Niğde, Çamardı, Pozantı Bisiklet Turu

23 Haziran 2019

Merhaba Arkadaşlar,

Bu defa ki turumuzun rotası Niğde’nin ilçelerini tamamlamak üzerine programlandı. Tur arkadaşım daha önce ki turlardan tanıdığınız Nurettin. Her zaman olduğu gibi Muğla’dan Niğde’ye ulaşmak turumuzun en zor kısmı oluyor. Öncelikle Muğla’dan Aksaray’a, oradan da Niğde’ye geçeceğiz. Niğde’ye geçebilmek için sabah 6.00’da Aksaray’da olmamız gerekiyor. Yoksa bizi Niğde’ye götürecek olan otobüsü kaçırabiliriz.

Cumartesi günü akşam saat 19.15’te Muğla’dan otobüse biniyoruz ve gece 3.45’te Konya otogarında yolcu indirmek için duruyoruz. Bu sırada biraz hava almak için dışarıya çıkıyorum. Bir kaç otobüs yan tarafta Niğde’ye giden otobüsü görüyorum. Muavin arkadaşa buradan otobüse binebilir miyiz diye soruyorum ama maalesef izin vermiyor. Aksaray’a kadar birlikte gideceğiz ama olur da bizden erken giderse kaçırırız diye korkuyorum. Neyse ki otobüsümüz ondan daha erken çıkıyor ve saat 6.00 gibi Aksaray otogarda bizi indiriyor. Aradan 10-15 dakika geçmeden Niğde otobüsü perona yanaşıyor. Otobüs İzmir’den geliyormuş ve bagajların dolu olduğunu söyleyerek katlanır bisikletlerimiz sığmayacağını söylüyorlar. Bu durum karşısında tabii gerilmemek elde değil. Açın bakalım bagajı diyorum. Bisikletlerimizin kolaylıkla sığacağı kadar alan var ama neden böyle yapıyorlar anlamıyorum. Bisikletlerimizi alıp üst üste koymaya çalışıyorlar. Yaptıklarının yanlış olduğunu söyleyince ortam iyice geriliyor. Muavine bırak ben yaparım diyerek bisikletlerden uzaklaştırıyorum. Güzelce yerleştirip bagaj kapağını kapatıyorum. Onca saat yolculuktan sonra iki saatlik gergin bir yolculuk geçiriyoruz. Tabii bu sırada boş durmadan otobüs personelinin tavrını ve terbiyesizliği gerekli merciilere iletiyorum.

Saat 8.00 gibi Niğde otogara iniyoruz. Bisikletlerimizi ve kendimizi yol için hazırlamaya başlıyoruz. Çok geçmeden saat 8.30’da turumuzu başlatıyoruz. Yol üzerinde kahvaltı yapacak yer bakarak pedal çeviriyoruz.

Niğde’yi geride bırakıp bir süre daha pedalladıktan sonra yol üzerine bir tesiste çorba içerek karnımızı doyuruyoruz. Ardından tekrar yola devam ediyoruz. Saat 9.30’da Niğde – Kayseri yolundan ayrılıp Çamardı yoluna dönüyoruz.

Kavşağı döner dönmez hafif eğimli yol karşımıza çıkıyor ve aynı zamanda Çamardı’ya 52 km yolumuzun olduğunu görüyoruz.

Bu arada bu turda bana farklı bir katlanır bisiklet eşlik ediyor. 2019 yılında ülkemizde üretilen Fonte markalı katlanır bisiklet. Alüminyum gövdeli, Shimano 8 vitese sahip ergonomik ve kaliteli bir bisiklet. Fiyatı ise ulaşılabilir düzeyde. Bu turda kullanmamın amacı ise uzun yol performansını test etmek. Gerek açıları, gerek vites sistemi, gerekse jant seti benden geçerli oy alıyor.

Rotamız üzerinde şimdilik kayda değer bir şey olmadığı için mola vermeden pedala çeviriyoruz. Kilometreler altımızdan akıp gidiyor.

Bir kaç köy dışında sakin yollarda ilerliyoruz.

Yolun trafiği az olduğu için Nurettin ile muhabbet ederek pedal çeviriyoruz.

Saat 11.00 dolaylarında ve Çamardı’ya 30 km kaldı. Biraz daha ilerledikten sonra yolun eğimi biraz daha sertleşecek.

