10 Eylül 2010

Ramazan Bayramının birinci günü. Çalışıyorum ve gece yola çıkmak için can atıyorum. Bir an önce mesai bitse de hazırlanıp otobüse binsem. Bayram nedeni ile Ağrı’ya gidecek bütün otobüs şirketleri seferlerini durdurmuşlar. Onlarda bayram tatili yapıyorlar. Bu nedenle turumuz iptalin eşiğine geliyor. Ağrı’ya ulaşmalıyız ama nasıl? Erzincan’dan doğuya giden bütün otobüs şirketlerini arıyorum. Kars, Iğdır, Ardahan, Ağrı, Van… Sonunda günün tek aracı Doğu Kars Otobüs İşletmesinden araç buluyoruz. Direkt şoför ile irtibata geçerek bizi Erzincan’dan almasını söylüyoruz. Tabi bu arada gideceğimiz yer Erzurum’un son ilçesi Horasan oluyor. Araç buradan Kars yönüne dönüyor. Biz ise Ağrı’ya gideceğiz. Bizde Horasan’dan Ağrı’ya kadar pedallama kararı alıyoruz. Turumuz 100 km daha uzuyor.

Saat 2:30 uyanıyorum, tur arkadaşım Suat ile haberleşiyoruz ve otogara geçiyoruz. Saat 3:00’de otogardayız. Otobüsümüz ise 3:00-4:00 arasında burada olması gerekiyor. Çok geçmeden saat 3:30’da otobüsümüz geliyor. Hemen söktüğümüz, hazır bisikletlerimiz bagaja koyuyoruz. Kâh uyuyarak, kâh yolu izleyerek 4 saatlik yolculuğumuzun sonunda saat 7:30’da Horasan’da iniyoruz. Bisikletlerimizi toplar toplamaz karnımızı doyuracak yer arıyoruz. Bayramın ikinci günü ve her yer kapalı. 🙂 Tek açık lokantada çorbalarımızı söylüyoruz.

Türkiye turum sırasında Horasan’da bir gün kalmıştım. O nedenle gezmek için vakit kaybetmiyoruz ve Ağrı’ya doğru pedal çevirmeye başlıyoruz. Erzurum, Kars, Ağrı kavşağında hatıra fotoğrafı…

Güneşe doğru gidiyoruz. Doğu’ya doğru yani. Her nedense şu doğu’da beni çeken birşey var. 🙂 Horasan’ı geride bırakıyoruz…

Buradan sonra yerleşim yeri köyler dışında Eleşkirt ve oraya da 63 Km yolumuz var. Ağrı’ya ise 97 km… Mutluyuz ve daha önce geçmediğimiz yolda pedal çevirmenin mutluluğunu yaşıyoruz.

Aras Nehri üzerinden geçiyoruz ve bu güzel hayat kaynağını fotoğraflıyoruz…

Yolumuz hafif tırmanarak devam ediyor. O nedenle fazla hız yapamıyoruz. Ama zaten gerekte yok. Doğayı içimize çekerek pedal çeviriyoruz. Bundan daha güzel ne olabilir ki? Mutluyuz mutlu… 🙂

Sevgili Suat ile yolumuza devam ediyoruz.

Her Ağrı yazısını görünce içim sevinç ile doluyor. Nedensizce hemde. Ben aşığım, gerçekten aşığım. Türkiye’ye, Türkiye’nin her şehrine, her karış toprağına. Bu nedenle olsa tabela fotoğraflarından vazgeçemiyorum. 🙂 Ne olur beni ayırmayın memleketimden…

Dağlar ve Köyler… İnsan buralarda ne kadar huzurludur değil mi? Ne trafik, ne karmaşa, ne ses, ne seda…

Yol manzaralarımız ise çok güzel. Güzel bir vadi bizi bekliyor. Gelde basma pedala… 🙂

Mutluluğumuz her yerden belli. Yollar altımızda hızla akıp gidiyor istemesekte. Ağrı 80 Km…

Çıkıyoruz sanki, ama hiçte çaktırmadan. Çık çık, in in yollar böyle geçiyor işte. Keyif, huzur, gülümseme hepsi var bizde. Çünkü pedalda böyle bir iksir var. Çevirdikçe bunları salgılıyor vücuda… 🙂

Ağrı’dan Iğdır’a Bisiklet Turumuzu anlatan plakalarımızı bisikletimize astık. İnsanlara tek tek anlatmaktansa okumaları çok daha iyi. Tabi henüz tur rotamıza girmedik. Resmen yarın Ağrı’dan start vereceğiz…

Sevgili Suat geliyor…

Yol manzaralarına devam. 3-4 km’lik bir iniş sırasında karşımıza çıkan manzara…

D100 karayolunda seyrediyoruz.

