15 Eylül 2012

Turumuzun ikinci gününe uykusuz olarak merhaba diyorum. Ama olsun ne yapalım artık.

6:00’da uyanıp, çay makinesini çalıştırıyoruz. Ardından Nil’in evine giderek kahvaltı malzemelerini alıyoruz. Bugün kahvaltıyı 7:10’da hazır ediyoruz. 🙂 Dün tüm tabakları tek tek hazırlamıştık, bugün ise açık büfe tarzında koyuyoruz. İsteyen istediği kadar alabilsin diye. Arkadaşlarımızı aç karnına çıkartmayalım yola sonra. 🙂 Hep birlikte kahvaltımızı yapıyoruz, ardından tur için hazırlanmak için çadırlara dönüyoruz. Bugün de dün olduğu gibi yola yine geç çıkıyoruz. 🙂 Kahvaltıyı erken yapmamızla bir alakası yokmuş bunun demek ki. 🙂 Psikolojik olarak yola çıkma saati 8:30’muş. 🙂 İnsanlar kendilerini ancak o zaman hazır hissediyorlar…

Bugün yola çıkmadan önce Köyceğiz Gölünün yanında toplanıyoruz ve toplu olarak fotoğraf çekiliyoruz. Fotoğraf merasiminin ardından yavaştan yola çıkıyoruz. Bugün rotamız Köyceğiz Gölünün çevresi ve Dalyan olacak. Çok güzel bir gün bizi bekliyor. 3-5 kişi hariç buradaki herkes ilk defa pedallayacak bu bölgeyi. Onların heyecanına bizler de ortak oluyoruz. Yüzlerindeki mutluluk ve gülümseme bizleri de çok mutlu ediyor. Bu arada dün tartıştığımız 4 Antalyalı arkadaşımız tura katılmıyorlar…

Dün içine girmediğimiz Hamitköy’den geçerek Sultaniye Kaplıcalarına doğru gidiyoruz. Bugün 10. km’de bir tırmanışımız başlayacak ve bir süre devam edecek. En yorucu kısım burası olacak, bunu arkadaşlarımız ile paylaşıyoruz.

Nil ve Burçin geliyorlar, bu arada hafif hafif tırmanıyoruz. Ama bu kısım o kadar ciddi değil ve pek hissettirmiyor.

Kemal Komiserimde aynı tempoda devam ediyor.

Diğer arkadaşlarda bir bir gelip yanımdan geçiyorlar, bende onları fotoğraflıyorum. 🙂

Bizden sizlere selamlar… 🙂

Biraz ileride çeşme başında duruyoruz. Bu çeşmeyi çok severim o nedenle suyunu içmeden geçmek olmaz. Su takviyesi yaparken daha sert çıkış için biraz soluklanıyoruz. Buradan sonra eğim sertleşecek ve bir süre böyle devam edecek.

Kaunos bisikletçileri tam kadro buradalar ve mutlular… 🙂

Mola bitiyor ve çıkışa başlıyoruz. Herkes kendi temposunda yol alıyor. Tabi yine en arkamızı toplayan Tim oluyor. Ama daha önce dediğim gibi ekibin performansları birbirine çok yakın. O nedenle çok beklemiyoruz birbirimizi… Bu sırada Köyceğiz’den Cansel’in yanından geçip gidiyorum… 🙂

Köyceğiz Gölünün muhteşem bir manzarası karşısında durmadan edemiyorum. Burada fotoğraf çekiyorum ve geçen arkadaşlarımı da fotoğraflamaya başlıyorum.

Mehmet Abi ve Şengül Abla tırmanışa devam ediyorlar… Ha gayret, çok az kaldı. 🙂

Burçin yanıma doğru gelirken Kemal komiserim tırmanışa ara vermeden devam ediyor.

Yine Muğla’dan gelen dostumuz Fırat devam ediyor…

Denizli’den Ercan Abimize biz de el sallıyoruz… 🙂

Sevgili Mehmet’in ilk uzun turu olduğunu daha önce söylemiştim. İlk sorduğu şey ise rampalar olmuştu. Ama görüyorum ki bu tırmanışta bile çok mutlu. 🙂 Bu beni daha bir sevindiriyor… 🙂

Tırmanışı şimdilik bitirip inişe geçiyoruz. Sultaniye’ye kadar neredeyse artık tırmanışımız yok. O nedenle inişe geçtikten hemen sonra sağ tarafta bulunan diğer bir çeşmede duruyoruz. Hava sıcak, gölgelerde serinlemekte hiç fena değil hani. 🙂 Ağaçları çook seviyorum:)

Bu molamız da bitiyor ve tekrar yollara düşüyoruz. Sultaniye’ye kadar durmadan devam ediyoruz. Sultaniye Kaplıcalarına giriş yapıyoruz ve 1,5 saat kadar buradayız. İsteyen oturup dinleniyor, isteyen çay, kahve, soğuk birşeyler içiyor, isteyense çamur banyosu yapıyor. 🙂 Bu sırada ben tercihimi soda / ayran içmekten yana kullanıyorum. 🙂

Arkadaşlar ile hatıra fotoğrafı çekilmeyi unutmuyoruz tabi. Bu güzel turda hep birlikte olmak çok güzel.

Herkes keyifli vakit geçiriyor ve hafiften açlık hissi başlıyor. 🙂 Bir an önce Dalyan’a gitsek de karın doyursak diyoruz. Buradan kısa bir tırmanıştan sonra inip, düz yoldan Horozlar’a kadar gideceğiz ve buradan tekne ile karşıya geçeceğiz. Hareket vaktimiz geliyor ve tekrar pedallarımızı çevirmeye başlıyoruz.

