BATI ERZİNCAN BİSİKLET TURU 4.GÜN (İLİÇ-KEMALİYE)

20 Haziran 2008

Belediyenin altında ki çeşmeye giderek kahvaltımızı domates, kaşar peyniri ve ekmek ile yapıyoruz. Sularımızı da doldurup saat 7 gibi yola çıkıyoruz.

Dün çıkmış olduğumuz rampa gibi bir rampayı iniyoruz bugün. Fırat nehrinin yanına kadar.

Yolumuz Fırat’a paralel şekilde ilerliyor. Hava çok güzel, keyifler çok güzel, kötü olan Hiçbir şey yok. Mutluyuz ve yoldayız.

Fırat Nehri etrafında yol kıvrılarak ilerliyor.

Fırat Nehri etrafında yol kıvrılarak ilerliyor.

Bağıştaş’a varıyoruz. Divriği’ye devam eden yol üzerinde ki asma köprüyü görmek için iki km kadar içeri giriyoruz.

Divriği yolundaki asma köprü...

Divriği yolundaki asma köprü...

 

Köprüyü gördükten sonra geriye dönüp tur başından bu yana bize bahsedilen Bağıştaş Geçidinin yamacına geliyoruz. Geçit bize bakıyor bütün ihtişamı ile. Bize zorlayacağı kesin. O kadar dik bir rampa ki araçlar bile çıkarken çok zorlanıyor. Yavaş yavaş çıkmaya başlıyoruz.

Aşağıya baktıkça kısa mesafede ne kadar yükseldiğimizi görüyoruz.

Tur arkadaşım Onur...

Tur arkadaşım Onur...

Yaklaşık 4 km süren rampayı sürekli kısa molalar ile bir saatte tırmanıyoruz. Hafif bir inişin ardından toprak yola giriyoruz.

Bir süre bu yolda devam ettikten sonra yolun asfaltlaştığı noktada bir çeşme çıkıyor karşımıza. Mola vermek için çok uygun bir yer. Su başında iki kişi daha var. Hem dinleniyor hem muhabbet ediyoruz. Konumuz yine nereden gelip nereye gittiğimiz. Anlatıyoruz her ne kadar inandıramasak da. Rüzgara karşı pedallamaya başlıyoruz. Düz ve hafif tırmanan yolda ilerlemeye devam ediyoruz. Uzun süre bu işkenceyi çektikten sonra Çimento Geçidi zirvesine ulaşıyoruz. Bu noktadan sonra Kemaliye’ye kadar inişe geçeceğiz. Durup manzarayı seyre dalıyoruz. Seyrederken dikkatli inmemiz gerektiğini konuşuyoruz.

Fotoğraf çekip tüm donanımlarımızı kontrol ettikten sonra inişe geçiyoruz. Yol virajlı ve mıcır ile dolu. Dikkatli bir şekilde ve yavaşlayarak inmek zorundayız. Bir ara düzlükte hızlanıyorum ve arkama baktığımda Onur’u göremiyorum. Bisikletimi hemen bir kenara bırakarak geriye doğru koşuyorum ve havaya doğru yükselen bir toz bulutu görüyorum. Onur virajı alamayarak dağa çarpmış. Gittiğimde yerde kımıldamadan yattığını görüyorum. Korku ile hemen bir şeyinin olup olmadığını soruyorum ve ?bisikleti kaldırsana!? cevabını alıyorum. Bisikleti üzerinden kaldırdıktan sonra Onur’u da kaldırıyorum. Bilinci yerinde Allah’a şükür ki. Kolları ve elinde sıyrıklar dışında önemli bir şeyi yok. Hemen mataralarımızdaki su ile yaralarını yıkıyorum. Yola devam edip edemeyeceğini soruyorum ve önemli bir şeyinin olmadığını söyleyerek yola devam edebileceğini söylüyor. Ardından bisiklete dönüp bir şeyinin olup olmadığına bakıyoruz. Onda sorun yok.

Onurun yaraları.

