25 Ekim 2009

Güne güzel bir kahvaltı ile başlamak, o günün muhteşem geçmesinin bir nedeni olsa gerek. Ki öyle de oluyor. Hava çok güzel, bulutların dansı devam ediyor ama bugün yağmayacak onu sinyalini veriyor bize. Bu da mutluluğumuza mutluluk katıyor tabi ki. Yaptığımız muhteşem kahvaltının ardından Sayın Muğla Vali Yardımcısını bekliyoruz. Ardından yola çıkacağız. Bir kısım hala kahvaltısını yaparken bitiren kısım ise özlem giderip, muhabbetin belini kırıyor. Bir yıl aradan sonra sevdiğimiz arkadaşlarımızla buluşmak gerçekten çok güzeldi. Kahvaltı yaptığımız yerden birkaç manzara sizlere…

Doğu Anadolu’dan katılan katılımcı arkadaşlarımız. Bitlis’ten Nesim Gözeten, Erzincan’dan Samet Efe ve Yusuf Dinçer. Son olarak fotoğraf çekende ben Erzincan’dan Serkan Taşdelen…

Kadın Azmağı üzerinde kahvaltının keyfide bir başka oluyor…

Bir kahvaltının en vazgeçilmezi sıcak çay hiç masamızdan eksik olmuyor.

GPA-3 katılımcıları civciv gibi her yerde. Bu yıl ki formalarımız sarı renkte ve çok güzellerdi. Tekrar teşekkürler…

Hareket saatini beklerken muhabbet etmeye devam ediyoruz.

İzmir’den katılan Mustafa Dinç Ağabeyim  ve İzmir il temsilcisi H.Olcay Ormankıran, hemen yanı başında bulunan bayan ise Ankara il temsilcisi Sayın G.Funda Ulutürk. 🙂 Sevgilerimle her birine…

Kahvaltının ardından Muğla Vali Yardımcısının vermiş olduğu start ile pedallar dönmeye başlıyor. Maden iskelesine kadar Muğla Gençlik Spor İl Md. ile pedallıyoruz. Grubumuz itinalı ve mutlu bir şekilde yol alıyor.

Katılımcılarımız sırası ile objektifimin önünden geçiyorlar…

Yola çıkalı 10 km kadar oluyor ve grubun toplanması için mola veriyoruz. Turnalı Restaurant önünde toplanıyoruz. Maden suyu takviyesi iyi geliyor. Bu arada karşı yönden araç ile gelen Ege Üniv. Bisiklet Topluluğu kurucusu arkadaşımız Derya Yıldırım ile buluşuyoruz. Süper bir tesadüf oluyor. Hemen yol üstü kısa bir muhabbet ediyoruz.

Molanı ardından tekrar yoldayız. Orman içinde keyifle pedallarımız dönüyor. Her dönen pedal bizi eşsiz koylarla karşılaştırıyor. Her yıl burada pedallasakta, her yıl bu heyecanı tekrar yaşamak çok güzel.

Mini rampaları çıkıyoruz tek tek…

Ormanın içinden geliyor bisikletçi dostlarımız… Sakin, mutlu ve huzurlu…

Bisikletinin bir bacağı kırık Erkut’ta bu yıl ilk defa katılıyor GPA’ya. 🙂 Eminim onun için çok daha büyük heyecan uyandırıyordur bu coğrafya ve dostluklar…

Bir yanım deniz, bir yanım dağ… Ezip geçtiğim ise bitmek tükenmek bilmeyen yollar…

Nihayetinde ilk uzun molamızı vereceğimiz Akbük Koyuna varıyoruz. Buraya ulaşan birçok arkadaşımız soluğu denizde alıyor. Havanın güzel olmasını da fırsat bilerek heç vakit kaybetmeden atlıyorum denize. O kadar terden sonra ilaç gibi geliyor. Nevşehir ekibinden Can Dede, Abdullah Güney ve Ahmet Başbağlar bana poz vermeyi ihmal etmiyor tabi…

Biraz toprakçılık gibi olacak ama alakası yok. 🙂 Erzincan’dan Samet ve Yusuf…

Akbük’te anı fotoğrafımızı çekilmek için toplanıyoruz..

Giderek kalabalıklaşan GPA-3 katılımcıları…

Haydi şimdi eller havaya…

Akbük Koyunda deniz keyfinden sonra Kultak rampasını çıkmaya başlıyoruz. Bu keyiften sonrada hiç çekilmiyor bu rampa…

İlk rampamız sonunda Akbük Koyunu kuş bakışı izliyoruz. Burada açlıktan ölmek üzereyiz. Çikolata, kuru üzüm, ekmek, bisküvi ne bulsak saldırıyoruz.

Sevgili İbrahim Kızılkaya ağabeyim…

Ekip soluklanıyor, birazdan rampalar devam edecek. Bundan daha sert ve daha uzun olacak şekilde tabi ki…

Biraz dinlendikten sonra tekrar yoldayız. Kultak köyüne kadar durmak yok. Öğle yemeğini Kultak köyünde yiyeceğiz. O nedenle pedala biraz daha hızlı basmaya başlıyorum. Açlıktan ölmek üzereyim. Yanıma ekstradan birşeylerde almadım. Çıkıştan görüntüler…

Ve tekrardan nihayet diyerek yemek molasının verildiği noktaya varıyoruz. Poğaça ve elmadan oluşan menümüz tamamen enerji verici. Afiyetle yedikten sonra çay ve bisküvi ile takviye yapıyorum.

