10 Ağustos 2008

Turumuzun ikinci gününe rahat geçen bir geceden sonra başlıyoruz. Çadırlarımızı toplamaya koyuluyoruz. Saat 6 dolaylarında hazır olarak kahvaltımızı yapmak için festival alanına gidiyoruz. Menü ise, ekmek, peynir, zeytin. Süper üçlü anlayacağınız…

Bugün, Kuruyan Göllerimiz turunun bir gölü olan Acıgöl’ü ziyaret edeceğiz ilk olarak. Çardak’ta birçok işletmenin adı Acıgöl olması beni çok mutlu ediyor. Halk gölü koruyor ve ekmeğini buradan kazanıyor.

Kahvaltının ardından Çardak’tan ayrılıyoruz. İsmail abimin ayağındaki sorun geçmiş görünüyor. Proje gereği benim Acıgöl’ün etrafını dolaşmam gerekiyor. Ama İsmail abinin ayağındaki rahatsızlıktan dolayı kısadan gölün diğer tarafına geçmesine karar veriyoruz. Acıgöl’den manzaralar;

Kuruyan göl zeminini görüyorsunuz. Dönemsel olarak kuruyan göl bu mevsimlerde doğal olarak suyu çekiliyor. Ama bu her yıl olan durumun daha altında.

Kurumuş göl tabanı üzerinde pedallıyorum bir süre.

Göl ile karayolu arasında kalan tren rayında fotoğraf çekiyorum. Ardından ana yola çıkarak yoluma devam ediyorum.

Düz bir yolda ilerliyorum, çok geçmeden Dazkırı’ya varıyorum. Artık Afyon il sınırları içerisindeyim.

Dazkırı’nın hemen çıkışında Başmakçı’ya ayrılan yola giriyorum. Girdikten sonra manzara beni biraz üzüyor tabi. Yol yapım çalışması olduğu için yol toz-toprak içinde.

Karşıdan gelen ve beni geçen araçların bıraktığı manzara. O görünen toz bulutunun içinde buluyorum kendimi bir süre sonra.

Bu şekilde bir süre ilerledikten sonra nihayetinde Başmakçı’ya varıyorum. Merkezde bir marketten bir maden suyu alarak içiyorum ve yoluma devam ediyorum.

Başmakçı’da fazla vakit kaybetmeden, beni Gemiş’te bekleyen İsmail Abiyi dah fazla bekletmemek için hızla yol alıyorum. Tabi yolda içler acısı manzaraları görmemek elde değil. Ölü bir kirpi yol ortasında öylece uzanmış duruyordu.

Acıgöl’ün güney kısmında pedallamaya devam ediyorum. Kuruyan göl tabanında otlayan hayvanları görüyorum.

Acıgöl, Çevre ve Orman Bakanlığı Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alan aynı zamanda.

Acıgöl’de kuşların izlenmesi için bir kuş gözlem kulesi yapılmış. İsteyen çıkıp elinde dürbünlerle Acıgöl üzerindeki kuş hareketlerini izleyebiliyor.

İsmail abi ile tam ortada buluşuyoruz. Ayağının iyi olduğunu söylüyor ve bu nedenle Gemiş Köyünde fazla beklememiş ve bana doğru yola çıkmış.

Saatim 12’yi gösterdiği sırada Gemiş’e varıyoruz. Köy kahvesinde çaylarımızı yudumluyoruz. Köyün pazarı olduğu için şeftali alıyoruz pazardan. Ardından öğle yemeği için uygun bir yer arıyoruz.

Güzel ve küçük bir lokantada yemeğimizi yiyoruz ve daha fazla vakit kaybetmeden yola çıkıyoruz. Düz bir yolda ilerliyoruz.

Ardından Çaltı köyüne doğru yöneliyoruz. Burada 2. gölümüz olan Beylerli Gölü (Kurugöl) ziyaret edeceğiz. Çaltı Köyü kahvesine oturuyoruz ve başlıyoruz muhabbete. Göl hakkında konuşuyoruz. Göl biraz içeride kalıyor. İsmail abi muhabbeti devam ettirirken ben göle gidiyorum. Tabi göl varsa…

Beylerli Gölü “Yaban Hayatı Geliştirme Sahası” olmasına karşı yabana hayata dair hiç bir iz göremiyorum. En yabanı göl üzerinde otlayan inekler olsa gerek.

Gölde bir damla dahi su bulgusuna rastlayamadım ve tekrar Çaltı köyüne dönmeye koyuldum.

Çaltı köyü kahvesinde bir bardak daha çay içtikten sonra İsmail abi ile yolumuza koyuluyoruz. Gördüğümüz iki gölde de hiç umduğumuzu bulamıyoruz… Üçüncü gölümüz olan Bayındır Gölü’ne (Akgöl) doğru gidiyoruz. Üzerimizde uçan iki tane “Küçük Akbaba” dikkatimizi çekiyor. Çok mutlu oluyorum… Hemen makineme sarılıyorum ama elimdeki imkanlarla ancak bu kadar çekebiliyorum. Gördüğünüz kuşun kanat açıklığı 155-180 cm (1.5 – 1.8 metre ) arasında olduğunuda bilmenizi isterim.

