02 Eylül 2012

Festivalin son gününe geldik, bugün ben gibi herkeste bir hüzün hissediyorum. Ne ara 4 gün oldu da son güne geldik anlamadım. Dolu dolu geçen zamanın ne denli hızlı geçtiğini anlamadık gitti. Son gün rotamız toplamda 40 km kadar sürecek. Ama tırmanışın en çok olduğu günde bugün. Sabah kahvaltının ardından bisikletlerimizi almak için çadırların yanına dönüyoruz. Bu sırada Nil’in lastiğinin patladığını görüyoruz. Hemen acele ile iç lastiğini değiştiriyoruz, ama Nil’in psikolojisi çöktü gitti. 🙂 Çok önemsiz bir durum olsa da, keyfini kaçırmaya yetti. 🙂

Bu işlemi yaptıktan sonra anca yola çıkıyoruz bizde. Grup gitti ve biz en sona kaldık, ileriye yetişmek için hızla yol alıyoruz. Neyse ki bizim gibi birçok insan daha varmış. 🙂 Bugün pek anayolda sürmeyeceğiz o nedenle 1 km sonra sola giriyoruz ve köy yolunda pedallıyoruz. Karşımıza çıkan ilk çeşmeden sularımızı dolduruyoruz. Bu sırada benim açımdan garip bulduğum bu salyangozları çekiyorum.

Su takviye işlemleri devam ediyor, tamamlandıktan sonra yolumuza devam ediyoruz.

Manzaralar çok güzel bu arada, harika bir yol. Şimdilik hafiften yükseliyor, ama ileride bu eğim daha bir sertleşecek. 🙂

Bir süre bu şekilde devam ettik ve artık yol toprak zemine dönüştü. Pek sevmesem de mecburen devam ediyorum yola. Bu sırada hala grubun en arka kısmındayız. Yavaş yavaş gidiyoruz ve çok mola veriyoruz. Geride kalan arkadaşları yalnız bırakmamak için bu şekilde devam ediyorum.

Toprak zemin korktuğumuz kadar devam etmiyor ve bir süre sonra tekrar asfalt olarak devam ediyor. Rampa yer yer dikleşiyor ve çıkmakta zorlanan arkadaşlarımız bisikletlerini ellerine alıyorlar.

Bulunduğumuz yer mola noktası ve buraya kadar ulaşıyoruz. Biz ulaşıyoruz ama ön gruptan arkadaşlar tekrar yola çıkıyorlar. Soğuk birşeyler içiyoruz burada ve dinleniyoruz burada. Tabi bu güzel manzaralı yerimizden bir kare fotoğrafı hak ettik.

Buradan sonra yola devam ediyoruz. Ben makineyi yine Nil’e bırakıp tırmanışa devam ediyorum. Kendi tempomda zirveye kadar durmadan devam ediyorum.

Bize akşamları sunuculuk yapan arkadaşımız Mustafa’dan bir kare çıkmış burada. 🙂

Bir süre bu yolda tırmandıktan sonra Altınyaka yolu ile birleşiyoruz ve tırmanışa bir süre daha devam ediyoruz. Burada fotoğraf çekmek için duruyorum ve hemen sonrasında yola devam ediyorum.

Veee zirveye geldik, önden gelen arkadaşlar uzanmışlar dinleniyorlar bile. 🙂 Bende varıyorum ama oturmak bile gelmiyor içimden. 🙂 Oysa ki tırmanmaya kendimi alıştırmıştım, daha devam eder diye bekliyordum. 🙂

Burada da bu güzel manzarayı seyrediyorum bir süre. Sonrasında ise gelenleri beklemeye koyuluyoruz ve başlıyoruz geyik muhabbetine. 🙂

Eskişehir’den Oktay Abi mi olupbarı bu? 🙂

Ekibin tamamlanmasını bekliyoruz burada, sonrasında inişe geçeceğiz.

En son katılımcıda geldikten sonra inişe geçiyoruz. Toprak zemin olduğu için çok dikkatli olmak gerekiyor. Olabildiğince tehlikeli bir iniş burası. Temkinli ve yavaş olarak inişi gerçekleştiriyoruz.

