İlginç tesadüf

23 Mayıs 2007 Birecik ? Şanlıurfa

Her şeyden önce bugün başıma gelen ilginç olaydan bahsetmek istiyorum. Şanlıurfa?ya öğleden sonra vardım. Öğretmenevine yerleştikten sonra gezmeye çıktım. Yoldan karşı karşıya geçerken orta kaldırımda yolun sakinleşmesini bekliyordum. Birden arkamdan birisi kolumu tutarak; -Serkan Taşdelen dedi. Ben bütün şaşkınlığımla arkama döndüm ve tanıdık bir yüz gördüm. Ama ismi bir türlü aklıma gelmedi. Şaşkınlıktan dolayı unuttum asker arkadaşımın ismini. Daha sonra ben Aziz Bozkurt dedi. Evet, kendime geldim ve sevgili asker arkadaşımı hatırlamıştım. Tesadüfün bu kadarı olur. Şanlıurfa?dayım ve yıllardır irtibatımızın kopmuş olduğu asker arkadaşım karşımdaydı. İşe gideceğinden dolayı fazla vakti yoktu ve servisi geldi ayrılmak zorunda kaldı. Yıllar sonra buluşmamıza karşı, beş dakika bile vakit geçiremedik. Hayat her an sürprizlerle dolu bunu anbean yaşadım.

Bugün Şanlıurfa?ya ulaşmam pek kolay olmadı. Birecik?ten çıkar çıkmaz rampa tırmanmaya başladım.

Yol sonra düzleşti ama bu defa da karşıdan esen rüzgâr gitme der gibiydi. Sık sık durmak zorunda kaldım. Saatte 10 km hıza bile ulaşamadım rüzgâr sayesinde. Bu sayede fotoğraf çekme zevkimde kalmadı…

Yol bu noktadan sonra işkence olmaya başladı. Nerede bir petrol istasyonu görsem durup biraz yatışmayı deniyorum. Ama nafile, rüzgâr son hızıyla karşımdan esmeye devam ediyor. Yol boyunca mercimek ve fıstık tarlaları eşlik ediyor bana. Ama bu güzellikleri izleyemiyorum bile stresten. Mercimek tarlalarında çalışan işçiler ile kısa bir muhabbet anı…

Sık sık verilen molalardan bir tanesi daha… Çay içiyorum…

Çok sıkılmaya başladım, biran önce Şanlıurfa?ya ulaşmak istiyorum. Böyle olunca yol daha bir çekilmez hala bürünüyor. Bu çünkü ?Önemli olan varmak değil, yolda olmaktır? felsefemize hiç uymuyor. Şanlıurfa’ya son 50 km kaldı ve fıstık tarları eşlik etmeye devam ediyor.

Suruç kavşağını yine rüzgâra karşı geride bırakıyorum. Suruç ana yoldan 5-6 km kadar içeride kalıyor. Normal şartlarda girip, ilçeyi gezmek istiyordum. Ama rüzgâr maalesef buna engel oldu. Hiç iyi değilim ve şuan için tek bir derdim var, o da biran önce Şanlıurfa?ya ulaşmak.

Buradan sonra kalan yolum ise 38 km…

Boynunu bana doğru eğmiş ekin tarlalarını izliyorum bir süre ve rüzgârı unutmak istiyorum. Şanlıurfa?ya 30 km yolum kaldı.

Düz ve rampalı yollara devam…

Acıktığımı hissediyorum, yemek için uygun bir yer arıyorum. Yol üzerinde yine bir mola esnasında kamyoncu arkadaşlarla muhabbet ediyorum.

Şanlıurfa son 20 Km…

Şanlıurfa?ya 10 km yolum kala bir petrol istasyonu ve hemen yanı başında bulunan bir lokantada duruyorum. Yanımda bulunan son barbunya pilakimi burada yedim, 25 yeni kuruş ile almış olduğum ekmek ile.

Yemeğin ardından biraz kendime geldim ve tekrar pedal çevirmeye başladım. Şanlıurfa?ya öğlen saat bir gibi giriş yaptım. Aynı zamanda Erzincan?dan buraya kadar 11 gün ve 800 km olmuş. Şanlıurfa?ya ulaşır ulaşmaz ilk işim hemen kendime kalacak yer aramak oldu. Günün yorgunluğu ve gerginliği ile belediyeye bile gitmek istemedim ve hemen öğretmenevini sorarak buldum.

Güzel bir duşun ardından yatağıma uzandım bir süre. Günün yorgunluğunu üzerimden atar atmaz, üstümü başımı giyinip Şanlıurfa?yı gezmeye çıktım. Öncelikle Balıklı Göl ve çevresini gezmeye gittim, bol bol fotoğraf çektim.

Buyrun sizi o fotoğraflar ile baş başa bırakıyorum…

Balıklı Göl’den manzaralar…

Balıklar…

Ağızlarını açmışlar yem atmanızı bekliyorlar…

Neredeyse yemi atmadan elinizden kapacaklar…

Bir tanede hatıra fotoğrafı, kendi otomatik çekimim ile ancak bu kadar oluyor. 🙂

Merkezde kapalı çarşılarda vakit geçirdim biraz ve tekrar öğretmenevine döndüm.

Akşam yemeğini öğretmenevinin hemen yakınında bulunan lokantada ?Urfa Kebabı? yiyerek geçirdim. Odama çıktığımda saat akşam 8 olmuştu. Arkadaşlarımla ve ailemle konuştum ve hasret giderdim. Keşke burada olsalardı ve hep birlikte gezseydik. Özlem duygularım yine üst seviyede. Unutmak için uyuyana kadar televizyon izliyorum. Saat 10?a doğru günlük notlarımı alıyorum ve ardından uykuya dalıyorum.

Yol Bilgileri

Birecik ? Şanlıurfa 80 km. Yolda mercimek, fıstık ve buğday tarlası manzarası hiç eksik olmuyor, bunun yanında ise yer yer rampalı ve düz. Ama ters rüzgâr en büyük sorun. Rüzgâr olmadığı sürece çok eğlenceli bir yol. Bunun dışında aklımda kalan başka bir zor tarafı yok. Yolun 6 km içerisinde kalan, ben her ne kadar göremesem de, Suruç ilçesi mutlaka görülmeli diye düşünüyorum. Ardından 40 km kadar sonra Şanlıurfa?ya güzel bir iniş ile giriliyor. Yolun büyük bir kısmı ise dar ve kamyon trafiği yoğun olduğundan dolayı çok dikkat edilmeli. D400 karayolu aynı zamanda Türkiye?yi Irak?a bağlıyor.

Gün Toplam Km: 82,51 | Ort. Hız: 16,9 | Max. Hız: 50,7 | Bisiklet Kullanma Süresi: 06:16:46

Tur Toplam Km: 805,25

11.Gün Harita ve Yükselti Tablosu (Birecik-Şanlıurfa); Haritayı büyütmek için lütfen üzerine tıklayınız?

Sevgi ve Saygılarımla…

This entry was posted on Salı, Ağustos 31st, 2010 at 01:55.
Kategori: Pedalla Türkiye.

Bir Yorum,

  1. semihoca

    urfa gerçekten görülmesi gereken bir yer,fotolar birşeyler anlatıyor…

Yorum Yaz “Pedalla Türkiye 11.Gün ( Birecik – Şanlıurfa )”

Serkan TAŞDELEN | pedalla.com | .net | .org | serkantasdelen.com.tr | Tüm hakkı saklıdır | 2014