Karşıda görünen dağların yamacından usul usul yükseleceğiz, ta ki Bulduruş Geçidinin zirvesine kadar.

Yalancı düzlük bittikten hemen sonra tırmanış iyice kendini hissettiriyor. GPS’imde görünen grafiğe göre geçidi tırmanmaya başladık. Kendi tempomuzda yavaş yavaş tırmanıyoruz.

Eğim burada %4 civarında, normal zamanda çok etkilemese de katlanır bisiklet ile biraz hissettirir düzeyde. Neyse ki 1,5 km sonra zirveye ulaşacağız.

Saat 11.41’de geçit zirvesine ulaşıyoruz. Bulduruş Geçidi hakkında daha ayrıntılı bilgi için burayı tıklayabilirsiniz. Geçitler kısmında bu geçidi detaylıca incelemiştik.

Geçit zirvesinde kısa bir moladan sonra bisikletlerimizi rampadan aşağıya salıyoruz. Dikkatli bir biçimde hızla inişe geçiyoruz. Çamardı’ya son 21 km yolumuz kalmış.

Bir süre sonra iniş bitiyor ve artık düz yolda ilerlemeye başlıyoruz. Ve giderek sol tarafımızda Demirkazık dağlarının muhteşem manzarası beliriyor.

Ortalama 20 km/h hızla yol alıyoruz. Manzara güzel, yol güzel, hava güzel, yol arkadaşı güzel. Bu şekilde gidilmedik yer bırakmayız.

Her geçtiğimiz kilometrede karşımızda uzanan manzara güzelleşiyor. Ondan dolayı hiç durmak gelmiyor içimizden. Daha ileriye gidip, daha güzel manzara görme niyetindeyiz.

Bizi sadece bu güzel meyve ağaçları durdurabilirdi. 🙂 Yol üzerinde kiraz ağaçlarının yanında durup lezzetli kirazlardan yemeye başlıyoruz. Güzel enerji kaynağı oluyor…

Dağların manzarası bizi olduğumuz yerden alıp zirvesine çıkarıyor adeta. O kadar güzel ki, etkilenmemek elde değil.

Saatimiz 12.16’yı gösterdiği sırada Çamardı’ya 11 km yolumuzun kaldığını görüyoruz. Programımızın önünde seyrediyoruz. Bu tip turlarda programlı olmak şu açıdan çok önemli. Haftanın sadece bir günü yani Pazar günü tur yapabiliyoruz. Gidiş dönüş saatlerimiz o nedenle çok önem arz ediyor. Turumuz Pozantı’da son bulacak ve otobüsümüz saat 17.00’de hareket edecek. O saate kadar orada olmamız gerekiyor. Yoksa bütün programımız alt üst olur. Pazartesi günü işimize yetişemeyiz. Bu nedenle programın önemi yüksek.

Çamardı’ya doğru manzara daha da güzelleşiyor. Yol arkadaşım Fonte ile bulutların arasında kalan Demirkazık zirvelerini selamlıyorum.

Yol arkadaşım Nurettin’de bu güzel manzarada kayboluyor. Gerçekten o kadar güzel ki bunu fotoğrafa aktarmak mümkün değil. Ancak orada olmak gerekiyor bunu hissedebilmek için.

Saat 13.00 ve biz Çamardı’ya giriş yapıyoruz. An itibarıyla Niğde’nin de tüm ilçelerine bisikletimle ulaşmış oluyorum. Türkiye’de tüm ilçelerine bisikletimle ulaştığım 23. şehir oluyor. Darısı geride kalan şehirlere…

İlçe merkezine kadar gidip görmek istiyoruz. Ama o kadar küçük bir ilçe ki gezecek görecek yeri yok denecek kadar az.

İlçe merkezinden çektiğimiz fotoğraf sadece bu kadar. Hızla ilçe merkezinden geçip yolumuza devam ediyoruz. Henüz karnımız aç olmadığı için daha ileride bir şeyler atıştırmak istiyoruz.

Çamardı’yı geride bırakıp Pozantı’ya doğru devam ediyoruz. İlçe çıkışında ki tabelada 55 km yolumuz kaldığını görüyoruz. Yol grafiği kısmen düz olacak ama ara ara kısa iniş çıkışlar olacak.

Yol manzaraları Çamardı’dan sonra da kaldığı yerden devam ediyor. Daha önce bu tür manzarada pedallamamıştım. Beni gerçekten çok etkiliyor. Dağların zirvesi ve ihtişamında boğulup gidiyorum.

