30 Nisan 2011 – Uşak

Merhaba Arkadaşlar,

Bugün erkenden uyanıp kahvaltıya iniyorum. Bu sırada Can Abinin eşine ve yakınlarına bakıyorum ama onlar çoktan çıkmışlar bile. Sabah erkenden hastaneye gitmişler. Tur ekibi, uyanmış kahvaltıda planlarında küçük bir değişiklik yapıyorlar. Öğleden önce Can Abiyi ziyaret edip, sonrasında araç ile Çavdarhisar’a kadar gidecekler. Sonrasında ise oradan Tavşanlı’ya kadar pedallayacaklar.

Tabi ki ben görüşe izin vermediklerini bahsedince onlarda hastaneye gelmekten vazgeçiyorlar. Ben ise Uşak’ta kalıp Can Abinin kendisine gelmesini bekliyorum. Can Abi uyanınca, ancak devam edeceğim tura. Kahvaltının ardından ben hastaneye gidiyorum, diğer arkadaşlar ise toparlandıktan sonra araç ile Çavdarhisar’a gidecekler.

Hastaneye geliyorum ama Can Abiyi göremiyorum. Sadece eşini alıyorlar yanına, bende Can Abinin yakınları ile hastane bahçesinde vakit geçiriyorum. Öğle saatlerinde Can Abi biraz daha kendine geliyor, yemek yerken kamera ile izlememize izin veriyorlar. Can Abinin kendine gelmesini görmek, hele ki yemek yemesini görmek bizleri çok ama çok mutlu ediyor. Ama henüz yoğun bakımdan çıkarmadılar ve bugün çıkartmayacaklar da.

Öğretmenevine gidip bir gece daha kalacağımı söylüyorum. Bu sırada İstanbul’dan Tuğrul Abi ile telefonlaşıyoruz. Uşak’a gelmek üzere yola çıkmış. Bu zor zamanda Can Abinin yanında olmak istiyor ve o nedenle Uşak’a geliyor. Öğleden sonra ancak ulaşıyor ve hep birlikte hastanede beklemeye devam ediyoruz. Tuğrul Abide bugün burada kalacağı için ona da yer ayırtıyoruz ve akşam yemeğini yedikten sonra hastaneye tekrar dönüyoruz. Can Abinin eşi arada sırada görme şansı olduğu için bize içeriden güzel haberler getiriyor. Bu da bizim biraz olsun gülmemize neden oluyor. Yarın yoğun bakımdan çıkacağı haberini alınca daha da seviniyoruz.

Akşam yatmak üzere öğretmenevine gidiyoruz hep birlikte. Sabah tekrar hastaneye dönmek üzere biraz televizyon izledikten sonra uykuya dalıyoruz.

01 Mayıs 2011 – Uşak, Araç ile Bursa

Sabah uyanıp Tuğrul Abi ile kahvaltımızı yapıyoruz. Hemen ardından hastaneye dönüyoruz ve Can Abinin son durumu hakkında bilgi alıyoruz. Herşey yolunda gidiyor ve giderek kendini topluyor. Bugün öğle saatlerinde çıkacak yoğun bakımdan. Kendine geldiğini görüp, birde konuşunca ancak Uşak’tan ayrılacağız.

Saat 11:30 dolaylarında yoğun bakımdan çıkacağı haberi üzerine, yoğun bakımın önüne gidiyoruz. Bir süre sonra çıkartıyorlar ve odaya götürmeye yardımcı oluyoruz. Yüzü çok kötü görünüyor, ama çok kısa sürede kendini toparlayacağına inanıyoruz. Odaya doğru giderken yolda kendisi ile konuşuyoruz. İyi olduğunu, ama nasıl kaza geçirdiği konusunda hiç bir şey hatırlamıyor. Bu hatırlamama olayı ilk başlarda bizi üzse de, doktorunun normal olduğunu söylemesi üzerine seviniyoruz.

Öğle yemeği saatinde Can Abiyi son kez görmek üzere ben ve Tuğrul Abim sırası ile Can Abiyi görmeye çıkıyoruz. Ardından birlikte Bursa’ya doğru yola çıkacağız. Tur arkadaşlarımızın Bursa’da olduğu için Tuğrul Abi İstanbul’a giderken beni de Bursa’ya bırakacak. Can Abinin iyi olduğunu görünce ve eşinin de yanında olduğunu bildiğimiz için içimiz rahat bir şekilde Uşak’tan ayrılmaya hazırız. Öğretmenevine gidip bisikletimi araca yükleyip yola çıkıyoruz.

