6 Temmuz 2011

Küre köyünde bir petrol istasyonunda geçirdiğimiz gecenin ardından sabaha dinç bir şekilde uyanıyoruz. Yeni gün, yeni maceralar bizi bekliyor. Bugün nereye kadar gideriz bilmiyoruz bile. Kahvaltıyı Alaca ilçe merkezinde yapacağımız için çadırlarımızı toplayıp, yola çıkmak üzere hazırlanıyoruz.

Yolumuz üzerinde gördüğümüz her güzel manzarayı fotoğraflamadan geçemiyoruz. İsmail sürekli olarak fotoğraf çektiği için Nesim ile sık sık onu bekliyoruz. Tabi bu bir süre sonra keyif kaçırmaya başlıyor, ama yapacak birşey yok. 🙂

Gördüğümüz güzel manzaralarda hep birlikte vakit kaybediyoruz, ama zaten bunun için yoldayız. Bu güzellikleri görmek ve içinde kaybolmak için…

Saat 7:30’da Alaca’ya giriş yapıyoruz ve merkeze ilerleyerek kahvaltı yapacağımız uygun ve güzel bir yer arıyoruz.

Kaç gündür kahvaltımızı çorba ile geçiştiriyoruz. Bugün farklı olsun diyerek bir fırında poğaça ve simit alıyoruz. Ardından bir çay ocağı bularak orada sıcak tavşankanı çaylarımızı poğaçalarımız ile yudumluyoruz.

Kahvaltımız bittikten sonra tekrar yola koyuluyoruz. Öncesinde ise ilçe merkezini gözlemliyoruz biraz, Nesim bankamatikten para çekiyor ve ilçeyi geride bırakıyoruz. Yeşil ve sarı tonlarının sarıp sarmaladığı yolda pedal çevirmek çok güzel bir duygu bizler için…

İsmail yine arkadan yavaş yavaş geliyor. Bagajında bir sorun var, çıkmadan önce onunla uğraşıyordu. Bisikletinde emanet gibi duran bagajı ile nasıl yol gidebiliyor ben hayret ediyorum gerçekten…

Bu defa ise her yer sarı renge bürünüyor..

Yolumuz bir iniş, bir çıkış şeklinde uzanıp gidiyor…

İşlendikten sonra yediğimiz ekmeğe dönüşecek olan buğday tanecikleri süslüyor kadrajımı…

Yine bir gölet manzarası çıkıyor karşımıza. Burada da göle yansıyan ağaçları fotoğraflıyorum.

Rotamız üzerinde bulunan Yozgat’ın Sorgun ilçesine 45 km yolumuz var. Daha önce Erzincan-Ankara turumda yine Sorgun’dan geçmiştim ve ilçe merkezinde bir parkta mola verip yemek yemiştim. Yine bugünde aynı parkta öğle yemeği için durmayı planlıyoruz.

Çorum – Yozgat il sınırına geldik, İsmail’in de gelmesini bekliyoruz. Burada kısa bir foto-mola veriyoruz.

Yozgat il sınırına 795-07 karayolu ile giriş yapıyoruz. Burada 795-06 bitip, 795-07 başlıyor ve Yozgat – Sorgun yoluna kadar da devam ediyor.

Dinlenme anında ben yine boş durmuyorum ve makine elimde fotoğraf çekiyorum. Bu defa karşımda ki ise sevgili yoldaşım…

Yolun sakinliği bir süre sonra bizi sıkmaya başlıyor. Arada sırada geçen büyük kamyonlarda bunun tuzu biberi oluyor tabi. Biraz daha sabır diyerek çeviriyoruz pedalları. Şunun şurasında Sorgun’a ne kaldı ki ?

Sıcak yoğunluğunu biraz daha hissettiriyor, bizde kafamızı sokacak gölgelikler arıyoruz. Tam böyle bir durumda bir çeşme yardımımıza koşuyor ve hemen molayı patlatıyoruz..

