21 Şubat 2010

Geçen hafta yaptığımız gezi sonrasında Nurullah arkadaşımız haftaya Kemah’a gitmeyi teklif etmişti. Bir hafta boyunca tek konuştuğumuz şey Kemah gezisi oldu. Cuma günü Nurullah ile tekrar buluştuk ve turun son oturumunu yaptık. 3-4 arkadaş ile geziyi yapacaktık. Tek dileğimiz yağmur olmasıydı. Cumartesi akşamı çarşıda arkadaşlar ile buluşmak üzere sözleştik. Suat ile sabah gideceğimiz saati konuştuk ve telefon ile Nurullah’ı aradık.

Telefona cevap veren Nurullah ise;

– Abi işim çıktı ben Trabzon’a gidiyorum. dedi…

Bir haftadır bize gaz veren Nurullah yarın geziye gelmiyordu. Biraz keyfimiz kaçtı ve ardından Murat Hocamızı turdan haberdar etmek için aradık. Katılmak istediğini söyledi ve sabah sözleşmek üzere kapattık telefonu.

Gece yağan yağmurdan haberim olmadı ama sabah kalktığımda beni bulutlu bir hava karşıladı. Ama hava raporuna göre bol bulutlu bir hava olacaktı. Yağmur olmasında herşeye razıyız…

Saat 6’da yola çıktım ve Erzincan merkezde Suat ile buluştuk. Çorbacıya giderek çorba içmeye başladık. Bu arada Murat hoca ile tekrar haberleştik ve geleceğinin onayını aldık.

Çorbalarımızı içtikten sonra Cumhuriyet Meydanına giderek Murat Hocayı beklemeye başladık. Vakit geçirmek maksadı ile birkaç fotoğraf çekildik tabi.

Beklemeye devam ediyoruz…

Çok geçmeden Murat Hoca geliyor ve saat 7 gibi hep birlikte yola koyuluyoruz. Yol üzerinde market olmadığından zor durumlar için birkaç çikolata alıyoruz.

Nihayet yoldayız, sabahın erken saatleri olduğu için hava soğuk ve güneş yok. Hafif tempoda ısınana kadar pedallıyoruz. Beşsaray köyüne kadar hafif tempoda geldik. Sularımızı burada tazeliyoruz.

Moladan sonra tekrar yoldayız. Fazla durmak istemiyoruz ve pedallamaya başlıyoruz. Benim verdiğim foto-molalar dışında ekip durmuyor ve keyifle yol alıyoruz.

Manzaramız ise süper… Fırat nehrinin en büyük kollarından birisi olan Karasu eşliğinde pedal çeviriyoruz…

Aynı zamanda tren yolu da bize paralel şekilde gidiyor. Fırat üzerinden geçen köprüler çok güzel görünüyor…

Nehir kenarında kıvrılarak ilerleyen yol bizi Kemah’a götürecek…

Dumanlı Köyünü geride bırakıyoruz, ardından bir süre pedallıyoruz ve karşımıza tüm güzelliği ile Pelitsırtı çıkıyor. Giderek yaklaşıyoruz…

Sonunda zirvedeyiz… Bunun mutluluğunu hep birlikte yaşıyoruz. sevgili Suat karşımızda… 🙂

Hemen ardımızdan Murat Hocam’da ulaşıyor zirveye…

Pelitsırtı Zirvesinde vakit kaybetmiyoruz ve tekrar yola koyuluyoruz. Bir iniş, bir çıkış derken düzlüğe geliyoruz ve tüm hızımızla pedallar dönmeye devam ediyor.

Fırat yine bize bütün güzelliğini gösteriyor. Mevsimin kış olması çok birşeyi değiştirmiyor.

Alp köye kadar güz yolda pedallıyoruz ve geçtikten sonra Acemoğlu Kanyonu görünüyor. Bir rampa daha çıktıktan sonra Acemoğlu Köprüsüne iniş yapıyoruz.

Burada ilk uzun molamızı veriyoruz. Çikolata atıştırıyoruz ve çevrenin fotoğrafını çekiyoruz.

Acemoğlu Kanyonu ve Köprüsünün yanına yapılan şehitlik başındayız. Fırat’a düşen askeri araç içinde şehit olan 14 asker anısına yapılmış.