Horozlar’a varmamız çok uzun sürmüyor ve sıra ile karşıya geçiyoruz. Üç turda ancak hepimiz karşıya geçmiş oluyoruz. Karşıya geçenler ise beklemeden Dalyan şehir merkezine doğru pedal çeviriyorlar. Hep birlikte Dalyan’da buluşacağız ve karnımızı doyuracağız.

Dalyan’a vardık ama herkes dağılmış. Buluşma saatini belirledikten sonra bizlerde dağılıyoruz ve bir lokantaya oturup yemek siparişlerimizi veriyoruz. Karnımızı bir güzel doyurup birşeyler içmek için güzel bir çay bahçesine gidiyoruz. Kaunos Kaya Mezarlarını tam karşıdan gören bu parkta toplanıyoruz birçok arkadaş ile. Turumuzun plakasında olan bu görüntüyü fotoğraflamamak olmaz tabi ki.

Hatta hareket etmeden önce katılımcı arkadaşlarımız ile birlikte burada fotoğraf çekiliyoruz.

Dalyan şehir merkezinde son kez durduktan sonra toplanıp yola devam ediyoruz. Buradan sonra yolumuz yine köylerin arasından devam edecek. Tek istediğimiz kimsenin kaybolmaması. 🙂 Yoksa bulmakta zorlanabiliriz. 🙂 Yollar çok güzel ve trafik yok denecek kadar az…

Mavi köprüye kadar geliyoruz ve buradan karşıya tek tek geçiyoruz. Bu asma köprüden geçmek çok keyifliydi. 🙂

Buradan sonra girdiğimiz yol ise muhteşem… Ağaçların oluşturduğu tünel yol burada da var ve bizler yine içindeyiz. Bir süre gidiyoruz ve programın önünde olduğumuz için burada mola verip hemen aşağıda akan buz gibi suya ayaklarımızı ya da kendimizi sokmak istiyoruz.

Bisikletlerimizi yolun kenarına koyup, ayakkabılarımızı çıkartıp iniyoruz suyun yanına. Harika bir şey bu, insanı çok güzel rahatlatıyor…

Evet görüldüğü gibi dayanamayıp kendini sular içine bırakan arkadaşlarımız da var. 🙂

Yine dostlar ile burada da fotoğraf çekiliyoruz. 🙂 Ayaklarımız artık soğuk suya alıştı nasıl olsa. 🙂 Sadece arada gelen yapraklar benim huylanmama yetiyor. 🙂

Evet arkadaşlar bir de bana el sallayın bakalım. 🙂 Bu son fotoğraf karesinden sonra yola çıkmak üzere yavaştan bisikletlerimizin yanına gidip hazırlanıyoruz.

Buradan sonra bir tane bile fotoğraf çekmemişim. Zeytinalanı’na kadar çok güzel gidiyoruz ama oradan sonra mecburen anayola çıkıyoruz. Buradan sonra dikkatli bir biçimde pedal çeviriyoruz. Köyceğiz girişine kadar böyle devam ediyor ve girişte toplanıp hep birlikte yine ilçeye giriş yapıyoruz. Bisikletin insanlar üzerinde daha büyük bir iz bırakması için bu yöntemi kullanıyoruz. Diliyoruz ki bir kişi dahi bundan etkilenip bisiklete binmeye başlar. 🙂

Kamp alanımıza geliyoruz ve yine ilk olarak bisikleti koyar koymaz duşa gidiyoruz. Üzerimizdeki yorgunluğu attıktan sonra biraz daha dinleniyoruz ve yemek için vakit geçiriyoruz. Kamp alanından arkadaşlar ile merkeze doğru gidiyoruz ve lokantaya oturup karnımızı doyuruyoruz hep birlikte. Sonraki planımız ise içecek birşeyler alarak kamp alanına dönmek oluyor. Kamp alanında içmiyoruz tabiiki, uyuyan arkadaşlarımız olabilir diye rahatsız etmek istemiyoruz. Gölün kenarında çimlerin üzerine oturuyoruz ve muhabbet eşliğinde vakit geçiriyoruz.

Saat 23:00’e kadar sürüyor bu güzel ortam. Tabii sonrasında kalkmak zorunda hissediyoruz kendimizi. Yarın için kahvaltı hazırlayacağız daha. 🙂  Nil’e gidiyoruz ve kahvaltılarımızı hazırlayıp kampa dönüyoruz. Ama hala uykumuz yok, biraz daha vakit geçiriyoruz göl kenarında. Sonra karnımızın acıktığını hissediyoruz ve kokoreç yapan seyyar minibüsü görünce dayanamayıp birer çeyrek yiyoruz. Doğru mu yaptık yanlış mı yaptık diye diş fırçalarken tartışıyoruz fakat hemen sonrasında kendimizi çadıra atıp uykuya dalıyoruz 🙂

Kaunos Bisiklet Buluşması 2.Gün Güzergâh ve Yükselti Haritası; 70 Km

Sevgilerimle…

onceki-gunorta-gunsonraki-gun

This entry was posted on Salı, Eylül 18th, 2012 at 12:38.
Kategori: Türkiye'den.

Yorum Yok,

Yorum Yaz “Kaunos Bisiklet Buluşması (2.Gün)”

Serkan TAŞDELEN | pedalla.com | .net | .org | serkantasdelen.com.tr | Tüm hakkı saklıdır | 2014