Koca makine ile kendimi çekme çabaları. İlk ve son oluyor zaten. 🙂 Zaten görülmeye değer birşeyde yok bende. 🙂

O nedenle bırakın beni de Aktaş Köyünde karşımıza çıkan şu güzellere bir göz atın. Anayolun hemen yanıbaşında bulunan köye giriyoruz. Amacımız su takviyesi yapmak ve Saç Dağı geçidi için birazda dinlenmek niyetimiz.

Çeşme başında suyumu doldururken hemen yanındaki evden sonradan adını öğrendiğim Niyazi Abi beni çağırıyor ve çay ikram ediyor. Suat’da geliyor ve muhabbet eşliğinde çaylarımızı yudumluyoruz. Bu bize ilaç gibi geliyor.

Tabi ki çok geçmeden etrafımız çocuklar ile doluşuyor. Köyün hepsi akraba. Ne kadar güzel, mutlu mutlu yaşıyorlar. İlk işleri bisikletleri incelemek oluyor. 🙂

Kış için tezek kuleleri yapılmış. Ne kadar güzel görünüyor. 🙂 Her bir noktasında emek var, alın teri var. Ellerinizden öpülür ey köylü halkı…

Şu güzelliğe bakın lütfen… Senin ağzını yerim ben. Elleri kınalı, yüzü ise neler anlatıyor neler… Kim bilir ne gibi hayalleri var, kim bilir büyüyünce ne olacak? Ya da hiç düşündü mü?

Aktaş Köyünde vermiş olduğumuz molanın ardından ayrılmaya hazırlanıyoruz. Son olarak ise Niyazi Abimizin bayram şekerini de alıyoruz ve teşekkür ederek ayrılıyoruz.

Saç Dağı Geçidini tırmanıyoruz. Eğim giderek dikleşiyor. Ağrı’ya 70 km daha yolumuz var.

İşte geçide adını veren dağ çok geçmeden beliriyor karşımızda. Hemen yamacında ise gideceğimiz yol görünüyor. Ne kadarda güzel görünüyor.

Saç dağına biraz daha yaklaştıktan sonra Yoldaşım ile hatıra fotoğrafı çekiyorum.

Azmin sonu zaferdir… Zirvedeyim, rakım 2210 metre. Suat’ı beklerken Saç Dağı fonunda Saç Dağı Geçidi tabelası önünde fotoğraf çekiliyorum.

Çok geçmeden Suat kardeşimde geliyor zirveye…

Suat’ın zafer fotoğrafı. 🙂 Rakı(m) 🙂

Saç Dağı Geçidinin hemen sonrası ise Ağrı il sınırı oluyor. Buradan sonra Ağrı topraklarında pedal çevireceğiz ve burada havayı soluyacağız.. Suat Erzurum’dan Ağrı’ya adım atarken…

Saç Dağı Geçidinde bulunan Anıt üzerinde yazanlar;

1876-1878 Türk Rus Harbinde Horum Muharebelerinde Vatanı İçin Şehit Olan Mehmetciklerin Anısına Onarılmıştır. 12. Mknz. P. Tug. K.lığı 2006

Rampa aşağıya hızla inerken yol kenarında bisikleti ile uğraşan bir çocuğu görüyoruz. Hemen yanına giderek ne yaptığına bakıyoruz. Lastiği patlamış ve yapmaya çalışıyor. Ama maalesef ki başarılı olamıyor. Yanında ne yama, ne de yapıştırıcı var. Patlak lastiğe hava vurmaya çalışıyor.

Tabi Ömer ile tanıştıktan sonra duruma hemen el atıyorum ve lastiğini birlikte yapıyoruz.

