Küçük Çakırman (Vânk) Köyü Bisiklet Gezisi

17 Ocak 2010

Bir pazar günü, yataktan kalmak bile istemiyorum. Zar zor uyandığımda saatime bakıyorum ve 10’u çoktan geçmiş. Telefonumda bir cevapsız arama. Sevgili Samet aramış ve hemen geri arıyorum.

– Serkan Abi gezi yapalım mı?

– Sametcim olur valla, ama 11:00 – 11:30 gibi anca hazır olurum. Kahvaltı felan yapacağım daha. Derken nereye gideceğimizi bilmeden buluşuyoruz. Ama aklımda uzun zamandır olan Küçük Çakırman köyü var. Eski adı ile Vânk Köyü. 🙂

Saat 11:30’da buluşuyoruz ve hiç vakit kaybetmeden başlıyoruz pedalları çevirmeye… İki kafadar yoldaşlarımız… 🙂 Sedona 761 ve Sedona 781

Yağmur sularından oluşmuş küçük bir su birinkintisi. Ne yapalım bizim denizimiz yok ki onun yamacında çekelim fotoğrafı. 🙂

Birazcıkta farklı çekim olsun bari..

Buğdaylı Köyünü geride bıraktıktan sonra toprak yola giriyoruz ve eğlenceli bir şekilde ilerliyoruz. Hem muhabbet hem pedal çevirmek epey eğlenceli. Ne trafik var, ne de köpek. 🙂

Yazın buralardan geçerken kayısı ağaçlarından kayısı koparıp yerdim. 🙂 Kış bir başka güzel bu şehirde…

Bu noktadan sonra dağın epey üzerinde bulunan Küçük Çakırman Köyüne doğru rampa tırmanmaya başlıyoruz…

Kâh fotoğraf çekiyoruz, kâh dinleniyoruz. Eğlenerek yılan gibi kıvrılan yolu çıkıyoruz.

Yükseldikçe Erzincan aşağıda kalıyor. Erzincan’dan çıkalı 10 km oldu. Küçük şehirleri işte bu yüzden seviyorum. Birkaç dakika içinde doğa ile baş başa kalabiliyorsunuz….

Sevgili Samet’in objektifi ile ben. 🙂

Samet biran aşağıya gidecekmiş gibi…

Geride kalan manzarayı seyre dalıyoruz. Yükseldikçe çok daha güzel görünüyor…

Aşağıda kalan köy Büyük Çakırman. Biz ise daha yukarıda olan Küçük Çakırman Köyüne gidiyoruz… Taaa arka tarafta sıralanan dağlar ise Munzurlar…

Zirveye henüz daha yolumuz olmasına karşı biz yinede sevinç gösterileri yapıyoruz… Aşağısı uçurum ama. 🙂

Ben ve yoldaşım…

Yine bir manzara seyir anı…

Sevgili Samet bir an önce inmek niyetinde herhalde. 🙂

Tam bu sırada üzerimizden Kartal geçiyor. O kadar yakından geçiyor ki görmeliydiniz. Kanat açıklığı yaklaşık 1,5 metre civarlarında… Bu şirin kuşu seyrediyoruz bir süre kıpırdamadan…

Köye giderek yaklaşıyoruz….

Ve nihayet köydeyiz, ama kimsecikler yok ve evler terk edilmiş. Bütün yapılar boş ve harabe şeklinde…

Burada da ne durumda oldukları görünüyor.

Esence Dağlarının yamacına kurulmuş bu güzel köyü birde yazın görmek isterdim…

Köy içine doğru pedallarımız dönmeye devam ediyor.

Evet hala bir insan ile karşılaşmadık.

Ben ilerliyorum yavaş yavaş, arkamda da Samet…

Tam bu sırada bir traktör ve iki amca görüyoruz. Kışlık odunları traktöre yüklemişler aşağıya doğru iniyorlar. Gördüğümüz tek insanlar da bunlardı. Köy meydanında su takviyesi yapıp biraz fotoğraf çekiyoruz.

Köyün camiisi, ama burasıda açık değil. Köy halkı yazın sabah gelip, akşam dönüyormuş. O nedenle cami kullanılabilir durumda. Onun dışında herhangi bir ev yok. Herşey harabe gibi, terk edilmiş köy havası var.

Bir süre sonra geri dönüşe geçiyoruz. Çıktığımız sert eğimli rampayı inmeye başlıyoruz. Samet gelirken fotoğraflıyorum…

Yanımdan geçip gidiyor…

Bu defa ben inerken Samet çekiyor…

Evet, dağın üzerinde bulunan köydeydik birkaç dakika önce. Şimdi ise indik ve Ekşisu’ya doğru gidiyoruz.

Ekşisu’da su içtikten sonra Erzincan’a doğru dönüşe geçiyoruz. Ama bugünün pazar olması dolayısı ile Ekşisu’da birçok piknik yapan var. Mangal kokuları bizi baştan çıkartıyor ve Samet’in de teklifi ile mangal yapmaya karar veriyoruz. Birkaç arkadaşı arayıp davet etsekde kimse gelmiyor ve yalnız başımıza kalıyoruz. Tabi ki pes etmek yok…

Sametlerin eve uğrayıp arka bahçede mangal yakmayı düşünüyoruz. Ama şehir içi olduğu için vazgeçip 5 – 6 km ötede bulunan bağ evine gitme kararı alıyoruz. Gerekli malzemeleri aldıktan sonra Kavakyolu’na pedallıyoruz.

