 at 13:09
    Permalink

    Merhaba,
    Bagaj ışığı Spanninga Duxo modeli ve sadece sabit yanıyor.
    Heybelerle birlikte tabii ki katlanmaz, ama bagaj orijinal olduğu için katlanmasına herhangi bir engel oluşturmuyor.

  • 13 Mayıs 2016 at 20:19
    Permalink

    Keyifle okudum aynı bisikleti almayı düşünüyorum. Elcik ve barendtler internet mağazanızda satışta mı ? Marka model verirseniz almayı düşünüyorum.

    Biraz teknik sorularım var cevaplarsanız sevinirim.

    1- 11-36 ruble için uzun bacak aktarıcı bisiklette sıkıntı oluşturmuyor mu ? Çukur vs. tümsekte yere temas etmiyor mu?

    2- 9’lu sistem 50×34 tiagra aynakolum var üzerindeki 53-39 bununla değiştirmek istiyorum hallowtech göbeğim var onu mu takıyoruz yada başka model göbek mi almalıyım ?

    3- Gidonun yüksek ayarı var mı ?

  • 14 Temmuz 2016 at 14:08
    Permalink

    Serkan Bey merhaba. Sizin kadar uzun tur tecrübem olmasa da benzer rotayı Temmuz sıcağında yapan birisi olarak turunuzu keyifle okudum. %10 eğimli olan tırmanışın Sele Yokuşu olarak adlandırıldığını öğrendim. Tırmanma sırasında seleye yapıştığımı bilmenizi isterim.:) Çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Muğla’ya gelirsem tanışmak ümidiyle.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.