Karnımızı doyurmak üzere Banaz’da bir lokantaya gidiyoruz, iki yıl önce geldiğim yerde yiyoruz yemeği, sonrasında ise biraz ilerisinde bulunan eczaneye gidiyoruz. Bisikletlerimiz ile bizi görüp yanımıza gelmiş ve bizimle tanışmıştır. Eczacı arkadaşa kısaca kendimden bahsediyorum ve hemen tanıyor ve birer çayını içtikten sonra yolumuza kaldığımız yerden devam ediyoruz.

Kütahya’yı geçer geçmez bu defa Eskişehir’de bulunan Oktay Abiyi arıyoruz. Onu da ziyaret etmek üzere rotamızı Eskişehir’e çeviriyoruz. Hemen ayak üstü onuda ziyaret edip birkaç bardak çay içiyoruz. Tekrar yola koyuluyoruz ve Bursa’ya kadar durmadan geliyoruz. Tuğrul Abi beni burada İbrahim Abiye devrediyor. Tuğrul Abiye bu zahmeti için binlerce kez teşekkür ediyorum.

İbrahim Abi tur arkadaşlarımızın bulunduğu yeri biliyor ve beni oraya götürmek üzere yola çıkıyor. Çok geçmeden varıyoruz buraya ama kimsecikler yok. Bursa’yı gezmeye çıkmışlar ve akşam yemeği yenecek yeri öğreniyoruz. Bisikletimi bıraktıktan sonra İbrahim Abi ile Koru Park’a gidiyoruz. Meşhur iskendercide buluşacakmışız, biz herkesden önce orada oluyoruz.

Akşam saatlerinde tur arkadaşlarım da geliyorlar. Sanki aradan çok zaman geçmiş gibi hepsi ile görüşüyorum. Can abinin durumu hakkında güzel haberleri hemen arkadaşlarıma veriyorum ve hepsi de seviniyor bu habere.

Yemeğin ardından kalacağımız yere dönüyoruz ve sabah yola çıkmak üzere bisikletimi hazırlıyorum, sonrasında ise yatmak üzere odama çıkıyorum. Bu sırada son kez Can Abinin eşini arayarak son durumu hakkında bilgi alıyorum. Aldığım güzel haberler biraz daha rahatlamamı sağlıyor.

02 Mayıs 2011 Bursa – İstanbul

Nilüfer Belediyesinin spor tesislerinde sabaha uyanıyoruz. Hazırlanıp yola çıkmak için bir saat vaktimiz var. Kahvaltımızın ardından aşağı inip bisikletlerimizi çıkartıyoruz ve rutin günlük bakımlarını yapıyoruz. Sonrasında yola çıkacağız.

Saat 8:00 gibi yola çıkıyoruz ve Bursa’nın yoğun trafiğinde kendimizi buluyoruz. Şehir merkezinden çıkmamız epey zamanımızı alıyor ve sonrasında hafif bir tırmanış ile devam ediyoruz yolumuza.

Tırmanışın sonunda Kestane Şekeri satan dükkanların önünde ilk molamızı veriyoruz. Elma suyu ile birlikte birkaç kestane şekeri de yiyoruz.

Buradan sonra inişe geçiyoruz ve inişimizin sonunda hızla ilerlemeye devam ediyoruz. Uzun bir süre fotoğraf çekmiyorum ve ekip ile birlikte düzenli bir şekilde yol alıyorum. Fotoğraf çekmek için gruptan ayrılıp en arkaya gitmem gerekiyor, düzeni bozmamak için sabrediyorum. Ta ki Orhangazi ilçesinde verdiğimiz molaya kadar.

Burada Yalova’dan bizi karşılamaya gelmişler. Bisiklet sporcuları ve yerel yönetimlerden kişiler var. Kısa bir konuşmanın ardından bize yapılan ikramları içiyoruz.