Bir süre Ömer ile pedallıyoruz sonra, köyüne varınca ayrılıyoruz tabi ki. Ama bu arada bize cebinden çıkardığı sakızdan ikram etmek istiyor. İşte yurdum insanı bu. Gördüğü küçücük bir iyiliğe bir karşılık vermek istiyor. Elindeki imkan ile bu kadarını yapıyor. Tabi ki hiç bir beklentimiz yok. Ama bu bile beni duygulandırmaya yetiyor. Gözlerimden birkaç damla düşüyor… Sarılıp öpmek geliyor içimden ama, yola devam etsem daha iyi olacak. Yüreğin büyük Ömer çocuk… Mutlu yaşa daima…

Kmler altımızdan akıp gidiyor. Ağrı’ya 60 Km, Eleşkirt’e ise 26 Km yolumuz kalmış. Yemek molasını Eleşkirt’te vermek istiyoruz.

İniş devam ederken Sarıköy’de yol üstü bir markette duruyoruz. Bir soda ve kek atıştırmak iyi geliyor.

İniş zevkle devam ediyor, ileride bir rampamız daha var. Oraya kadar rahat rahat yol alıyoruz.

Ağrı’ya 50 Km.. Vadi içinde zevkle seyre devam…

Bir süre sonra tekrar rampa tırmanmaya başlıyoruz. Güneykaya köyünün çocukları çok geçmeden yanımızda beliriyorlar. 🙂

Rampanın ardından tekrar yolumuz inişe geçiyor ve hızla yol alıyoruz. Eleşkirt 6 Km… Yemeğe az kaldı 🙂

Eleşkirt girişinde yine bir grup çocuk tarafından durduruluyoruz. Hemen muhabbetimize başlıyoruz. Gezimizi anlatıyoruz ve fotoğraf çekiliyoruz. Eleşkirt’li Elvan bana bu pozu veriyor… 🙂

Saat 13:20’de Eleşkirt’e varıyoruz. Merkeze girerek yemek için uygun ve güzel bir yer arıyoruz.

Eleşkirt merkezde ilerliyoruz. Küçük bir ilçe ve bayram olduğu için yine burada da birçok işletme kapalı.

Nihayet açık bir yer buluyoruz ve giriyoruz hemen içeriye. Doğu Pastanesi oluyor burası. İşletmeci ve arkadaşlara hizmeti için teşekkür ediyoruz.

Yemek menümüz ise melemen oluyor. Karnımızı tıka basa doyurduktan sonra Ağrı’ya doğru tekrar yola koyuluyoruz. Buradan sonra 32 Km yolumuz kalıyor.

Yolumuz dümdüz ve duble yol olduğu için çok rahat gidiyoruz. Tabi çok düz olmasıda bir süre sonra sıkıyor. 🙂

Hızla ilerlediğimiz yolda Ağrı’ya 20 Km yolumuz kalıyor.

Yol kenarında bulunan köyler…

Ağrı’ya son 10 Km… 🙂

Rüzgarında yardımı ile epey hızlıyız. Ağrı’ya kadar durup fotoğraf çekmeye bile fırsat olmuyor. Saatimiz 15:30’u gösterdiği sırada Ağrı’ya giriş yapıyoruz. Hemen tur hatırası olarak Suat ve ben fotoğraf çekiliyoruz.

Ağrı merkeze kadar yavaş yavaş çevreyi izleyerek ilerliyoruz. İlk iş olarak kalacak yer bakıyoruz. Öğretmenevine kadar gidiyoruz ve yer olduğu için hemen odalarımızı alıyoruz. Bisikletlerimizi de güvenli bir alana koyduktan sonra odamıza çıkıyoruz. Güzel duşun ardından biraz dinleniyoruz ve sonrasında Ağrı’yı gezmeye dışarıya çıkıyoruz.

Şehir merkezinde turluyoruz. En kalabalık caddesindeyiz. Araç trafiğine kapalı ve sadece yayalar için yapılmış.

Öğretmenevi ve Adliye kavşağından bir kare. 🙂

Akşam gezintisinden sonra bir lokantada akşam yemeği yiyoruz. Ardından ise dinlenmek için odamıza çıkıyoruz. Günün analinizini yapıyoruz Suat ile. İlk günümüzde çok eğlendik. En çok duyduğumuz şey ise “hello” oluyor her zaman ki gibi. Tabi ara ara İngizlice’yi geçtik, Fransızca, Almanca ve Rusça duyduklarımızda oldu. 🙂

Son fotoğraf karemiz ise Öğretmevinde kaldığımız odadan Ağrı görüntüsü oluyor. Uykuya dalmamız biraz zaman alsada nihayet uyuyakalıyoruz.