Sevgili Nurettin’e bu turda bana eşlik ettiği için teşekkür ediyorum. Bu güzel manzaraları kime anlatsam inanmazdı, bir şahidim olduğu için mutluyum. Hava buradan sonra iyice ısındı ama yanımızda uzanan dağların sayesine klimalı bir yerde pedal çeviriyormuşuz gibi hissettiriyor.

Saat 14.10 ve artık Adana il sınırlarında pedal çeviriyoruz. Adana ismini görene kadar Muğla’dan ne kadar uzak olduğumuzun farkında değildik. 🙂 Bu tabela bizi kendimize getiriyor.

Adana il sınırlarına girdikten kısa bir süre sonra arka lastiğimden garip bir ses geliyor. Teker her döndüğünde ritmik olarak gelen ses çok geçmeden lastiğimin havasını indiriyor. Durup kontrol ettiğimde ise tel girdiğini görüyorum. Lastiğin havası tam inmeden onaracak uygun bir yere kadar gidiyoruz.

Durup arka lastiği söküp çantamdan yedek iç lastiği çıkarıyorum. Dahon katlanır bisikletimin sele borusunda pompa olduğu için yanıma ayrıca pompa almadan çıkıyorum. Ama bu tura Fonte katlanır bisiklet ile geldiğim için pompayı yanıma almayı unutmuşum. Nurettin’den pompasını istiyorum. O da ben alıyorum diye almamış. 🙂 Haydaaaa, kaldık mı yolda?

Her zaman tedarikli olan ben tamir takımlarımın olduğu çantamı açar açmaz karbondioksit kartuşu görüyorum. İç lastiğimi takıp, kartuşu siboba dokunmamla şişmesi bir oluyor. Tamamdır lastik hazır yerine takabiliriz diyorum. Durumu algılamakta güçlük çeken Nurettin lastiğin bir saniyeden daha az bir sürede şiştiğine inanamıyor. 🙂 Yola devam edebiliriz…

Pozantı’ya son 29 km yolumuz kalmış. Yorgunluk yavaş yavaş kendini hissettiriyor. Gece yolculuğumuz her ne kadar iyi geçse de uykumuzu tam alamadık. O nedenle vücudumuz çok daha çabuk yorgunluk belirtisi veriyor.

Kamışlı’ya kadar durmadan pedal çevirdik. Hava iyice ısındı ve epey yorulduk. O nedenle burada kısa bir mola veriyoruz. Yol üzerinde birkaç tabelada buranın halka tatlısının meşhur olduğu yazıyordu. O yeri bulup tatlı molası veriyoruz. Benim pek aram olmasa da Nurettin’e eşlik etmek için tatlılardan yiyorum.

Molanın ardından tekrar yola çıkıyoruz ve son bir tırmanış yapıyoruz. Artık Pozantı’ya sadece 9 km yolumuz kaldı.

Son fotoğraftan tam 10 dakika sonra Pozantı’ya giriş yapıyoruz. Güzel bir iniş bizi buraya kadar getiriyor. Adana yoluna bağlanıp bir süre burada ilerledikten sonra ilçeye ulaşmış oluyoruz. Programımıza göre neredeyse bir saat öncesinden geldik. Bu bizim için güzel haber. Geç kalmayalım da erken gelmenin sakıncası yok.

Saat 17.00’ye kadar Nurettin’le vakit geçiriyoruz. Otobüsün bizi alacağı tesise gidip otobüsün gelmesini beklerken karnımızı “Adana Dürüm” ile doyuruyoruz. Üzerimizi değişip, elimizi yüzümüzü de yıkadıktan sonra Muğla’ya olan yolculuğumuz için hazırız.

Otobüs gelince numaralı koltuklarımıza oturup yolculuğumuza başlıyoruz. İstanbul seçimi tekrarlandığı için sonuçları otobüste izleyerek zaman geçiriyoruz. Hava karardıktan bir süre sonra uykuya dalıyoruz ve Muğla’ya kadar kendi adıma keyifle uyuyorum. 🙂

Yeni turlar, yeni rotalar, yeni şehirlerde görüşmek dileğiyle…

Niğde, Çamardı, Pozantı Güzergah ve Yükselti Haritası…

Sevgi ve Saygılarımla…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.