Bağ evine ulaştık ve hemen mangalımızı yakmaya başladık. Biraz uğraştıktan sonra ateşimiz kıvamına ulaşıyor.

Közlerimiz oluştuktan sonra tavuklarımızı üzerinde koyuyoruz. Açlığında vermiş olduğu haz ile o kadar lezzetli geliyor ki bize sormayın gitsin. Karnımızı bir güzel doyuruyoruz ve Erzincan’a dönüyoruz. Merkeze vardıktan sonra evlere ayrılıyoruz…

Bir sonraki tur ne zaman ve nereye olur bilmiyoruz. Ama kaçırmamanızı diliyoruz…

Gün Toplam: 47.32 Km | Ort.Hız:16.2 | Max.Hız:51.3 | Bisiklet Kullanımı: 02:55:07

Güzergâh Haritamız, sadece tek yön olarak verilmiştir. Büyütmek için lütfen üzerine tıklayınız…

Sevgi ve Saygılarımla…

13 thoughts on “Küçük Çakırman (Vânk) Köyü Bisiklet Gezisi

  • 19 Ocak 2010 at 12:30
    Permalink

    arkadaşlar gezi çok güzel olmuş fotolarda harika kayanın üstündeki cektiğiniz fotolar çok hoşuma gitti,özgürlük bu olsa gererek.mangal partiside güzel ama geziye gelemedim keşke mangal keyfine gelseydim diye içlendim şimdi :)))))))))))))

  • 19 Ocak 2010 at 19:49
    Permalink

    İnanın kendim gezmiş gibi oluyorum.Sizler gezdikçe.
    Harikasınız.Neden olmasın bir gün birlikte turlarız.

    Bence olur.

  • 19 Ocak 2010 at 23:08
    Permalink

    Tek kelimeyle mükemmelsiniz özeniyoz valla size…inş bi gün ist. gelirsiniz beraber gezeriz

  • 19 Ocak 2010 at 23:30
    Permalink

    Merhabalar ben işe gidip gelirken bisiklet kul…. ama kış yagmur en büyük problem….tavsiyelerinizi bekliyorum..

  • 20 Ocak 2010 at 00:24
    Permalink

    Serkan abi bahs etmemiş ama bn edeyim dağdan aşağı iniyoz baya sert ve yer bozuk steplizenin de steplizesi baktım Serkan abi uçuyo bn ztn korktum dedim kesin düşecek neyse bi baktım ilerde bisikleti yerde kendide önüde yerde yatıyo yanına bi gittim bağırdım başldı kahakaha atmaya ama şaka fln bi yana hakkaten çok zevkliydi 🙂

  • 20 Ocak 2010 at 23:28
    Permalink

    gösterdiginiz güzellikler için tesekkür ederiz… AYAKLARINIZA SAGLIK

  • 21 Ocak 2010 at 17:02
    Permalink

    KANKA AMA BEN SANA SORARIM BUNU BIZIM KOYE GIDIYORSUN BENIM HABERIM YOK HEMI ALACAGIN OLSUN VALLA:((((((

  • 26 Ocak 2010 at 12:34
    Permalink

    srkn nerlerdesin be?boyna geziyorsun akyakada durmuyomusun hiç?

  • 14 Şubat 2010 at 20:17
    Permalink

    gezilerinizi ilgiyle izliyorum.. bisikletle pek ilgim olmamasına rağmen gezdiğiniz yerlerde doğayla iç içe olmanız ve bunu fotoğrafa dökmeniz çok güzel. fotoğrafçılıkla amatör olarak ilgileniyorum.. kendimi geliştirme adına daha gideceğim çok yol var.. internet de o kadar aramama rağmen erzincan da fotoğraf üzerine herhangi bir grup veya kulüp bulamadım. erzincan da oturup fotoğrafçılıkla ilgilenen arkadaşlar varsa bir grup veya kulüp oluşturabiliriz..

    ekipman:
    olympus e510
    zuiko 14-40/40-150 objektif

  • 17 Şubat 2011 at 15:00
    Permalink

    slm
    ben çakırmanlıyım bu güzel resimler için teşekkür ederim

  • 08 Ağustos 2011 at 11:41
    Permalink

    okumamıştım bugünüde harikaymışsınız yaaa gerçekten büyük zevk…. 🙂

  • 01 Şubat 2013 at 01:19
    Permalink

    Abi size teşekkür ederim bu geziyi yaparak biraz da olsa köyümü tanittiniz.sizleri paraşüt festivalinde bellerim

  • 18 Mayıs 2016 at 12:51
    Permalink

    merhaba bende Erzincan refahiyeliyim tesadüfen çakırman köylerine rastladim ve merak ettim internetten bakayım soyadımdan köyler varmış memlekette benim haberim yok tarihini bu adı nasıl aldığını merak ettim ve araştıracağım geziniz çok güzel olmuş fotoğraflarda öyle. 😊

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.