Yükselmeye başladık. Rakım yükseldikçe aşağıdaki manzara çok daha belirgin halde görülüyor.

İsmail Abimin ayak ağrısı epey geçti. Allah’a şükür büyük bir sıkıtı oluşturmuyor.

Geride kalan son Acıgöl manzarası;

Tepeyi aşar aşmaz karşımıza çıkan manzara hepsinden beteri ve içler acısı… Gölün ortasından yol geçiyor. Bu herşeyi açıklamaya yeter sanırım.

Yola doğru yöneliyoruz…

Kelimelerin anlamsız kaldığı nokta…

Göle ismini veren hemen yanıbaşındaki Bayındır Köyüne giriyoruz. Köy meydanında mataralarımızı doldurarak, köy kahvesine oturuyoruz. İlk sorumuz “Gölün yıllar önceki halini anlatın?” oluyor. En yaşlılarından bir amca başlıyor anlatmaya. Önceden kış aylarında gelen flamingo sürülerinden gölü göremezdik diyor. Varın siz kıyaslayın gerisini… Gölün kuruma nedeni ise bilinçsiz halk. Tarım arazisi açmak için kurutmuşlar. Tabi zemin tarıma elverişsiz olduğu anlaşılıncada tekrar eski haline döndürememişler.

Çaylarımızı yudumladıktan sonra Bayındır Gölünüde geride bırakarak yola devam ediyoruz. Önümüzde dördüncü gölümüz Salda var.

Işıklar Köyü içinden ilerliyoruz…

Tepeyi aşınca karşımıza çıkacak olan Salda Gölünü görmek için sabırsızlanıyoruz.

Vee nihayet ikinci gün sonunda su ile dolu bir göl görebiliyoruz. Salda Gölü… Dünyanın sayılı derin göllerinden birtanesi olma özelliğine sahip. Derinliği ise tam olarak 186 metre.

Ben tekrar gölün etrafını dolaşmak istiyorum. İsmail abi ise kısadan giderek kamp alanını ayarlayacak. Bende gölün etrafını dolaşıp kamp alanına gideceğim. Gölün su seviyesindeki düşüş çok net bir şekilde görünüyor.

Su takviyesi…

Gölün kuzeyinde bulunan Doğanbaba Köyüne varıyorum.

Gölün batısından ilerlemeye devam ediyorum.

Göl üzerine gölge düşmeye başlıyor. Bir an önce kamp alanına yetişmeliyim.

Gölün ismini aldığı köy olan Salda’dan da geçtikten sonra kamp alanına doğru ilerliyorum. Salda Gölü Sulak Alan Koruma Sahası aynı zamanda.

Kamp alanına giderek İsmail Abiyi buluyorum ve başlıyoruz çadırlarımızı kurmaya. Yorucu bir günün ardından gördüğümüz manzarlarda bizi biraz üzüyor. Güzel bir duş çok iyi geliyor. Ardından kamping alanının kafesinde biraz muhabbet ettikten sorna çadırlarımıza gidiyor ve uyumaya koyuluyoruz…

2.Gün Harita ve Yükselti Tablosu; Haritayı büyütmek için lütfen üzerine tıklayınız?

Gün Toplam: 140.51 Km | Ort.Hız:17.0 | Max.Hız:73.4 | Bisiklet Kullanımı: 08:13:28

Sevgi ve Saygılarımla?

Proje Sponsorları ?Öz Barış Turizm? ve ?SDS Bisiklete? çok teşekkür ederiz?

This entry was posted on Pazar, Mart 8th, 2009 at 16:44.
Kategori: Türkiye'den.

2 Yorum,

  1. Merhaba ben İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Mühendisliği son sınıf öğrencisi Yasin KÖSE. Türkiye’nin memeli hayvanlarının tanıtıldığı web sitesi mammalsturkey.com’u 2007 den beri geliştirmeye çalışıyorum. Trakuş benzeri bir site yapıyorum. Site hiçbir kar amacı gütmemektedir. Sitede türlerin tanıtımı için fotoğraflara ihtiyacım var. Acaba yukarıdaki ölü kitpi fotoğrafının sansürsüz orjinal fotoğrafını çeken kişinin adı, soyadı, çekim tarihi(gün/ay/yıl) ve çekim yeri(ilçe/il) olarak detaylı bilgileri ile mail adresime gönderirseniz sevinirim. Fotoğrafın altında tüm bilgiler yer alacaktır. Örnek galeri için aşağıdaki linki kullanabilirsiniz.

    http://www.mammalsturkey.com/index.php?option=com_morfeoshow&Itemid=89

  2. DOĞAN ŞAHİN

    azim ve kararlılığınızdan dolayı kutlarım.
    hocam merak ediyorum Acıgöl, Akgöl, Salda gölü bisiklet turu planlıyorum yön Salda dan mı başlasın yoksa Acıgölden mi acele cevap verirseniz sevinirim.

Yorum Yaz “Kuruyan Göllerimiz 2.Gün (Çardak ? Salda Gölü)”

Serkan TAŞDELEN | pedalla.com | .net | .org | serkantasdelen.com.tr | Tüm hakkı saklıdır | 2014