Yağlı Ayran

26 Mayıs 2007 Mardin ? Midyat

Uyandıktan sonra ancak fark edebildim ben cennet kadar güzel bir yerde kaldığımı. Gerçekten o kadar güzel bir tesis ki her yer yemyeşil ve tertemiz hava var. Ağaçlar arasındaki kahvaltı masasındayız. Masamızın üstü kalabalık. Bal ? kaymaktan, ballı muza kadar yok yok. Bu güzel yerden ve kahvaltı masamızdan birkaç fotoğraf…

Uykulu gözlerim ile dolaşıyorum ortalıkta… 🙂

Sevgili Aydın ile kahvaltı masasında hatıra fotoğrafı çekiliyoruz.

Kahvaltı masamızdan bir kare. 🙂

Şeyhan Tesislerinin dıştan görünüşü…

Enfes bir kahvaltının ardından Şeyhan Tesislerinden ayrılarak Mardin?e geçiyoruz. Bisikletimi hazırlayıp, bir an önce yola çıkmak istiyorum. Ama kapının önünde yalınayak gezen bir kız dikkatimi çekiyor. Ayaklarında ayakkabısı yok, üstü başı kir içinde ve boncuk gözlerle beni izliyor. O kadar şirin ki, aynı oyuncak gibi. Bir süre oturup onu izliyorum, ardından fotoğraf makineme sarılıyorum. Donmuş gibi hiç ama hiç hareket bile etmiyor. Sorduğum sorulara bile cevap vermiyor. Sadece bakıyor, neler düşünüyor kim bilir.

Şehir merkezinden birkaç fotoğraf çektikten sonra yola koyuluyorum.

Artık yoldayım, Mardin?i Arnavut kaldırımlı yolları ile geride bırakıyorum. Şırnak-Batman kavşağı…

Kültür ve tarih şehri tura çıkalı tam 1000 km sonra geride kalıyor. Mardin?i çıkar çıkmaz tırmanışlar başlıyor.

Yeşilli ilçesine kadar tırmanıyorum ve ilçeyi kuş bakışı izleyerek yoluma devam ediyorum. Hiç görmediğiniz, hiç bilmediğiniz bir coğrafyada pedal çevirmek kadar güzel bir şey var mı dünyada diye merak ediyorum. Bir bilinmeze, bir maceraya, bir kargaşaya, bir doğaya, bir tarihe ve bir şehre pedallıyorum. Nerede durur, nerede kalırımın bilinmezliği ile.

Yavaş yavaş yine rampa başladı. Haritamdan gördüğüme göre bu bir geçit. Hop Geçidi, 1115 metre rakıma sahip bir geçit. Yavaş ama emin adımlarla ilerliyorum. Tek tük geçen araçlara selam veriyorum ve selamlarını alıyorum. Geçit zirvesi aynı zamanda Savur ilçesinin de yol ayrımı.

Kavşakta bulunan korucular beni durduruyor ve hemen nereden gelip, nereye gittiğimi soruyorlar. Hop Geçidinin tabelasının fotoğrafını çekerken gördükleri için bizi de çek diye ısrar ediyorlar. Bende makinemi çıkartıp onları da çekiyorum.

Ardından düz yolda ilerlemeye devam ediyorum. Bahar yeni yeni geliyor, her yer yemyeşil. O kadar güzel bir manzara var ki görmelisiniz. Hızla Ömerli ilçesine doğru yol alıyorum.

Sabahtan bu yana 25 km.dir yoldayım ve Ömerli ilçesine ulaştım. Bir market önünde duruyorum ve meyve suyu içiyorum. Aynı zamanda halk ile muhabbet ediyorum. Bugün her ne kadar rampa tırmansam da çok mutluyum. Bunda sevdiğim coğrafyada pedallamanın etkisi çok büyük.

Ömerli?den sonra Midyat?a 40 km kadar yolum kalıyor. İnişli çıkışlı yolda mutlu bir şekilde pedal çevirmeye devam ediyorum.