Onur'un yaraları.

 

 

Bu defa çok daha yavaş şekilde inişe devam ediyoruz.

Kemaliye girişinde ki köprüye kadar iniyoruz ve köprüyü geçerek karşı tarafta jandarma kontrol noktasında duruyoruz. Nöbetçi subay ile kısa bir muhabbetin ardından Kemaliye merkeze doğru yöneliyoruz.

Kemaliye’ye giriyoruz,

Kemaliye girişi ve ben,

Kemaliye girişi ve ben,

Kemaliye Girişi ve Onur,

Kemaliye Girişi ve Onur,

Kemaliye merkezde kaymakamlık görevlisini bulmak için kaymakamlığı sorarken tam aradığımızı kişiye yani kaymakamlık yaz işleri müdürüne bunu sormamız çok güzel bir tesadüf oldu. Kamp için bize yer göstermelerini rica ediyoruz ve çok uzakta bir yer tarif ediyor. Bizde önce hastaneye Onur’u pansuman ettirmeye gidiyoruz.

Ardından tekrar merkeze dönerek bu defa şenlik görevlilerine kamp alanını soruyoruz ve tam ters istikamette uzak bir noktayı tarif ediyorlar. Canımız sıkılıyor tabi. Merkezde bir banka oturarak dinleniyoruz. Kalacak yer hala bulamadık. Oturduğumuz bankın hemen arkasında Belediye olduğunu görünce hemen belediyeye giderek projemiz hakkında bilgi veriyorum ve kalacak yer konusunda yardımcı olmalarını rica ediyorum. Diğer bisiklet sporcularının kalacağı yer olan erkek öğrenci yurduna yerleştiriyorlar bizi. Yurtta ki yatağımıza yerleştikten sonra öğle yemeği yemek için merkeze tekrar dönüyoruz.

Şenliklerin olması dolayısı ile Kemaliye kalabalıktı. Canlı yayın programını da orada izliyoruz. Ardından şöyle yüzeysel bir Kemaliye turu atıyoruz. Kemaliye’den manzaralar,

Kemaliyenin tarihi evleri,

Kemaliye'nin tarihi evleri,

Kemaliye genel görünüşü,

Kemaliye genel görünüşü,

Kemaliye şehir merkezi...

Kemaliye şehir merkezi...

Gün Toplam Km: 51,62 ? Ortalama Hız: 13,3

En Yüksek Hız: 64,5 ? Bisiklet Kullanma Süresi: 03.52.32

Sevgi ve Saygılarımla…

Lütfen beşinci gün ile devam ediniz… –> 5.Gün

This entry was posted on Cuma, Kasım 14th, 2008 at 21:47.
Kategori: Türkiye'den.

4 Yorum,

  1. umit

    merhaba serkan harika bi gezi arkadaş içinde çok üzüldüm pedalla türkiye turunu yeniden yapman dileği ile umit ..

  2. süheyla

    slmlar, Kemaliye’yi hep merak ediyordum azda olsa fotoğraflarla bu merakı gıderdıgınz için tesekkurler ama yınede en yakın zamanda gıdıp gezmek istiyorum.arkadasınız içinde cok gecmıs olsun…

  3. Merhaba Arkadaşlar,
    Değerli yorumlarınız için çok teşekkür ederim. Geçmiş olsun dileklerinizi Onur kardeşim mutlaka okuyordur ama bende teşekkür ederim yerine.

    Kemaliye’ye ait daha kapsamlı fotoğraflar turumuzun 5.gününde yayınlanacaktır.

    Serkan TAŞDELEN

  4. onur sanalan

    hepinize tesekkür ederim dusmeme ragmen guzeldi oda turdan bana tatlı bi anı olarak kaldı

Yorum Yaz “Batı Erzincan Bisiklet Turu 4.Gün (İliç-Kemaliye)”

Serkan TAŞDELEN | pedalla.com | .net | .org | serkantasdelen.com.tr | Tüm hakkı saklıdır | 2014