Kula, Selendi, Demirci, Köprübaşı Bisiklet Turu

21 Ekim 2018

Merhaba Arkadaşlar,

Manisa’nın pedal çevirmediğim ilçelerinde pedallamak için yine yollara düşüyorum. Turumun başlama noktası olan Kula’ya maalesef ki Muğla’dan direkt ulaşım yok. O nedenle İzmir aktarmalı olarak gideceğim. Muğla’dan İzmir’e geçip, orada bir süre bekledikten sonra sabah 04.00’de Kula’ya gidecek otobüse biniyorum.

Saat 05.45 dolaylarında Kula’da otobüsten iniyorum. İniyorum inmesine ama hava hala çok karanlık ve güneş 7.00’den önce doğmayacak. İki saat bekleyecek durumda değilim. Işık sistemlerim tam olduğu için hemen bisikletimi açıp kuruyorum ve kaskımı eldivenimi takarak karanlıkta yola çıkıyorum. Selendi kavşağına kadar İzmir – Ankara yolunda bisiklet süreceğim için yolda nispeten trafik var. Arada sırada araçların ışıklarıyla önümü daha iyi görebiliyorum. Onun dışında gözümü önümden ayıramıyorum. Her an karşıma bir şey çıkabilir korkusuyla pedal çeviriyorum.

Karanlıkta gidiyorum ama içim hiç rahat değil, bir an önce hava aydınlansın istiyorum. Bu şekilde pedallamamın benim için hiç bir manası yok. Kula’ya başka türlü ulaşım sağlayamadığım için buna mecbur kaldım. Turlarım her zaman kolay olmuyor gördüğünüz gibi.

Yaklaşık bir saat sonra Selendi kavşağına geldim ve hava hafiften aydınlanmaya başladı. Buradan sonra daha önce gitmediğim yollara gireceğim. O nedenle hem heyecanlıyım hemde buraları gündüz gözüyle görmek istiyorum.

Selendi kavşağında turumun kısa bir özetini sizlerle paylaşayım. 🙂

Kavşaktan Selendi’ye kadar 16 km yolum var. Oraya kadar durmak istemiyorum. Artık çevreyi daha iyi görebiliyorum ve hızla daha da iyi aydınlık oluyor hava.

Önümde bir tepe beliriyor ve hızla yaklaşarak tırmanmaya başlıyorum. Hava çok soğuk değil ama tırmanış olması iyi, daha çabuk ısınıyorum.

İlk hedefim olan ilçe Selendi’ye 6 km kaldı. Tırmanışın ardından güzel bir inişle giderek yaklaşıyorum.

Saat 8.00 dolaylarından Selendi’ye ulaşıyorum. Çok büyük olmayan ilçede durmadan yoluma devam ediyorum. Yola çıkalı iki saat oldu ve henüz bir yorgunluk hissetmiyorum. Buradan sonra Demirci’ye doğru yoluma devam ediyorum.

İkinci hedef ilçe Demirci’ye 57 km yolumun kaldığını görüyorum. Keyfim yerinde, henüz yorgunlukta yok. Daha önce görmediğim yerlerde pedal çevirmenin verdiği mutlulukla her şey yolunda gidiyor.

Yolun çevresinde ki manzaralara bakarak ilerliyorum.

Çoğu şehirlerarası turlarımda olduğu gibi bu turda da yol arkadaşım Dahon Visc… Sebebini biliyorsunuz. 🙂

Bir süre ilerledikten sonra Simav, Kütahya kavşağına geliyorum. Ben düz Demirci’ye devam edeceğim. Geçen bayram turumuzda Simav taraflarında pedallarken de Selendi tabelalarını görüyorduk. Şimdi ise tam tersini yaşıyorum. 🙂

Ege bölgesinin iç kısımlarında pedalladığım için coğrafya buralarda hep bozkır. Ara ara tarlalar dışında çoğu yer hep makilik.

Her çevirdiğim pedal beni Demirci’ye biraz daha yaklaştırıyor. Yolun trafiği yok denecek kadar az. Zeminde tam ters orada acayip rahatsız edici. Yola çıkmadan önce bisikletimin bakımlarını yaptım ve lastik basınçlarını 60 PSI olarak ayarladım. Bu kadar şişkin lastikler bu zeminde beni çok rahatsız etti. Biraz indirip öyle devam ediyorum yoluma.

Ara ara derelerin üzerinden geçip yoluma devam ediyorum.

Tabi bu geçişler hep sonrasında karşıma çıkılacak bir rampa gösteriyor. Eee yola düşüldü bir kere, ne rampa dayanır, ne de iniş. 🙂

Hadi bakalım Demirci 10 km daha yakınlaştım sana. 🙂

Üzerimde kara bulutları görür gibiyim. Hava raporuna göre yağmur görünmüyor ama hiç belli olmaz.

