Düşünmek, düşlemek…

04 Temmuz 2007 Kayseri – Yeşilhisar

Türkiye turumun 53. gününde Kayseri’deyim. Hala inanamıyorum desem yeridir. Çocukluk hayalimi gerçekleştiriyorum ve şuan yarısını geride bıraktım. Bu tur bana çok şeyler kattığı kesin birşey. Bunu gün geçtikçe çok daha iyi anlıyorum. Çünkü artık hayat hakkında ki görüşlerim, planlarım, kaygılarım kısacası herşeyim değişiyor. Bu güzel mi kötü mü henüz bilmiyorum. Bütün bunları yataktan kalmak istemediğim için düşünüyorum. Bütün geceyi rüyamda gördüğüm sevdiğim insanlar ile geçirdim. Ara ara geliyor özlem duygularım ve mutlu oluyorum. Özlüyorum, özleyeceğim insanlar olduğu için…

Saat 7:30’da artık yataktan kalkıyorum. Said gelecek ve İncesu’ya kadar birlikte pedal çevireceğiz. Benim için birkaç gündür iyi moral kaynağı oluyor bu eşlikler. Bu nedenle bu dostlarıma minnettarım. Her ne kadar yalnız olarak çıksam ve pedal çevirsem de hiç yalnız sayılmam. Takip edenlerim, gönül verenlerim, inananlarım, sevdiklerim benimle bu yolculukta. Saat 8:10’da TCDD misafirhanesinden çıkıyoruz ve pedallamaya başlıyoruz.

Dün durduğumuz Ankara – Niğde kavşağında bulunan Pastırmacılar Parkına trafik ışıklarında dur kalk yaparak anca varıyoruz. Buradan sonra yolum güneye iniyor ve Niğde istikametinde yol alıyorum. Sevgili Said ile bol ve güzel muhabbet eşliğinde nasıl geçiyor yol farkında bile değilim.

Makinemi arada sırada Said’e veriyorum ve beni çekiyor sağolsun. Genel olarak şöyle tura bakınca pek fotoğrafımın olmadığını keşfediyorum geçte olsa. 🙂

Nevşehir kavşağına ulaştığımızda saat 9:21 olmuştu ve not almayı ihmal etmiyorum.

Buradan sonra İncesu’ya 7 km kalıyor. Bu km aynı zamanda Said ile ayrılacağımız km’yi gösteriyor.

Saat 9:45 gibi İncesu’ya giriş yapıyoruz ve karnımızı doyurmak için birşeyler ve biryerler arıyoruz. İlçe merkezine gidiyoruz bu sayede.

İlçe merkezinde bir o yana, bir bu yana dolaştıktan sonra bir marketten ekmek arası birşeyler yaptırıyoruz ve merkezde bulunan güzel bir parka oturarak karnımızı doyuruyoruz. Tabi yardımcı içeceğimiz ise su ile karıştırarak yaptığımız toz limonata. 🙂 Yolda en çok sevdiğim şey, su bedava ve bu tozları fiyatı çok daha uygun. Su ihtiyacımı fazlası ile karşılıyor. Tavsiye olunur 😉

Karnımızı bir güzel doyurduktan sonra İncesu’yu gezmeye çıkıyoruz Said ile birlikte. İlk karşımıza çıkan ise Karamustafa Paşa Camii oluyor. İncesu tarihi zenginlik olarak epey zengin bir yer. Cami, çarşı, medrese ve hamam var aynı yerde. Buyurun fotoğrafları;

İncesu’dan bir kare,

Güzel bir İncesu gezisinin ardından Yeşilhisar’a gitmek için tekrar saat 10:30’da yola koyuluyorum. İncesu çıkışındayız ve Said ile ayrılma zamanı. Üzülüyorum, yalnız devam edeceğim için. Bir kaç gündür kalabalık ve güzel vakit geçiriyordum. Said ile son hatıra fotoğrafımızı çekiliyoruz.

Said Kayseri’ye, bense Yeşilhisar’a devam ediyorum. Said’e son kez el sallıyorum ve bütün herşey için teşekkür ediyorum. Sevgiyle kal kardeşim, yol uzun daha. Ama emin ol birgün bir yerlerde tekrar buluşacağız…

Yeşilhisar’a 25 km yolum olduğunu gösteriyor karşıma çıkan ilk tabela. Yolum düz ve rüzgarsız. Keyifle yol alıyorum ve düşünmeye başlıyorum yine yalnızlığın da desteği ile. Düşündüğümde yalnız olmanın o kadar kötü olmadığını fark ediyorum. Kendim ile yüzleşiyorum, yalansız bütün doğrularımla baş başayım. Değişik bir durum ama güzel. 🙂

Üzerinden geçtiğim bir demiryolu, burası bana Kars’a girdiğim günü hatırlattı. Kars’a da böyle bir tren yolu üzerinden geçerek ulaşmıştım.

Evet önümde koca bir ova uzanıyor. Karşı dağların hemen altı ise çok önemli bir nokta. “Sultansazlığı Önemli Doğa Alanı” ama kuruma ile yüz yüze.