Molanın ardından tekrar yola çıkıyoruz ve Yalovalı bisikletçiler ile birlikte pedallıyoruz. Onlara göre biraz yavaş kalıyoruz ama yapacak birşey yok. Arkadaşlar bizi grubun arkasından takip ediyorlar. Yalova’ya ineceğimiz zirveye çıkıyoruz yavaş yavaş, zirvede de bizi bekleyen arkadaşlar olacak.

Zirve de Yalovalı bisikletçi arkadaşlar ile buluşuyoruz ve bu defa daha kalabalık olarak Yalova’ya inişe geçiyoruz. İnişler, çıkışların tam aksine çok kısa sürüyor ve Yalova’da buluyoruz kendimizi. Şehir merkezinde bir tur attıktan sonra Atatürk’ün köşkü’ne doğru gidiyoruz. Burada öğle yemeğimizi yiyeceğiz, ardından ise feribot ile İstanbul Pendik’e geçiş yapacağız.

Atatürk’ün köşkünü geziyoruz ve anlatılanları dinliyoruz…

Ardından yemeğimiz hazır oluyor ve Yalova Valisi, Belediye Başkanı ve Yalovalı Bisikletçi dostlarımız ile yemeğe oturuyoruz. Karnımızı bir güzel doyuruyoruz ve feribot saatimizin gelmesini beklerken bende çevrede fotoğraf çekiyorum.

Saat 14:00’de hareket edecek olan feribotumuzda yerlerimiz alıyoruz ve bir an önce karşıya geçmesini bekliyoruz. Bisikletlerimizi feribotun kenarına yerleştirdik ve yukarıdan onları izliyoruz. 🙂

Feribot yavaştan karşıya geçerken bizde arkadaşlar ile laflıyoruz. Arada sırada da çevreyi izliyoruz.

İstanbul’a geldik, birazdan iskeleye yanaşacak ve ineceğiz. Burada da bize karşılama hazırlanmış.

Karşılama ekibi ile kısa bir görüşmeden sonra düzenli bir sıra ile ve polis eskortu ile Kadıköy’e doğru yola çıkıyoruz. Polis eskortumuz yolu bizim için adeta yarıyor. İstanbul’un karmakarışık trafiğinde bize ayrılan şeritte güvenle yol alıyoruz.

Rotamız Bağdat Caddesinden geçiyor, yol kilitlenmiş. Ama bize değil tabi, polis abile sirenler, kornalar ile bizi durdurmadan ilerletiyor. Daha önce hiç bu kadar özel hissetmemiştim kendimi. 🙂 Bütün trafik bizim için duruyor ve insanlar şaşkın şaşkın bakıyor. Okuyabilen formalar üzerinde ki Mekke – Roma Turunu okuyabiliyor, okuyamayanlara ise biz bilgi vermeye çalışıyoruz giderken. Bir saat kadar bu şekilde ilerledikten sonra Kadıköy’de kalacağımız otele varıyoruz.

Otele yerleşiyoruz ve akşam yemeğine kadar oyalanıyoruz. Akşam yemeğine İstanbul’dan birkaç arkadaşımda katılıyor ve çok keyifli bir akşam geçiriyoruz. Yarın programımız yoğun olduğu için yemekten döner dönmez uyumak için odama çıkıyorum.

Bugüne ait km bilgilerimi not etmedim, o nedenle sizlerle paylaşamıyorum?

Tur Toplam Km: 2320

Güzergah Haritası: Bursa – Yalova

Pendik – Kadıköy

Sevgi ve Saygılarımla?

This entry was posted on Salı, Eylül 27th, 2011 at 22:37.
Kategori: Dünya'dan.

Bir Yorum,

  1. burak

    selam biraz inceledim harıka birşeyler yapıyonuz. bende bir çırağım muftak çırağı vede bisiklet hastası -24 yasındayım avrupanın baskentlerındekı muftakları gezmek ıstıyorum tanı yolumun ustundekılerıde ancak once türkiyede ege turuna çıkmak ıstıyorum sizle konuşmak ihtimalım var mi? teşekkürler.

Yorum Yaz “Mekke – Roma Bisiklet Turu 25 – 26 ve 27.Gün”

Serkan TAŞDELEN | pedalla.com | .net | .org | serkantasdelen.com.tr | Tüm hakkı saklıdır | 2014