
22 Mayıs 2016
Merhaba Arkadaşlar,
Bu hafta sonu için kendime Karaman’ı seçiyorum. Oraya gidip önce Ayrancı ilçesini ardından da Konya’nın Ereğli ve Halkapınar ilçelerini göreceğim. Bu arada bu turları bisiklete binmek için zamanım yok bahanesi üreten arkadaşlarıma ithaf ediyorum. 🙂
Neden mi? Haftanın altı günü yoğun iş temposuyla çalışıyorum. Sadece pazar günleri kendime vakit ayırabiliyorum ve bu vakti %90 bisikletim ve arkadaşlarımla birlikte pedal çevirerek geçiriyorum. Muğla’da yaşayan birisi olarak hafta sonu turu için Karaman’ı seçmem ise son kalan Ayrancı ilçesine pedal çevirmek istememle alakalı. 🙂
Cumartesi günü akşam dükkanı kapattıktan sonra otogara geçiyorum. Akşam 21.15’te Karaman’a gidecek olan otobüse bisikletimi katlayıp bagaja koyuyorum ve yolculuk başlıyor. Yaklaşık 12 saat sürecek yolculuğum sonunda sabah 8.00’de Karaman’da otobüsten iniyorum. Burada beni Karamanlı üç bisiklet dostu karşılıyor. Onlara ne kadar teşekkür etsem azdır. Otogara kadar gelip beni karşılamaları çok ince bir davranış. Gelmeden önce Karaman’da bulunan Kürşat Akın’la irtibat kurmuştum. Bugün turu birlikte yapacağımız için arkadaşlarım Kürşat hocanın evine kadar bana eşlik ediyorlar. Kürşat hocam ile internet üzerinden tanışıyoruz ve hem bisikletten, hem de kuş fotoğrafçılığından ortak arkadaşlarımız var. İki ortak hobimizin olması da ayrı bir tesadüf tabii. 🙂

Kürşat hoca bahçede kahvaltı yapmadan yola çıkmamıza izin vermiyor. Öyle güzel ve organik bir masa hazırlıyor ki değmeyin keyfimize. 🙂 Canınız çekmesin diye masamızın fotoğrafını paylaşmıyorum. 🙂

Bu arada kuş dostu olmasından dolayı bahçesini o kadar güzel düzenlemiş ki insan bir ömür geçirebilir burada. Bu güzel yerden çok etkileniyorum.

Bu turda yol arkadaşım çoğu şehirler arası turda olduğu gibi, katlanır bisikletim. Kürşat hoca ise yol bisikletiyle gelecek. Umarım ona ayak uydurabilirim. 😉


Muhteşem doyurucu kahvaltımızın ardından artık yola koyulma vakti geliyor. Gideceğimiz yol daha önceden yaptığım çalışmalara göre oldukça düz ve hafif tırmanışlara sahip. O nedenle hızla yol alabileceğiz. Kürşat hoca ile birlikte muhabbet ederek pedal çeviriyoruz.

Kilometreler altımızdan hızla akıp gidiyor. Güvenlik şeridi geniş olduğu için gönül rahatlığıyla pedal çeviriyoruz.

Kürşat hocamla muhabbete devam.

Ayrancı’ya son 18 km ve yol alabildiğine düz. Hatta istatistiklere göre Türkiye’nin en uzun düz yolu burasıymış. Epey uzun süre hiç viraj yok. Bunu aşağıdaki haritadan da anlayabilirsiniz.

Arada ataklar yaparak kendi temposunu tutturmaya çalışıyor Kürşat hocam ama benden de çok uzaklaşmıyor.

Saat 10.20 ve 30 km olmuş yola çıkalı. Oldukça güzel bir ortalamayla yol alıyoruz. Rüzgar hafiften arkamızdan esiyor gibi. 🙂

Rüzgarın etkisiyle kilometreler akıp gidiyor ve bizi Ayrancı’ya daha da yaklaştırıyor.

Ayrancı tabelasında durup hatıra fotoğrafımızı eksik etmiyoruz. Bu sayede Karaman şehri tüm ilçelerini gezdiğim 14. şehir olarak tarihe geçiyor. 🙂 Fotoğraftaki mutluluğum her şeyi en saf haliyle yansıtıyor.

Ayrancı oldukça küçük bir ilçe. Karaman, Adana yolu üzerinde bulunmasına rağmen çok gelişmiş bir yer değil. Yol üzerinde bir çay ocağında durup çay ve dinlenme molası veriyoruz. Buraya kadar hiç durmadan geldik, bu moladan sonra Ereğli’ye de durmadan gideriz artık. Rüzgar arkamızdan estiği için keyfimiz yerinde. 🙂

Ayrancı çıkışında Ereğli’ye 38 km kaldığını görüyoruz. Çok bi yolumuz kalmamış, birazcık kassak 1,5 saate gireriz gibi. 🙂

Yol yapım çalışmasından dolayı yolun bir tarafı trafiğe kapatılmış. Biz bisikletçilerin en sevdiği türden. 🙂 Bu yolun tadını çıkararak pedallamaya devam…

Mutluluğumuz daim olsun. 😉

Yol tek şeride düştü ama trafik az olduğu için araçlar hiç bir tehlike arz etmiyor. Keyifle sürüşe devam ediyoruz.