Toprak zemin inişimizin bittiği yerde asfalt yola bağlanıyoruz ve yine burada toplanıyoruz. Yolun hemen yanında akan soğuk suya ayaklarımızı sokuyoruz. Çok soğuk ve rahatlatıcı geliyor bizlere. Sonra yine beklemeye devam ediyoruz. 🙂 Bugün çok bekledik sanırım. Ama bunda yolun etkisi çok, o nedenle sabırlıyız. 🙂

Turun son günü, hani herkeste bir hüzün var dedim ya. İşte bak Mersin’den Zerrin’de onlardan birisi. Bu son görüşmemiz ve son fotoğrafımız olmuş. Kamp alanında da kendisi ile görüşemeden ayrıldık. Bir başka turlarda görüşebilmek dileği ile diyebiliyoruz ancak. Bu güzel gülücükler için çok teşekkürler Zerrin.. 🙂

Zerrin ve Nil’i çekiyorum bende, kimse karıştırmasın tekrarlıyorum Nil bu. 🙂 Tur boyunca Ayten Atabey ile çok karıştırıldı kendisi. Ama ikisini yan yana görünce ben pek bir benzerlik göremedim. 🙂 İkisine de selamlar, sevgiler buradan. 🙂

Buradan sonra yemek noktamıza geliyoruz. Bu defa fazla beklemeden yemeğimizi yiyoruz ve karnımızı tıka basa doyuruyoruz. Kolanın sponsorluğu ile epey de kola içtik bunu da eklemeyi unutmayalım. 🙂

Yemek molasının ardından İzmir’den gelen arkadaşlarımız erkenden ayrılmak için vedalaşmaya başlıyorlar. İşte hüzün tekrar yüzünü gösterdi. Tur bitti ve gidiyorlar olacak iş mi?

Bizde yemeğin ardından bir süre dinlendikten sonra grup olarak harekete geçiyoruz. Yolumuzun geneli iniş olarak devam edecek ve pek bir yolumuz kalmadı kamp alanına. Yavaş yavaş devam ettik ve çok geçmeden kamp alanına ulaştık. Ben bu gece de kampta kalıyorum, yarın bisikletim ile yoluma devam edeceğim. O nedenle pek hazırlık telaşım yok. Hazırlanacak arkadaşlar bunun telaşı ile ilgilenirken biz birkaç arkadaş denize doğru yöneliyoruz. Biraz yüzmek iyi gelecek ve üzerine bir güzel duş. 🙂 Kendimize gelmek için iyi bir neden…

Ayrılacak arkadaşları uğurluyoruz ve bizler kaldığımız yerden devam ediyoruz. Ama sanki artık birşeyler yarım. 🙂 Muhabbet konumuz bu oluyor. Ya önce gideceksin, ya da hep beraber gideceksin. Böyle geride kalmakta, geride bırakmakta çok zor ya. 🙂 Öncesinde günlerdir yalnız veya iki üç kişi ile pedalladıktan sonra burada 200 küsür kişi ile birlikte pedallamak beni epey mutlu etti. Tabi ki kısa süreliğine, yoksa bu kadar kişi ile ne kadar uzun süre gidilebilir ki? 🙂

Evet nihayetinde tur akşam yemeği ile sona ulaşıyor. Burada kalan arkadaşlarla güzel muhabbetler ediyoruz ve yatmadan önce vedalaşıyoruz. Sabah erkenden bende ayrılacağım ve tekrar yollara düşeceğim.

Antalya’da bizleri misafir eden, organizasyonda emeği geçen tüm arkadaşlara çok çok teşekkür ederim. Bir gün bir yerlerde tekrar pedallamak dileği ile…

Toplam Km: 38.63 Km | Ort.Hız: 15.8 | Max.Hız: 44.0 | Bisiklet Kullanımı: 02:26:15

Antalya Bisiklet Festivali 4. Gün Güzergah Haritası;

Sevgilerimle…

onceki-gun

This entry was posted on Pazartesi, Eylül 10th, 2012 at 20:34.
Kategori: Türkiye'den.

Bir Yorum,

  1. oktay

    hehe , hee Oktay abi olupbarı 😀

Yorum Yaz “Antalya Bisiklet Festivali (4.Gün)”

Serkan TAŞDELEN | pedalla.com | .net | .org | serkantasdelen.com.tr | Tüm hakkı saklıdır | 2014