20 Nisan 2011 Hama – İdlib

Merhaba Arkadaşlar,

Hama’da güzel gecenin ardından uyanıyoruz. Bugün yolumuz biraz uzun. O nedenle kahvaltının ardından hemen yola çıkmak üzere hazırlanıyoruz. Artık sık sık fotoğraf çekemiyorum. Ekip bir hayli hızlı ve fotoğraf için duramıyoruz bile. O nedenle sıkılmaya başladım diyebilirim. Tamamen tempoya dayalı olarak bisiklet kullanıyoruz. Ara sıra verilen molalar dışında hareket halinde iken fotoğraf çekme çabalarım oluyor. Ama onlarda pek başarılı olmuyor. Grubun içinden çıkıp en sona gitmek gerekiyor.

Hama’yı geride bırakalı çok oldu ve 25-30 km oldu ve kısa bir mola veriyoruz. Hemen makineme sarılıp çevreyi fotoğraflıyorum.

Arkadaşlar ise dinlenmedeler, bazıları ise benim gibi fotoğraf peşinde.

Bu muhteşem manzaralar gibi bir çoğunu geride bıraktık.

Karşı tepede kaleye benzeyen bir yapı var. Tabi çok uzak, gidip gelmek imkansız…

Molanın ardından tekrar yoldayız ve düzenli bir şekilde ilerlemeye devam…

Hafif bir rampa tırmanıyoruz ve ovalar altımızda uzanıyor. Uçsuz bucaksız tarlalar…

Robert hemen arkamdan geliyor…

Verilen kısa molalarda Suriye halkını fotoğraflamak ile meşgulüm… Öğrenciler okula giderlerken…

Bizde tüm hızımız ile yolumuza devam ediyoruz.

Pikabın arkasına doluşmuş tarlalara çalışmaya giden köylüler. Türkiye’de ki görüntüleri hiç aratmıyorlar…

Yolumuza devam ederken birden yoldan çıkıp sağa doğru tırmanışa geçiyoruz. Tabi ingilizce düşük olunca ne olduğunu anlamadan pedallamaya devam. Köyün içinden geçiyoruz ve devam ediyoruz pedallamaya.

Sonunda bir tane antik şehre varıyoruz. İsminin İllionis olduğunu öğreniyorum. Ne derece doğru, ne derece yanlış bir fikrim yok tabi.

Arkadan gelen arkadaşları bekliyoruz.

Yoldaşım ile antik şehri çekiyorum.

Güzel bir dikenli çiçek ile fotoğraf çalışması…

Herman ile birlikte ileriye doğru gidiyoruz. Bir adet göl ve tarihi kalıntıları ziyaret ediyoruz.

Sağ olsun Herman burada beni çekiyor…

Antik şehirden kareler…

Burada da Herman poz veriyor…

Antik şehir gezimiz kahve molasının ardından son buluyor. İdlib’e doğru devam ediyoruz.

Yollarda arada küçük köylerin içerisinden geçiyoruz. Halkın ilgisi gerçekten görülmeye değer.

Yol hakkına küçük bir sorunumuz var, o nedenle kısa bir mola veriyoruz. Çok geçmeden çevremiz sarılıyor. Çocuklar ile tarzanca muhabbet etmeye çalışıyoruz. Doğru yolda olduğumuzu anlayınca tekrar yolumuza devam ediyoruz.

Öğle yemeği için uygun bir mekan arıyoruz ama maalesef bulamayınca bir köyde duruyoruz. Ekmek ve reçellerimizi ve dağıtılan muzları yiyoruz. Kesmediği için köyün marketinden birşeyler alarak takviye yapıyorum.

Tabi biz burada yemek için birşeyler atıştırırken çevreden bizi izleyenleri görüyoruz. Etrafımızı çevirenler dışında damların üzerinden de bizleri izleyenler var.

Yemek molasından sonra İdlib’e doğru yola devam ediyoruz.

Bu defa önümüze uzun ve dik rampa çıkıyor. Yavaş yavaş tırmanmaya başlıyoruz. Hava sıcak ve rampa hiç çekilecek gibi değil. Tabi farklı bir alternatifimiz yok. O nedenle bas pedala… 🙂

Hafif bir düzlükte grubun geri kalanını bekliyoruz. Bu arada Alican görünüyor. Arka lastiği patlamış, burada değiştirip devam edecek yoluna…

Tekrar çıkışa geçiyoruz ve bu defa zirveye birkaç yüz metre kala kahve satan bir tezgahın önünde duruyoruz. Biz 4 kişi olarak ekipten epey kopmuşuz ve hemen siparişimizi veriyoruz. Arkadaşlar ekspresso, ben ise cappicino söylüyorum. Ekip toplanana kadar bizim siparişler hazır oluyor ve afiyetle içiyoruz.

Geri kalanlar da geliyor ve onlarda içiyorlar kahvelerini…

Buradan sonra inişe geçiyoruz ve İdlib’e çok yaklaşıyoruz.

İdlib’e ulaşıyoruz ama oteli bulmak biraz uzun sürüyor. Tam olarak bulamıyoruz ve otelden bir araç gelerek bize otele kadar eskortluk yapıyor.

Nihayetinde otele ulaşıyoruz ve odalarımıza yerleşmek için bekliyoruz. Bugün epey pedal çevirdik ve yorgunuz. Bir an önce duş alıp dinlenme derdindeyiz.

Çok geçmeden odalarımız belirleniyor ve anahtarı alıp odaya çıkıyorum. Güzel bir duştan sonra yatağa uzanıyorum. Saat geç olu ve İdlib’te gezilecek pek bir yer yok. O nedenle pek odadan çıkasım yok. Toplantı ve yemek saatine kadar odada vakit geçiriyorum.

Toplantının ardından yemeğimizi yiyoruz. Sonrasında ise otelinde altında bulunan internet kafeye gidiyorum. Bilgisayarlar arapça ve hep ters olduğu için kullanmakta biraz zorlansakta sevdiklerimiz ile irtibat kurabiliyoruz. Bütün bunlardan sonra ise artık istirahata çekiliyorum…

Gün Toplam Km: 144,35 | Ort. Hız: 23,4 | Max. Hız: 59,9 | Bisiklet Kullanma Süresi: 06:09:45

Tur Toplam Km: 1208,52

Güzergah Haritası: Hama – İdlib

Sevgi ve Saygılarımla…

This entry was posted on Perşembe, Ağustos 4th, 2011 at 12:36.
Kategori: Dünya'dan.

2 Yorum,

  1. semihoca

    hey gidi hama…şimdi vahşet yaşanıyor…güzel yerlermiş…

  2. Çok haklısınız hocam, iyi kaçmışız oralardan… 🙂

Yorum Yaz “Mekke – Roma Bisiklet Turu 14.Gün ( Hama – İdlib )”

Serkan TAŞDELEN | pedalla.com | .net | .org | serkantasdelen.com.tr | Tüm hakkı saklıdır | 2014