26 Nisan 2011 Konya – Beyşehir

Bugün planımız öncelikle Konya’da Mevlana Türbesini gezmek, sonrasında ise Beyşehir’e doğru hareket etmek. Kahvaltının ardından yine araçlara binerek Mevlana Celaleddin Rumi’nin Türbesini gezmeye gidiyoruz. Türbe’ye ulaşıyoruz ve girmeden önce dışarıdan genel bir fotoğraf alıyorum.

Giriş kapısında bekleyen bir kedi takılıyor objektifime.. 🙂

Türbeye giriş yapıyoruz ve çevrede ki bilgilendirme panolarını okuyarak içeriye doğru yürüyoruz. Tabi ben yine makine elimde çevreden fotoğraf almaya devam ediyorum.

İçeride fotoğraf çekmek yasaklanmış. Oysa ki ben daha önce girdiğimde bol bol fotoğraf çekmiştim. Neden yasaklandığını soruyorum güvenlik görevlisine, ama o da çok bilgili değil bu konuda. Sadece çekmek yasaktır diyor o kadar. 🙂 Dışarıya çıktıktan sonra karşımızda bulunan Mevlana Camii…

İlgimi çeken bir minarenin ucu…

Türbenin çevresinden bir kare daha…

Türbe gezimizin sonuna geliyoruz ve çıkışa doğru yöneliyoruz. Burada bir kafede yine arkadaşlar kahve içmek için duruyorlar. Bende fırsattan istifade ederek, sıcak su alıp tylolhot yapıyorum. Halep’te iken arayıpta bulamamıştım, Konya’da almak fırsat oldu. Hala biraz soğuk algınlığım devam ediyor. Bunu zamanında içince çok iyi geliyor bana, zamanını kaçırınca yapacak birşey yok tabi. Bu kahve merasimi de son buluyor ve dönüşe geçiyoruz. Bende Mevlana Celaleddin Rumi Türbesinden son fotoğrafımı çekiyorum.

Kaldığımız tesise geliyoruz ve odalarımıza çıkarak hazırlanıyoruz. Saat 11:00 gibi yola çıkacağız. Bütün arkadaşlar hazırlanıp aşağıya indikten sonra harekete geçiyoruz. Ekipten 3-4 kişi ise Vali Beyi ziyaret etmek için makamına gidiyorlar. Sonradan araç ile gelip bize katılacaklar. Tam planlanan saatte hareket ediyoruz. Her zaman olduğu gibi bugünde polis eskortumuz var ama trafik ışıklarına bu defa uyuyoruz. Bizim için trafiği durdurmuyorlar.

Beyşehir istikametine doğru pedallar dönüyor Konya şehir merkezinde. Burası herkesin bildiği üzere tam bir bisiklet cenneti. Yolda hiç bir bozukluk yok…

Konya’yı çıkar çıkmaz Belenbaşı rampası başlıyor. Dik ve uzun bir rampa. Yükseldikçe Konya ayaklarımızın altında kalıyor.

Rampanın başlarında grup olarak çıkmaya çalışsakta, biraz daha gidince pek bir arada kalamıyoruz. Herkesin temposu aynı olmuyor, yavaş kalanda oluyor, hızlı gidende.

Yola çıktıktan hemen hemen bir saat sonra geçit zirvesine ulaşıyoruz. Buradan sonra biraz inişe geçeceğiz, sonrasında ise tekrar tırmanış bizi bekliyor.

Beyşehir’e 64 km yolumuz var, hızla yol alıyoruz. Birazdan yemek molası için duracağız. Ama hala yemekler ortada yok. Geriden gelen arkadaşlar yemeği getirecekler.

Kızılören Köyünü geçer geçmez uygun bir yer buluyoruz ve yemek için mola veriyoruz. Daha önce de dediğim gibi yemekler ortada yok. Konya’da bizi karşılayan ekibe telefon ile ulaşmaya çalışıyoruz ve yolda olduklarını öğreniyoruz. Onların gelmesini beklerken bizde dinleniyoruz…

Bir süre bekledikten sonra arkadaşlar geliyor ve yemeklerimize de ulaşmış oluyoruz. Aç kurtlar gibi bekleyen biz hemen yemeklerimizi alıp bir kenara çekiliyoruz ve karnımızı doyuruyoruz.

Uzun süre verilen yemek molasının ardından tekrar yola çıkıyoruz. Önümüzde ki rampayı da çıktıktan sonra artık inişe geçiyoruz. Gün liderimiz bugün Furkan ve ekibi harika bir şekilde çekiyor. Yolun zemini çakıl taşlardan oluştuğu için yol bisikleti için pek uygun değil. Kollarımız çok kötü oluyor bu yolda. Kimi zaman uyuşuyor, kimi zamansa ağrıyor.

Bir noktaya geldikten sonra Beyşehir Gölü muhteşem bir şekilde görünüyor. Hemen arkasında uzanan heybetli dağlar ise Dedegöl Dağları. Bu muhteşem manzarada fotoğraf molası veriyoruz.

Manzaranın diğer yanı ise ekin tarlaları ile süslü…

Fotoğraf çeken arkadaşların yanında ihtiyaçlarını giderenler de mevcut tabi. Bu son molamızdı, buradan sonra Beyşehir’e kadar durmadan gidiyoruz.

Beyşehir’de Öğretmenevi’nde kalacağız. Oraya kadar durmadan gidiyoruz. Odalarımıza yerleşmemiz pek bir vakit almıyor. Biz üç Türk arkadaşı aynı odaya veriyorlar. Akşam yemeğine kadar dışarıyı gezmek için çıkıyoruz. Marketten birşeyler alıyoruz akşam atıştırmak için. Keyifli vakit geçiriyoruz Beyşehir’de.

Beyşehir’de öğretmenlik yapan arkadaşım Bahri Öztaş vardı. Daha önce bana “Kuruyan Göllerimiz” turunda da eşlik etmişti. Hemen onu arıyorum ve öğretmenevinde olduğumuzu söylüyorum. Sağ olsun biraz sonra öğretmenevine geliyor ve oturup birlikte yemek saatine kadar muhabbet ediyoruz ve çay içiyoruz.

Akşam yemekten sonra odamızda üç arkadaş vakit geçiriyoruz ve sonrasında yarın turun en uzun günü için dinlenmeye çekiliyoruz.

Gün Toplam Km: 93,02 | Ort. Hız: 22,7 | Max. Hız: 53,9 | Bisiklet Kullanma Süresi: 04:05:28

Tur Toplam Km: 1701,69

Güzergah Haritası: Konya – Beyşehir

Sevgi ve Saygılarımla…

This entry was posted on Pazar, Ağustos 14th, 2011 at 23:50.
Kategori: Dünya'dan.

Bir Yorum,

  1. semihoca

    tşk.ler

Yorum Yaz “Mekke – Roma Bisiklet Turu 20.Gün ( Konya – Beyşehir )”

Serkan TAŞDELEN | pedalla.com | .net | .org | serkantasdelen.com.tr | Tüm hakkı saklıdır | 2014