Erciyes dağının zirvesi burada da beni yalnız bırakmıyor ve Kapadokya’dan bu yana gölgesini üzerimden eksik etmiyor. Sultansazlığı giderek beliriyor ve kuruduğunu buradan seçebiliyorum.

Yeşilhisar 15 Km…

Saat 11:40 gibi Develi kavşağına varıyorum. Burada da kısa bir foto-mola veriyorum.

Ardından az yolum kalıyor Yeşilhisar’a ve pedal çevirmeye devam ediyorum. Yolum üzerinde gördüğüm rengarenk çiçekleri de fotoğraflamayı unutmuyorum.

Yeşilhisar’a son 5 km…

Saat 12:21’de Yeşilhisar’a giriş yapıyorum. Burada da ilk işim belediyeye gitmek oluyor.

20 dakika sonra belediyeye ulaşıyorum ve yazı ileri müdürü ile muhabbete başlıyoruz. Kısaca projemden haberdar ediyorum. Türkiye’nin Önemli Doğa Alanlarından 89’unu dolaşıyorum ve bunlarda bir tanesi de Yeşilhisar ilçe sınırları içerisinde bulunan “Sultansazlığı”. Müdür bana bu bölge hakkında biraz bilgi veriyor ve kurtarma çalışmalarından bahsediyor. Bu da beni mutlu ediyor. Uzun uzun bu bölge üzerine konuşuyoruz ve bana ekmek arası ısmarlıyor. Birlikte yedikten sonra kalacağım otele doğru hareket diyorum. Yeşilhisar Belediyesine ilgi ve alakasından dolayı teşekkür ediyorum.

Kayseri-Niğde yolu üzerinde bulunan Arçelik otelin 130 numaralı odasına yerleşiyorum. Soyunup döküldükten sonra güzel bir duş iyi geliyor. Sonrasında dışarıya çıkıp gezintiye başlıyorum. Güzel ve küçük bir yer. O nedenle yabancısı olduğum için herkesin gözü üzerimde. Bu bir süre sonra rahatsızlık veriyor ve sıkılıyorum. Bende herkes gibi normal bir insanım, sadece güneşten biraz yanmışım o kadar. Ama ne hikmetse gözlerini benden alamıyorlar.

Bende insanlardan uzak yerleri gezmeye gidiyorum. Tarihi birkaç yapıyı fotoğraflıyorum.

Ardından Yazı İşleri Müdürünün de yardımı ile belediyenin arkasında bulunan tarihi ve yıkık hamamı fotoğraflıyorum. Hakkında pek bir bilgiye rastlamıyorum tabi.

Genel bir Yeşilhisar görüntüsü…

Yeşilhisar’ın tarihi yapılarından…

1348 yılında yapılmış Yeşilhisar’ın en büyük camilerinde olan Cami Kebir’i ziyaret ediyorum…

Tabiri caizse Yeşilhisar’ın arka sokakları ve eski mahallesi. Bu evlerde hala yaşayanlar var ve düşününce bende yaşamak isterdim diyorum.

Yeşilhisar’ı köşe bucak geziyorum, bu gezi esnasında garip bir olay daha yaşıyorum. Hani biraz öncede dedim ya, garip garip bakışlar rahatsız etti diye. Küçük bir çocuk aralıksız 3 dakika beni izledi ve bende onu izledim, ardından babası kafasına vurup – ne bakıyorsun oğlum dedi. 🙂 Ben orada kendimi zor tuttum ve ayrıldıktan sonra gülme krizine girdim. 🙂

Markete uğrayıp biraz meyve ve içecek aldım. Otele dönüp odama çıktım ve biraz uzandım. TV’yi açıyorum ve zap yaparak izleyecek programlar arıyorum. Herşey yolunda ama canım sıkılıyor. 🙂 Saat 22:47’de ise yatmak için TV’yi kapatıp çarşafı üzerime çekiyorum.

Yol Bilgileri

Kayseri – Yeşilhisar arası 70 km ve yol çok rahat. Rampalar hafif ve yormuyor. Yolunuz üzerinde bulunan İncesu mutlaka görülmeli, birçok tarihi değere sahip. Onun dışında yol üzerinde dikkatinize çekecek pek bir güzellik yok. Yol geniş ve trafik yoğun da olsa sorun yaratmıyor.

Gün Toplam Km: 72,00 | Ort. Hız: 19,7 | Max. Hız: 45,0 | Bisiklet Kullanma Süresi: 03:24:13

Tur Toplam Km: 3917,66

53.Gün Harita ve Yükselti Tablosu (Kayseri-Yeşilhisar); Haritayı büyütmek için lütfen üzerine tıklayınız?

Sevgi ve Saygılarımla…

This entry was posted on Perşembe, Ocak 27th, 2011 at 18:31.
Kategori: Pedalla Türkiye.

Bir Yorum,

  1. benkayseriyeşilhisarlıyım çok güzel memleketim ve oyludevam edin 17/km.sonra arplıköyü var orda bir ayranımızıiçin vetarihi güzel yerleri mgezin derim

Yorum Yaz “Pedalla Türkiye 53.Gün ( Kayseri – Yeşilhisar )”

Serkan TAŞDELEN | pedalla.com | .net | .org | serkantasdelen.com.tr | Tüm hakkı saklıdır | 2014