Molamızın ardından yola çıkıyoruz, çıkış ve inişlerin sonuncusunda Yozgat – Sivas anayoluna çıkıyoruz. Tam bu kavşakta bir araç durup bizimle konuşmaya başlıyor. Araçta ki kişi, beni tanıdınız mı diye sorarken bizim dilimiz tutulmuş bir durumda suratına mal mal bakıyoruz. 🙂 Bu kişi, Trabzon – Sinop turumuz sırasında Samsun’un 19 Mayıs ilçesinde kamp kurduğumuz alanda bize yemek getiren, muhabbet ettiğimiz abi. 🙂 Şaşkınlığımızı üzerimizden attıktan sonra ayaküstü kısa bir muhabbetten sonra yolumuza devam ediyoruz. Dünya küçük, Türkiye ise ne kadar da küçük kalıyor bunun yanında.

Kavşağı döner dönmez bir tesiste molaya duruyoruz. Ama çok pahalı bir tesis olduğu için çeşmeden suyumuzu doldurup tekrar yolumuza koyuluyoruz. Sorgun’a pek bir yolumuza kalmadı zaten. İleride bulduğumuz bir tesise daha giriyoruz ve burada pazarlık ile dondurmalarımızı alıyoruz ve biraz olsun serinliyoruz. Yola çıktığımızda ise Sorgun’a 11 km yolumuza kaldığını görüyoruz.

İsmail yine aynı yavaşlıkta pedal çevirmeye devam ediyor. Biraz hızlansa zaten bagaj kopacak gibi.

Karşıda görünen tepeyi aştıktan sonra yanılmıyor isek Sorgun’a ulaşmış olacağız. Acıktık ve bir an önce yemek yemek istiyoruz. “Yaşasın yemek yemek…” 🙂

Saatimiz 12:50’yi gösterdiği sırada o görünen tepenin ardından Sorgun’a giriş yapıyoruz.

Sorgun’a girdikten sonra toplanıp ilçe merkezinde parkı aramaya koyuluyoruz. Çok geçmeden, elimizle koymuş gibi karşımıza çıkıyor park ve hemen gidip bisikletlerimizi kimseyi rahatsız etmeyecek şekilde park ediyoruz. Tabi bu sırada işletmede çalışan gençler etrafımızı sarıyor. Bizde turumuzu anlatmaya başlıyoruz, şaşkınlıkla izlemelerini görmelisiniz. Biz turu anlatırken İsmail’de alışverişe gidiyor.

İsmail geldikten sonra başlıyoruz karnımızı doyurmaya. Menümüz eşsiz güzellikte ama görmelisiniz. Karpuz, peynir, ekmek ve rus salatası. 🙂 En uygun şeklinden dolduruyoruz masamızın üzerini. Yemek manzaramız ise aşağıda görünen yer.

Karnımız doydu, üzerine çaylarımızı da yudumladık. İkinci çaylarımız ise garson arkadaşın ikramı oluyor. Orada bulunan Sorgunlu gençlere ayrı ayrı teşekkür ederiz.

Yemek molamızın ardından dinlenmemiz ile epey vakit geçiriyoruz. Yolumuz uzun, yol bizi bekler diyerek çıkıyoruz yola. Sorgun’u çıkmadan önce bir kare daha çekiyorum.

Yozgat Şeker Fabrikası Sorgun’da bulunuyor. İlçeyi çıktıktan 6 km sonra şeker fabrikasının yanında geçiyoruz ve Kayseri kavşağına ulaşıyoruz.

Burada yol Tokat, Sivas ve Kayseri olmak üzere üçe ayrılıyor. Bizim rotamız ise Kayseri yönü oluyor. Sarıkaya, Boğazlıyan yolunu takip edeceğiz.

Kavşağı dönüp geriden gelen İsmail’i bekliyoruz.

Beklerken sevgili Nesim’den bir kare…

Burayı döndükten sonra düz yolda epey ilerliyoruz. Manzara ve hava çok güzel.

Yolumuz üzerinde ki ilk ilçe olan Sarıkaya’ya 31 km yolumuz varmış. Yol bize neler gösterir, neler çıkarır bilmeden pedallamaya devam ediyoruz.

Yorgunluk belirtileri artık yüz göstermeye başladı. Bulduğumu bir gölgelikte hemen duruyorum ve İsmail’i bekleme bahanesi ile dinleniyorum. Dinlenirken tabi boş durmak olmaz, yoldaşımı çekiyorum.