Saat 10.30 dolaylarında Marmaracık köyünden geçiyorum. Etrafta kimseleri göremiyorum ve yine yoluma durmadan devam ediyorum.

Hemen sonrasında yine karşıma bir rampa çıkıyor. Bu defa epey uzun görünüyor. Biraz yorulduğumu hissediyorum ama yavaş yavaş çıkarım.

Yarım saat sonra kendimi bir zirvede buluyorum. Ama bu ne ilk ne de son. Daha tırmanılacak çok yol var. O nedenle fotoğraf çekimlerinin ardından yola kaldığım yerden devam ediyorum.

Karşımda görünen Kerpiçlik köyüne doğru devam ediyorum. Burası geçtiğim köyler arasında neredeyse en büyüğü.

Köyün içinde çeşmede kısa bir mola veriyorum ve tekrar devam ediyorum.

Karşıda ufukta görünen yer Demirci ve oraya gidebilmem için aşağıya kadar inip tekrar çıkmam gerekiyor. Başka türlü maalesef oraya ulaşmam mümkün değil. Yorgunluk biraz kendini hissettirdiği için o tırmanışlar gözümde büyümeye başlıyor.

Hızlı bir inişin ardından dik bir rampayı tırmanmaya başlıyorum. Taa ki Demirci ilçe merkezine kadar. Epey acıktım ve burada yemek yiyecek yer bulmam gerekiyor. Pedallarken bir yer çarpıyor gözüme ve hemen oturup ekmek arası köfte sipariş ediyorum. Sulu yemek yapan bir yer göremedim ve yorgunluğum artmışken de işimi şansa bırakmak istemedim.

Burada yaklaşık bir saat vakit geçirdikten sonra hedeflediğim son ilçe olan Köprübaşı’ya doğru tekrar yola koyuldum. 49 km yolum kalmış. Aslında vaktim olsaydı ve bu kadar yorulmasaydım Salihli’ye kadar gidebilirdim. Ama şu an tek hedefim Köprübaşı.

İlçe girişinde göremediğim tabelayı çıkışta yakalıyorum ve hemen koleksiyonuma eklemeyi ihmal etmiyorum.

Demirci’den sonra çok dik rampa yok ve geneli düz bir yolda ilerliyorum. Bu çok iyi oldu benim için. Yeni bir rampa görecek durumda değilim.

Ara ara karşıma çıkan küçük tepeleri saymazsak iyi yol alıyorum. Saat 13.45 civarı ve ben Kılavuzlar köyünden geçiyorum.

Yol manzaralarımda görülecek çok bir şey olmayınca durmadan pedal çevirmeye devam ediyorum. Arada verdiğim kısa molalarda birkaç kare çekiyorum  o kadar.

Her ne kadar lastik basınçlarını indirsem de yolun zemini beni çok hırpaladı. Bu sebepten dolayı gereğinden çok ve çabuk yoruldum. Küçücük bir kısımda karşıma kaymak asfalt çıkınca bunu çok iyi anladım.

Evet arkadaşlar, yorgunluğun resmidir bu. 🙂 Saat 15.15 oldu ve 124 kilometredir yoldayım. Oldukça bitkinim ve Köprübaşı bir an önce karşıma çıksın istiyorum.

GPS bilgilerine bakınca yorgunluğumun sebebi daha da belirgin oluyor. 7 saat 49 dakika pedal çevirmişim. Ve o an bile %3’lük bir yer tırmanıyor muşum. 🙂

Yol önümde uzanmış hala gitmemi bekliyor. Hiç sormuyor ne haldesin diye. 🙂

Ve yarım saat sonra aradığım tabela karşıma çıkıyor. Köprübaşı 8 km… Ha gayret Serkan artık bir şey kalmadı diyerek kendimi motive ediyorum. Sonuçta hedeflediğim bir şeyi gerçekleştiriyorum. Bunun düşüncesi bana oldukça güç veriyor.

Saat 16.08’de ilçeye giriş yapıyorum ve Köprübaşı ile birlikte Manisa’nın pedal çevirmediğim ilçesi kalmıyor. Manisa’nın tüm ilçelerine bisikletimle ulaşmış olmanın verdiği mutlulukla ilçe merkezine nasıl geldiğimi hatırlamıyorum bile. 🙂

İlçe merkezinde biraz dolaştıktan sonra Salihli’ye gidecek minibüsü bekliyorum. Yine buradan Muğla’ya direkt ulaşım olmadığı için üç aşamada eve ulaşacağım. Önce Salihli, oradan İzmir, son olarak ise Muğla otobüsüne bineceğim. Bu sayede gece 00.00’de ancak Muğla’da oluyorum. Geride güzel bir rota ve güzel bir hedefimi tamamlamış olmanın mutluğu kalıyor. Yeni turlarda görüşmek dileğiyle…

Kula, Selendi, Demirci, Köprübaşı Güzergâh ve Yükselti Haritası…

Sevgi ve Saygılarımla…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.