BATI ERZİNCAN BİSİKLET TURU 3.GÜN (KEMAH-İLİÇ)

19 Haziran 2008

Erken kalkan erken yol alır mantığı ile yola düşüyoruz. Amacımız hemen Kemah çıkışından başlayan on kilometrelik rampayı erken saatte güneşe kalmadan çıkmak. Sultan Melik Türbesinin bahçesinde domates, salatalık ve ekmekten oluşan kahvaltımızı yapıyoruz. Daha fazla zaman kaybetmeden yola koyuluyoruz.

Yavaş yavaş tırmanıyoruz, bir sağa bir sola döne döne. Bir virajın ardından önümden havalanan ?Angıt? kuşlarını görünce çok seviniyorum. Hemen tur arkadaşım Onur’a bu kuşlardan bahsetmeye başlıyorum.

Yolda bizi muhteşem manzaralar yanlız bırakmıyor.

Rampayı muhabbet ederek yavaşça çıkıyoruz. Gölkaynak Köyüne varıyoruz. Burası ilk rampanın son noktası. Kilometre saatime baktığımda tam 10 km olmuş ve bir saattir de yollardayız.

Zirvede harika bir manzara bizi bekliyor. Heybetli Munzurlar tüm asaleti ile karşımızda.Hemen durarak bu güzel manzarayı uzun uzun seyre dalıyoruz. İçimde ki sevinci kelimeler ile anlatabileceğimi sanmıyorum.

Çıktığımız kadar rampayı iniyoruz. Güneş yüzünü henüz göstermediği için hızımızdan dolayı üşüyoruz.

İnişin ardında yeni bir rampa bizi bekliyor. Tekrar viteslerimiz küçülüyor ve çıkış başlıyor. Bir inip bir çıkıyoruz. Ara ara dinleniyor, bazende yükleniyoruz pedallara. Nerede güzel bir manzara görsek durup fotoğraflıyoruz. Bu yol ta ki Seringöze ve Kartepe köyünün yol ayrımına kadar böyle devam ediyor. Bu kavşaktan sonra hafif rampa bir yolda ilerliyoruz. Yanımızdan dere bizim ters istikametimizde akıyor. Bu uzun bir tırmanış olduğunun göstergesi. Rampa giderek dikleşiyor ve küçük bir mola daha veriyoruz. Yanı başımızda ki kulübeden bir amca çıkıyor ve bize su veriyor. Suyumuz az kalmıştı ve bizde mataralarımızı dolduruyoruz. Oturun çay demleyeyim size dese de yolda olmayı tercih ederek teklifini geri çevirmek zorunda kalıyoruz. Rampa bitmek bilmiyor ve yorgunluk belirtileri başlıyor. Yol sıkıcı olmaya başlıyor.

Çiğdemli Köyünün camisinde biraz dinleniyoruz. Haritamda göründüğü üzre biraz daha tırmanacağız. Uzun rampalar iyice bunaltıyor ve su sıkıntısı çekmeye başlıyoruz.

Mataralarımız bitti bitecek derken Allah yardımımıza koşuyor ve bir çeşme çıkıyor karşımıza. Bisikletimi kenarı atıp hemen çeşmeye koşuyor ve kana kana su içiyorum. Ardından Onur geliyor ve aynı şekilde o da suya koşuyor. Burada uzunca mola veriyoruz.

Çeşme başında dinlenirken kelebekler misafirimiz oluyor.

Rampa hala bitecek gibi görünmüyor. İyice soluklandıktan sonra tekrar pedal başına geçiyoruz. 2 km kadar çıktıktan sonra nihayetinde zirveye yani Savaş Gediği Geçidine ulaşıyoruz. Tabelaya baktığımda 1630 metrede olduğumuzu görüyorum. Saatimiz 11 dolaylarında ve 43 km’dir yoldayız.

15 km sürecek olan inişe geçiyoruz.

Tur arkadaşım Onur,

Çıkartmakta zorlandığımız bisikletlerimizi şimdi ise durdurmakta zorlanıyoruz. Uzun bir inişin ardından Refahiye kavşağına geliyoruz. Buradan sonra İliç’e kadar çok az yolumuz kalıyor.

Düz bir yol eşliğinde İliç’in girişine geliyoruz. Polislerin dur işareti ile duruyoruz. Kısa bir kimlik kontrolünden geçiyoruz.