Hızla ilerlemeye devam, az kaldı Ereğli bekle bizi. 🙂

Artık Karaman’ı geride bırakıp Konya ili sınırlarına giriyoruz.

Rüzgar sağ yanımızdan esiyor ve birazda olsa bizi itekliyor. 🙂

Konya’nın büyük ilçelerinden birisi olan Ereğli’ye oldukça kısa bir sürede ulaşıyoruz. Her yerde olduğu gibi burada da tabela fotoğrafımızı eksik etmiyoruz. Koleksiyonuma eklenen her yeni tabela beni mutlu etmeye yetiyor. O an yolda ne kadar zorluk çeksem de tabelaları görünce hepsini unutuyorum. Sanırım hastayım. 🙂

Ereğli’nin içine girerek Halkapınar yoluna devam ediyoruz. Henüz çok acıkmadığımız için Halkapınar’a kadar dayanırız diyoruz. Halkapınar’ın biraz ilerisinde İvriz’e gidip, orada bulunan balık lokantalarının birisinde karnımızı doyuracağız.

Ereğli, Halkapınar arası çok uzak değil ama hafif bir tırmanışa sahip. Yavaş yavaş hedefimize ulaşana kadar pedal çevireceğiz.

Ereğli çıkışında karşımıza çıkan tabela bizi mutlu etmeye yetiyor. Halkapınar’a 10 km yolumuz kalmış. Hepsi rampa olsa ne yazar bu saatten sonra. 🙂

Yolun manzarası zaten süper. En sevdiğim türden hem de.

Bu yolda Kürşat hocamla kendi tempomuzda gitme kararı alıyoruz. İlçe girişine kadar herkes kendi temposunda pedal çeviriyor. Bu ikimize de iyi geliyor. İlçe girişinde tekrar buluşup birlikte devam ediyoruz.
Halkapınar’a ulaştık ama burada da yol yapım çalışmaları devam ediyor. Bu yüzden ilçe giriş tabelasını göremiyoruz. Benim üzüntümü varın siz düşünün. 🙁 Keyfim azıcık kaçtı ama ne yapalım. İlçe merkezine doğru yolumuza devam ediyoruz. Hiç durmadan İvriz’e çeviriyoruz gidonumuzu.

Bu sırada arkamızdan bir fırtına bulutu geliyor ki bizi korkutmaya yetiyor. Hemen pedallara asılıyoruz ve bir an önce varmamız gereken yere ulaşmak istiyoruz. Yoksa bizim üzerimize çökecek bu kara bulut.

İlçe girişinde Kürşat hocamın fotoğrafını çekip hemen asılıyoruz pedallara.

Halkapınar’da oldukça küçük bir ilçe. Birçok beldeden küçük diyebilirim. Sokak aralarından geçip İvriz’e devam ediyoruz. Bu arada bulutlar etrafımızı sardı. Her an üzerimize yağdı yağacak.

Çok geçmeden İvriz’e ulaşıyoruz. Burada kaya anıtı varmış. Buraya kadar gelmişken görmeden dönmek istemeyiz. Bu arada bir festivale denk geliyoruz. O nedenle her yer çok kalabalık.


Kaya anıtı için bisikletlerimizi elimize alıp yürümeye başlıyoruz. Bir süre sonra anıtın olduğu bölgeye geliyoruz. Burada doğa çok güzel.


Ve beklenen ve görülmesi gereken anıt karşımıza çıkıyor. Yol arkadaşımla birlikte fotoğrafını çekiyorum hemen. Burası hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Anıt gezimizin ardından Kürşat hocamı almaya arkadaşı geliyor ve hep birlikte yemek yemek üzere bir lokantaya geçiyoruz. Buranın meşhur lokantalarında yenmesi gereken balıklarımızı sipariş ediyoruz ve tam bu sırada bir yağmur başlıyor ki anlatamam. 🙂 Vay arkadaş demekten kendimi alamıyorum. Üstü kapalı yerde olduğumuz için çok şanslıyız. Karnımızı doyurduktan sonra Kürşat hocamın aracına bisikletlerimizi koyup dönüşe geçiyoruz. Ben Ereğli’den Muğla’ya döneceğim, Kürşat hocam ise Karaman’a devam edecek. Beni Ereğli otogarına kadar bırakıyorlar ve vedalaşıyoruz.
Bu güzel turda bana eşlik ettiği için Kürşat Akın’a ne kadar teşekkür etsem azdır. Yeni turlarda tekrar pedallamak dileğiyle…
Karaman, Ayrancı, Ereğli, Halkapınar, İvriz Güzergâh ve Yükselti Haritası;
Saygılarımla…


Hocam sizin turlariniza hayranim hem fotograflar ve anlatmış tarzınız sa ki ben sizinle beraberim keşke videoda yapsanız çok daha güzel olacak