
Merhaba Arkadaşlar,
04 – 09 Temmuz tarihleri arasında Batı Karadeniz’de yapmış olduğumuz 6 günlük tur ile karşınızdayız. Muğla’dan, İzmir’den ve Ankara’dan toplamda 10 arkadaş olacağız. Sıralayacak olursak; Muğla’dan Ben, Fatih, Nil, Şennur ve Cem, İzmir’den Serhat, Semra, Hale ve Burçin, Ankara’dan da Kevser. Ramazan bayramı tatilini fırsat bilerek turumuzu planlayıp düşüyoruz yollara.
3 Temmuz günü bisikletlerimizi aracımıza yükleyip sabah erken saatte Muğla’dan Safranbolu’ya hareket ediyoruz. Muhteşem bir tur bizi bekliyor. 😉

Turumuzun keyfi ayrı, araç yolculuğumuzun keyfi ise ayrı oluyor. Yol boyunca şarkılar, türküler, muhabbet, harika bir yolculuk geçiriyoruz.

Ankara’dan Kevser’i alıp Safranbolu’ya devam ediyoruz. Ama bir süre sonra ne mümkün ilerlemek. Trafik felç olmuş, santim santim ilerliyoruz. Biz Muğla’da böyle bir şey görmedik ki, alışkın değiliz. O nedenle daha fazla dayanamayıp ilk kavşaktan yolu terk ediyoruz. 🙂 Trafik durumuna göre yol Karabük kavşağına kadar kilitli görünüyor. Biz de rotayı değiştiriyoruz. Mengen’e geçip oradaki ara yoldan Eskipazar ilçesinden Karabük’e ulaşacağız. Yolumuz uzayacak ama hem farklı manzara görmüş olacağız, hem de trafikte kalmayacağız.

Yemek molası, trafik vs derken akşam üzeri ulaşıyoruz Safranbolu’ya. İzmir’den gelen arkadaşlarla buluşup Safranbolu’yu gezmeye başlıyoruz. Sokak aralarında keyifli bir yürüyüşten sonra otele dönüp odalara yerleşiyoruz ve yarın başlayacak turumuz için bahçede hep birlikte kısa bir toplantı yapıyoruz.

4 Temmuz 2016
Yeni güne huzur dolu bir mekandan merhaba diyorum. O kadar güzel uyumuşuz ki sabah dinç olarak kalkıyoruz. Muhteşem bir gün, muhteşem bir hava ve muhteşem kahvaltı bizi bekliyor.

Güne iyi başlamanın yolu, güzel bir kahvaltıdan geçer değil mi? 🙂

Saat 10.00’a kadar bisikletlerimizi ve kendimizi hazırlayıp turumuzu resmen başlatıyoruz. Tur boyunca aracımız eskort olarak bizi takip edeceği için bu sefer bisikletlerimizde hiç yük yok. Bunun rahatlığıyla rampalar bize vız gelir artık. 🙂
Safranbolu’dan hareket ettikten bir süre sonra Karabük’e ulaşıyoruz. Turumuzun ilk şehrine ulaştığımız için hemen fotoğraf çekiliyoruz.

Karabük içinde oyalanmadan Yenice’ye doğru yolumuza devam ediyoruz. Buradan sonra yol bambaşka bir hal alıyor. Artık tek gidiş-gelişli bir yoldayız. Henüz trafik yoğun olmadığı için zorluk çekmiyoruz. Bir süre sonra tüneller başlayacak. Hep birlikte dikkatli bir şekilde ilerliyoruz.

Arkadan Fatih ve Cem’le tur enerjimizle kakara kikiri yapıyoruz. 🙂

Bahsettiğim tüneller çok geçmeden karşımıza çıkıyor. Rotayı uydudan çizerken bunları hep görmüştüm. Tüneller bisikletler için oldukça tehlikeli yerler. Keşke tünelleri geçmenin alternatif bir yolu olsa da bu korkuyu yaşamasak. Ama şimdilik mümkün görünmüyor. Yine tek sıra halinde ve yanan ışıklarımızla temkini elden bırakmıyoruz.

Tünelin birisi bitiyor, diğeri başlıyor. Bu bölgede oldukça sık, kısa ve uzun birçok tünel var.

Tünelin olmadığı yerlerde ise hafiften tırmanışlar ve inişler başlıyor. Yol manzaraları oldukça güzel ve insanın içini ferahlatıyor.

İlk hedefimiz olan Yenice’ye 20 km yolumuzun kalmış. Rahat biçimde pedallamaya devam…

705 metrelik Suçatı Tüneli bölgenin en uzun tünellerinden bir tanesi. Burada aracımız arkadan gelip güvenliğimizi sağlıyor.