Nereden gelip, nereye gittiğimizi kısaca özet geçtikten sonra merkeze çıkmak için ayrılıyoruz. İliç’in merkezine 3 km rampa çıkarak varılıyor. Bugün o kadar çok rampa tırmandık ki bu rampa bize çok zor geliyor. En düşük vitese alarak bisikletimizi yavaş yavaş çıkmaya başlıyoruz. Ne de olsa acelemiz yok. 500 metre çıkıyor on dakika dinleniyoruz. Tam elli dakikada çıkmışız üç km’lik yolu. Direkt İliç Belediyesine gidiyoruz başkanı ziyaret etmek için ama başkanı yol üzerinde buluyoruz. Hemen ayak üstü kısaca projemizi anlatıyoruz. Bizi belediyeye yönlendiriyor ve kalacak yer konusunda yardımcı olacağını söylüyor. Ama maalesef görevli arkadaş belediyenin misafirhanesinde yer kalmadığını belirtiyor. Farklı yerlerde yer aramaya koyuluyoruz ama hiçbir yerde kalacak bir yer yok. Kamp kurabileceğimiz uygun bir yer bile bulamıyoruz. Dört saatin ardından en sonunda öğretmen evinin salonunda iki kanepe buluyoruz.

Bisikletlerimizi öğretmen evi girişine güvenli bir şekilde bıraktıktan sonra İliç’i gezmeye çıkıyoruz.

Orada yaşayanlara soruyoruz İliç denince akla ne gelir diye. Aldığımız cevap ise ?Tulum Peyniri? oluyor. Belirtildiği gibi asıl tulum peyniri burada imal ediliyormuş. Peynir imalatçısı Şavak’lı aşiretinden Mustafa Abi ile laflıyoruz. -Hiç bir şey eskisi gibi değil diyor. Her şeyin sahtesinden yakınıyor. Haksızda değil yani. Onun için işlerin yolunda olmadığını söylüyor. Belediyenin hemen altında ki tarihi çeşmeye gidip su içiyoruz, tarihi ahşap camiyi görmeye gidiyoruz.

İliç’ten manzaralar,

Gün Toplam Km: 68,95 ? Ortalama Hız: 13,4

En Yüksek Hız: 68,3 ? Bisiklet Kullanma Süresi: 05.07.03

Sevgi ve Saygılarımla…

Lütfen dördüncü gün ile devam ediniz… –> 4.Gün

This entry was posted on Perşembe, Kasım 13th, 2008 at 17:33.
Kategori: Türkiye'den.

6 Yorum,

  1. alpor

    sevgili serkan paylaşımın için çok teşekkürler ortalama hızın bana çok düsük geldi uluslar arası yarışta en yüksek 128 km ortalama 45 km biraz perfonmansını artırda katıl su yarışlara gereken yardımı yolda yaparım

  2. Serkancım,
    Tabela önündeki klasik pozunu görünce gülümsedim. Aklıma köy kahvesinde ettiğimiz muhteşem kahvaltı ve gece kaldığımız lüks mü lüks (!!) benzinci geldi. 2 sene sonra yine beraber pedallarız di mi Serkan?

  3. serkan bey kardesim resimiler mükemmel onurada selam bizde 6 mayisda 6 kisi
    avrupa turu yaptik berlin prag wiyana seni taniyorum gökova 2007 katilmistiniz hazirandada sarp smsun turu yaptik 10 kisi amerikali vardi
    cok lüxdu öbür turlar kadar olmadi gönlümce pedal basamadim öbür iki günüde gönderirsen sevinirim paylastigin tesekkürler

  4. Merhaba Gizem Ablacım,
    Sen yeter ki iyi ol her zaman pedallarız…

    Serkan TAŞDELEN

  5. onur sanalan

    serkancım o sıkıcı gunu nasıl hayatım boyunca unutamam rampanın hiç bitmeyecegini sanmıştım ilictaki butun aksiliklere ragmen guzel bi yerdi ayrıca mustafa abiyede buradan tesekkürlerimi iletitiyorum cok yardımcı oldu bize

Yorum Yaz “Batı Erzincan Bisiklet Turu 3.Gün (Kemah-İliç)”

Serkan TAŞDELEN | pedalla.com | .net | .org | serkantasdelen.com.tr | Tüm hakkı saklıdır | 2014