Yine bir rampa çıkarken bir tabela dikkatimi çekiyor. ?Meşhur Yağlı Ayran? yazıyor tabelada. Biraz gittikten sonra ayran satılan yerde mola veriyorum. Hemen kendime bir bardak buz gibi yağlı ayran ısmarlıyorum. Ayranımı içerken 15-16 yaşlarında ki ekmek parası için çalışan çocukla muhabbet etmeye başlıyoruz. Biraz muhabbetin ardından bir bardak daha ayran istiyorum ve fotoğraf çekmek için izin istiyorum. Ama genç o kadar korkuyor ki, – ağabey ne olursun çekme! diyor. Bende nedenini soruyorum, her ne kadar diretsem de çekilmek istemiyor bende vazgeçiyorum fotoğrafını çekmekten. Daha fazla vakit kaybetmek istemiyorum ve borcumu ödeyip yoluma devam etmek istiyorum. Borcum ne kadar diye sorunca, genç arkadaş bir lira diyor. Şaşırıyorum doğrusu, yol üzerinde bulunan satıcıların bu kadar ucuza ürün satacaklarını hiç düşünmemiştim. Bozuk param yok bende cebimden çıkartıp 20 lira veriyorum. Zar zor denkleştirdiği para üstünü bana veriyor. Sonra başlıyor anlatmaya. Ağabey geçenlerde buradan yine bisikletçiler geçti, bende onlara ayranın bardağını bir liradan sattım, üç gündür gözüme uyku girmiyor. Bir daha asla fazla paraya satmam diye yemin etmiş ardından. Bir hafta önce geçenler benim arkadaşlarım dert etme, ben görünce söylerim onlarda haklarını helal ederler diyince çocuk rahatlıyor.

Karşımda uzanan düz yol ile Şenköy?e kadar gidiyorum. Biraz daha büyük bir kasaba olan Şenköy?den sonra Midyat?a doğru emin pedallarla devam ediyorum. Midyat’a 10 Km kaldı…

Estel?in ardından Midyat?tayım. Aklıma gelen türküyü çığırmaya başlıyorum.

Estel Midyat arası, sevdan başım belası.

Vay le le le le le, le le halime,

Senin baygın gözlerin, merhem yürek yarası,

Vay le le le le le, le le halime?

Mutluluğumu anlatmaya gerek yok sanırım, her şey ortada. Midyat’tayım…

Midyat?ta ilk işim belediye gitmek oluyor. Tabi belediyeye varınca günün cumartesi olduğunu oradaki nöbetçi zabıtadan öğreniyorum. Hemen başımın çaresine bakmam gerekiyor, belediyenin yakınında bulunan öğretmenevine gidiyorum. Maalesef yer yok, çevredeki otelleri dolaşmaya başlıyorum. Bütçeme uygun bir yer bulmalıyım. Merkezde küçük bir otel buluyorum ve pazarlık ederek 15 TL?ye kalıyorum. Daracık merdiveninden bisikletimi odama kadar çıkartıyorum. Yerleştikten sonra Midyat?ı gezmek ve karnımı doyurmak için dışarıya çıkıyorum. Öncelikle Bahar Sofra Salonunda bir güzel karnımı doyuruyorum. Ardından gezmeye başlıyorum. Çevredeki tarihi yerleri dolaşıyorum.

Son olarak ise internet kafeye giderek günün özetini bloğuma yazıyorum. Soluğu odamda yatağıma uzanmış bir şekilde alıyorum. Bloğuma karaladıklarım;

“Selamlar…
Pedalla Türkiye son hızıyla devam ediyor. Allah’a şükür bu günlere kadar gelebildim. Mardin’in güzel ilçesi Midyat’tayım. Şeyh’ler şehri Midyat’ta…
Tarihi dokusu hala korunmuş.. Çok güzel bir ilçe.

 

Sevgiler…”

Yol Bilgileri

Mardin ? Midyat arası 64 km mesafede ve D380 karayolu ile birbirine bağlanıyor. Güzergâh üzeride Yeşilli ve Ömerli ilçelerinden geçiliyor. Yolun büyük bir kısmı tırmanış, geriye kalan kısmı ise düzlük. Dar olan yolda fazla sıkıcı bir trafik yok. Bu nedenle rahat bir yolculuk geçirilebilir.

Gün Toplam Km: 65,44 | Ortalama Hız: 15,2 | Maksimum Hız: 48,0 | Bisiklet Kullanma Süresi: 05:12:58

Tur Toplam Km: 1063,93

14.Gün Harita ve Yükselti Tablosu (Mardin-Midyat); Haritayı büyütmek için lütfen üzerine tıklayınız?

Sevgi ve Saygılarımla…

This entry was posted on Perşembe, Eylül 23rd, 2010 at 19:59.
Kategori: Pedalla Türkiye.

Bir Yorum,

  1. semihoca

    Güzel gidiyor.ama güneydoğu da yemeklerin tadını çıkar,sonra bulamıyabilirsin.

Yorum Yaz “Pedalla Türkiye 14.Gün ( Mardin – Midyat )”

Serkan TAŞDELEN | pedalla.com | .net | .org | serkantasdelen.com.tr | Tüm hakkı saklıdır | 2014