Gün Toplam Km: 100,78 | Ort. Hız: 20,0 | Max. Hız: 48,6 | Bisiklet Kullanma Süresi: 05:02:11

Tur Toplam Km: 100,78

Harita ve Yükselti Tablosu (Horasan-Ağrı); Haritayı büyütmek için lütfen üzerine tıklayınız?

Sevgi ve Saygılarımla…

orta-gun-2orta-gunsonraki-gun

This entry was posted on Salı, Eylül 14th, 2010 at 00:16.
Kategori: Şehirden Şehire.

13 Yorum,

  1. Orhan Tozun

    Ağrı dağın eteğindeeeeeeee aye aye 🙂

    Harikaymışş:)

  2. gökhan topsakal

    bu ikiliye 3. olmak büyük keyif olurdu eminim:)

    neyse,ben olmasam da,benden bişiyler var yanınızda:)

    gerisini merakla bekliyorum:)

  3. KIRAT

    harika bir gezi ığdıra geldinizmi acaba eğer daha gemediyseniz veya buradaysanız misafirim edebilirim sizi linki daha yeni gördüm

  4. mustafa sorkulu

    harika bir gezi olmuş siteye hergün giriyorum yeni bir şey varmı diye keyifle okuyor ve izliyorum…
    enerjiniz bol olsun..
    birde şu yükselti grafiğini nasıl çıkartıyorsunuz acaba

  5. Merhaba Sevgili Arkadaşlar,

    Sevgili Orhan Ağrı Dağını bir sonraki gün görebileceğiz ancak. 🙂 Eteğinde pedal bile çevirdik. 🙂

    Gökhancım seni aramızda görmeyi bizde çok isterdik. Ama seninde belirttiğin gibi senden parçalar ile buradaydık. 🙂

    Merhaba Kırat,
    Pazar günü (12/09/2010) oradaydık. Hatta Iğdır’ın yerel basını bizimle ropörtaj bile yaptı. Sanıyorum yerel tv’de haber çıkmıştır.
    Misafirlik davetiniz için çok teşekkür ederiz, ileride birgün görüşmek dileği ile.

    Merhaba Mustafa Bey,
    Öncelikle takibiniz için çok teşekkür ederim. Her yeni gün, yeni geziler ile sayfalarımız süslenecek.
    Harita grafiği ise bizim için çok yararlı oluyor. mapmyride.com internet sitesinden çıkartıyorum.

    Sevgi ve Saygılarımla…

  6. mustafa sorkulu

    cevabınız için teşekkür ederim biraz karışık geldi ama az uğraş ile umarım çözerim bunu çünkü çok lazım oluyor

  7. Bizler herkes gibi batıda pedallarken senin ve arkadaşının Ağrı -Iğdır turu çok özel ve anlamlı. Gönlümüz sizlerle beraber.Kolay gelsin kardeşlerim.Sevgilerimle.

  8. kırat

    tüh kaçırdık sizi keşke daha önce haberim olsaydı tabi herzaman beklerim gelir iseniz aklınızda bulunsun ata bilgisayar bilgisayarcı diye ararsanız kesin bulursunuz 😀 😀

  9. Tugrul

    Serkanım yaş ilerdedikçe insan daha mı dugusal oluyor ne ? :)))

    Ellerin dert görmesin devamını merakla bekliyoruz….

  10. semihoca

    okuyorum çok keyif alıyorum.bisiklet aşkım artıyor.harika gezi.fotolar harika,ayrıca o güzel kızın fotosu çok samimi ve içten.suat ve sana tşk.ler

  11. Samet EFE

    Suat abinin telefona cevap vermesine ve tam saatinde orda olmasına şaşırmadım desem yalan olur:):) Harika bi tur olacağa benziyo….

  12. Aydın GÜNAYDIN

    Ağrı’ya agrısız bir şekilde ulaşmamış olmanız ve yüzünüzdeki mutluluk ifadeleri turun başlarken ne kadar keyifli olduğunu anlatıyor.
    Ayaklarınıza sağlık Sevgili Suat ve Serkan…

  13. adem

    ya bizim doğu pastnesi size tşk eder :):)

Yorum Yaz “Ağrı’dan Iğdır’a Bisiklet Turu ( Ağrı’ya Ulaşım )”

Serkan TAŞDELEN | pedalla.com | .net | .org | serkantasdelen.com.tr | Tüm hakkı saklıdır | 2014