Bu moladan sonra sonra İsmail geliyor ve tekrar devam ediyoruz. 45 dakika kadar durmadan pedal çeviriyoruz ve çay içmek için bir yerler arıyoruz. Bir petrol istasyonu bunun için uygun görünüyor ve hemen giriyoruz. Çeşme başından İsmail’i beklerken tarlaların beni benden alan sarılığının fotoğrafını çekiyorum.

Çok geçmeden İsmail bu sarılığın arasında göründü…

Yolun diğer yakasında, dağın yamacında bir köy görünüyor. Orada uzakta bir köy var ama o köy kimin köyü acaba? 🙂

İsmail’de geldikten sonra petrol istasyonuna girerek çay soruyoruz. Aldığımız yanıt olumlu olunca hemen bisikletleri gölge bir yere çekerek çaylarımızı bekliyoruz. Bu sırada burada yol yapımında çalışan işçiler ile muhabbete başlıyoruz. Güzel bir muhabbet oluyor içtiğimiz çayların yanında.

Bu molanın ardından tekrar yola düşüyoruz ve çalışma olan yolda dikkatlice seyrediyoruz.

Saatimiz 18:00 ve biz Sarıkaya ilçesine giriş yapıyoruz. Acaba burada uygun bir yer bulup kalabilir miyiz diye düşünüyorum. Arkadaşlarıma da söylüyorum bu durumu var çevreyi inceleyerek ilçe içinde pedal çeviriyoruz.

Petrollerin yanında geçiyoruz, ama hiç birinde kamp kuracak uygun bir yer yok. Araştırmaya devam…

Artık yavaştan ilçe sona eriyor, yemek için çözüm bulmalıyız. Bir marketin önünde durup alışveriş yapıyoruz ve ardından tekrar yolumuza devam ediyoruz. İlçe çıkışına yakın bir yerde bir petrol istasyonunu gözümüze kestirip giriyoruz. Kamp kurmak için çok güzel bir alanı var. Hemen yetkiliyi sorup soruşturuyorum ve nihayetinde izin alıyoruz.

Vakit kaybetmeden çadırlarımızı kurmaya başlıyoruz. Tuvalet ve lavabo ihtiyacımızı giderecek yerlerde yakın bize. Sorun yok ve herşey yolunda gidiyor.

Kamp işimiz tamamlandıktan sonra elimizi yüzümü de yıkıyoruz ve kendimize geliyoruz. Yavaştan yemek için hazırlıklara başlıyoruz. Aldıklarımızı yere açtığımız sergiye paylaşıyoruz ve karnımızı bir güzel doyuruyoruz. Şimdi üzerine bir çay ne giderdi ama? Hemen yanımızda çay yapmak için bütün malzemeleri koymuşlar. Ama tüp yok, onun dışında herşey tamam. 🙂 Sıcak suyu gidip lokantadan aldıktan sonra çayımızı da demliyoruz ve birkaç bardak içiyoruz.

Bu güzel gün artık sona eriyor ve çadırlarımıza giderek uykuya geçiyoruz.

Gün Toplam Km: 123,14 | Ort. Hız: 19,1 | Max. Hız: 58,7 | Bisiklet Kullanma Süresi: 06:26:19

Tur Toplam Km: 470,80

4.Gün Harita ve Yükselti Tablosu ( Alaca – Sarıkaya ); Haritayı büyütmek için lütfen üzerine tıklayınız?

Sevgi ve Saygılarımla…

onceki-gunorta-gunsonraki-gun

This entry was posted on Salı, Eylül 13th, 2011 at 19:47.
Kategori: Türkiye'den.

Bir Yorum,

  1. çok güzel yerlerden geçip fotoğraflar çekmişinizS.izle beraber bizde geziyoruz.uzun zaman pedal bastıktan sonra herhalde çayın keyfi bir başkadır.Size bu günün sonunda tatlı rüyalar diliyorum.

Yorum Yaz “Kuzey’den Güney’e Bisiklet Turu 4.Gün ( Alaca – Sarıkaya )”

Serkan TAŞDELEN | pedalla.com | .net | .org | serkantasdelen.com.tr | Tüm hakkı saklıdır | 2014