Tüneller bittikten sonra Şeker Kanyonu tabelasından içeriye giriyoruz. Buraya kadar gelmişken burayı görmeden gitmek olmaz. Hep birlikte iç kısımlara doğru pedallıyoruz. Kanyonun tamamını gezme şansımız yok ama gidebildiğimiz kadarını gidip görmek istiyoruz. Ve kavşaktan girer girmez muhteşem manzaralar bizi karşılıyor.

Yüksek ve dik kayalıklar altından geçip ilerliyoruz.

Şelaleye benzer bir yere kadar gelebiliyoruz. Burada kısa bir mola verip çevreyi keşfetmeye başlıyoruz.


Vadinin her yeri o kadar güzel ki seyrine doyulmuyor.


Seyir noktasında bulunan arkadaşlarımın aşağıdan görünüşü.

Ee bende görüneyim ama değil mi? 🙂

Burada geçirdiğimiz keyifli dakikalardan sonra yolumuza kaldığımız yerden devam ediyoruz. Vahşi doğanın koynundan ayrılıyoruz artık.

Çok geçmeden Yenice’de buluyoruz kendimizi. Hep birlikte ilçe girişinde hatıra fotoğrafını çekilip devam ediyoruz.

Yenice’de öğle yemeğimizi yemek için uygun bir yer buluyoruz. Çaylar kahveler de içildikten sonra akşam için alışveriş yapıyoruz. Şimdilik nerede kalacağımızı bilemediğimiz için hazırlıklı gitmek istiyoruz. Çünkü uygun bulduğumuz herhangi bir yerde çadır kuracağız.

Yenice’den Hasankadı yönüne döndükten hemen sonra karşımızda tırmanış bizi bekliyor. Burada herkes kendi temposunda pedal çeviriyor. Ara ara kısa molalar vererek toplanıyoruz, ardından tekrar kendi tempomuzda çıkmaya devam ediyoruz.

Bir süre Fatih’le birlikte pedal çeviriyorum. Muhabbet ederken yolun nasıl geçtiğini, tırmanış ne ara bitti hatırlamıyorum. Bu bana iyi geliyor. 🙂 Tek başıma olduğum zamanlarda müzik dinliyorum.

Tırmanış ara ara küçük inişlerle dinlendiriyor. O zaman da iyice asılıyoruz pedallara. 🙂

Bir süre sonra Şirinköy’de kısa bir mola veriyoruz. Küçük bir köy olduğu için çay, kahve bulamadık ama marketten bir şeyler alıp içiyoruz. Burada epey ilgi çektiğimizi düşünerek daha fazla oyalanmadan devam ediyoruz.
Çok geçmeden de Hasankadı’ya varıyoruz. Çadır kurabileceğimiz bir yer var mı yok mu diye üstünkörü bir araştırma yapıyoruz. Pek dillendirmek istemiyoruz. Bu taraflarda pek sıcak bakmıyorlar bizlere. Nedenini anlayamadık ama olsun. 🙂
Ardından biraz ileride bir piknik alanı olduğunu öğreniyoruz ve Serhat hocam öncülüğünde oraya gidiyoruz. Öyle güzel bir yere düşüyoruz ki istesek bu kadarı olmazdı. 🙂
Hemen obamızı kuruyoruz. Kimsecikler de yok, ne mutlu bize.

Hep birlikte o kadar mutluyuz ki anlatamam. Hesapladığımız vakitten önce ulaştık buraya. Dinlenmek için çok vaktimiz olacak.

Akşam yemeği için hafiften hazırlıklara başladık. Başladık başlamasına ama bir şeyi hesap edememişiz. İftar saati yaklaştıkça insanlar da buralara akın etmeye başladı. Bir aile, iki, üç derken her taraf doldu taştı. Taa dibimize kadar girdiler. 🙂
Ateşimizi yakıp, sucuklarımızı pişirip masamızda keyifle hep birlikte karnımızı doyurduk. Tabii ki iftar saatini beklemek suretiyle 🙂 Çünkü bilmiyorlar ki yorulmuşuz açız… 🙂

İnsanlar yemekten sonra yavaş yavaş çekilmeye başlayınca yine biz bize kalıyoruz. Ve güzel başlayan günümüzü güzel bir şekilde sonlandırıp çadırlarımıza çekiliyoruz.
Safranbolu – Karabük – Yenice – Hasankadı Güzergâh ve Yükselti Haritası:
Saygılarımla…