Ekibin tümünün toplanmasını bekliyoruz. Ardından tekrar yolumuza devam edeceğiz.

Yemekler yendikten sonra, yolumuza kaldığımız yerden devam ediyoruz. Biraz daha çıkılan rampanın ardından bisikletlerimizi rampadan aşağıya dikkatli bir şekilde salıyoruz. Yolda sık sık çukurlar var ve çok dikkat etmek gerekiyor. O nedenle fazla hız yapmadan iniyoruz. İnişin ardından bir süre düzlükte ilerliyoruz ve düzlük sonunda Ören’e giriş yapıyoruz. Ören girişinde bütün ekibin toplanmasını bekliyoruz. Tüm katılımcı arkadaşlarımız geldikten sonra kamp alanımıza doğru harekete geçiyoruz.

İkişerli, üçerli gruplar halinde ilerliyoruz.

Kamp alanımıza ulaştıktan sonra ilk işimiz çadırlarımızı kurmak oluyor. Herkes çadır kurma telaşındayken sarılıyorum makineme ve başlıyorum fotoğraflamaya…

Sevgili yol arkadaşım Feyyaz’ı çadırını kurmuş, mutlu bir şekilde bana gülümserken çekiyorum.

Hiç sevmediğim bir yaratık olan Köpeği çok fotojenik bulduğum için çekiyorum. Belki bir daha bana havlamaz ümidi ile…

Çadır kurma işlemi hala devam ediyor…

Birazda çevreyi fotoğraflamak için dolaşmaya çıkıyorum. GPA destekçisi Kutay Otomotiv’e sonsuz teşekkürler…

Sevgili Atlas Dergisi yazar ve fotoğrafçısı Hüseyin Ürkmez takılıyor objektifime…

Burada da denize girenleri unutmamak gerek. Hava biraz kapanır gibi olduğu için ben girmemeyi tercih edenlerdenim.

Çadır kurma işlemi bitmiş, herkes dinlenmeye çekilmiş bir görüntü…

Bu da Ören’in gizli güzelliği olsun…

Yazın adım atılmayacak kadar kalabalık olan plajlar, şimdi ise çok boş…

Akşam yemeği için tekrar hep birlikte bir araya geliyoruz. Yemeklerimizi kaşıklarken  Ören Belediye Başkanı Kazım Turan bizlere küçük bir konuşma yapıyor. GPA’ya vermiş oldukları destekten dolayı bizlerde alkışlıyoruz kendisini.

Organizasyon komitesinden arkadaşlarımız H.Can Demirel ve Dilek Bulut Ören Belediye Başkanı ile…

H.Can Demirel ve Ören Belediye Başkanı…

Yemeğin ardından birkaç arkadaş toplanarak Ören’i gezmeye başlıyoruz. Bir kahvede çaylarımızı yudumluyoruz.

Sahil boyunca yürürken hatıra fotoğrafını ihmal etmemek lazım.

Turun yine en ilginç fotoğraflarından birisi. Herkes kendi haline pozu… 🙂

Gezme bittikten sonra sahilde oturup biraz muhabbet ediyoruz. Feyyaz ile birlikte Muğla-İzmir-Van turumuzu anlatıyoruz sabırla dinleyen arkadaşlarımıza. Ardından çadır alanına dönerek müzik faslına eşlik ediyoruz.

Muhteşem müzik ziyafetini Kapadokya’dan gelen şaraplarımızı yudumlayarak dinliyoruz. Teşekkürler Nevşehir Ekibi…

Gökova Pedallarımın Altında Bisiklet Buluşmasının 3.’sü olan bu birinci günün gecesini bu şekilde Ören’de sonlandırıyoruz.

Sevgi ve Saygılarımla…

This entry was posted on Çarşamba, Kasım 4th, 2009 at 14:23.
Kategori: Türkiye'den.

8 Yorum,

  1. Zeliha Özkara

    ellerine ve yüreğine sağlık canım yine muhteşem:))))

  2. Samet EFE

    2 tane birden arı sokmuştu beni:):) bugün

  3. semihoca

    çok güzelmiş…oraları yaşıyoruz…

  4. Mesut DİKMETAŞ

    Kanka ellerine ve gözüne sağşık :o) tabi pedalına da destek :oD

    neyse gır gır bi yana cidden resimlerde çok iyi anlatımında ama dikkatimi çeken bişey var kanka resimlerde yokum hıhhh

  5. semeket

    Serkan abi fotoğrafların harika tabiki fotoğraftaki arkadaşlarda harika ben bu gezide yoktum ama gezmiş kadar oldum. o rampalar yok mu o rampalar öldürdü beni bacaklarımda derman kalmadı 😀

  6. Erkut Yigit

    Boyle bir guzelligi, Serkan’in muhtesem resim ve yorumlarini, guzel bir siirle zenginlestirmek isterim.

    Bu bisikletcilerdir rampalarda basan,
    Gece gelir bazen karabasan.
    Adım ne Hüseyin’dir ne Hasan,
    Etek sarı sen etekten sarısan.

  7. dilek bulut

    sarı büyük ve mutlu kalabalık
    teşekkürler Serkan

  8. ahmet

    Selam Gizem. Seni on km.lik bayırda iple çektim, bir teşekkür bile etmeden çektin gittin. Teessüf ederim.

Yorum Yaz “Gökova Pedallarımın Altında – 3 (1.Gün, Akyaka – Ören)”

Serkan TAŞDELEN | pedalla.com | .net | .org | serkantasdelen.com.tr | Tüm hakkı saklıdır | 2014