Baharın gelmesine bir aydan fazla zaman var ama dağda çiçekler açmış bile…

Acemoğlu molasının ardından 7 tepe, 7 dere ve 7 vadi denilen bölgeye giriyoruz. Bu şu anlama geliyor, bir çıkıp bir ineceğiz… 🙂 Manzara çok güzel tabi bu arada…

Fırat, demiryolu ve karayolu aynı karede…

Yine bir çıkış başladı ve devam ediyor…

Arkamızda karlı dağlar bize güç kuvvet veriyor…

Geriye baktığımızda kala manzara ise bu şekilde…

Yolumuza devam ediyoruz… Acemoğlu-2 Köprüsü yanında duruyorum ve başlıyorum Mermerli Köyünden kardeşimiz ile muhabbete. 2006 yılında yani 4 yıl önce tek başıma Kemah’a giderken yine aynı köyden Hıdır Amca ile tanışmıştım. Onu soruyorum ve verdiği cevap karşısında üzülüyorum. Hıdır Amca vefat etmiş. 🙁 Zaten yaşlıydı ve ineklerinin peşinde koşuyordu gördüğümde. Biraz daha lafladıktan sonra birkaç fotoğraf çekiyorum ve yoluma devam ediyorum.

İnilen vadiden çıkma çabaları…

Bir süre sonra yol düzleşiyor ve Kemah’a kadar hafif inişli yolda ilerliyoruz. Saatimiz 10’u gösterdiği sırada Kemah’a giriş yapıyoruz.  Burada Semih Hocam arıyor ve Kemah’ta olduğumuzu söyleyince şaşırıyor. Turumuzdan haberi yokmuş ve bizde söylemeyi akıl edemedik. Dönüşte birlikte çay içmek için sözleşiyoruz ve iyi dileklerini ileterek kapatıyoruz telefonu.

Kemah girişinde hatıra fotoğrafı çekiliyoruz. Suat, Murat hoca ve ben…

Buradan sonra ilk durağımız Sultan Melik Türbesi oluyor.

Sultan Melik Şah Türbesinden farklı enstantaneler…

Türbeden Köprü…

Bu defa ise Kemah karşımızda…

Suat ve Murat Hocam türbeyi geziyorlar. Kemah manzarası fonunda fotoğraflıyorum ikisinide…

Türbenin içine girerek Sultan Melik Şah’ı ziyaret ediyoruz.

Sancak ve Asa ilk günkü gibi korunuyor…

Buradan sonra Kemah merkeze çıkarak yemek için birşeyler alıyoruz. Gülabibey Çeşmesinde sularımızı dolduruyoruz. Marketten Kemah tulum peyniri, domates ve ekmek alarak bir çay ocağına oturuyoruz.

Biz yemeğimizi yerken bisikletlerimizde hemen yanıbaşımızda dinleniyorlar…

Çay Ocağı sahibi Fatih Altınsoy abimize çok teşekkür ediyoruz bütün yardımları için. Yemek molası bittikten sonra üzerine çaylarımızı içiyoruz. Ardından daha fazla vakit kaybetmeden yola çıkmak için hazırlanıyoruz.

Kemah çıkışında tren yolunun altından geçiyoruz.

Kemah’ı geride bırakıyoruz artık…

Dönüş yolunda yine güzel manzaraları seyrederek pedallıyoruz. Dönüş bizi daha zorluyor. O nedenler yavaş yavaş ilerliyoruz.

Dönüşte Acemoğlu Kanyonu ve Köprüsü yine mola yerimiz oluyor. Burada Fırat üzerinden geçen tren yolu manzarası…

Bisikletimi kanyon fonunda çekiyorum..

Suat geliyor…

Hemen arkasında ise Murat Hoca…

Dönüş yolunda pedallamaya devam ediyoruz. Son karemiz ise Pelitsırtı Geçidinden iniş manzarası oluyor…

Buradan sonra durmadan Erzincan’a kadar pedallıyoruz. Erzincan’a 15 km kala Nurullah bizi karşılamaya geliyor. saat 2 gibi müsait olduktan sonra bize karşı yola çıkmış ve Beytahtı dolaylarında buluştuk. Buradan sonra Erzincan’a kadar birlikte pedallıyoruz.

Erzincan’a vardıktan sonra Semih Hoca ile buluşarak çay içiyoruz ve gezimizi kısaca anlatıyoruz. Ardından ise bütün arkadaşlar eve dağılıyor. Bir sonraki turda buluşmak üzere…

Kendi km saatimden çıkan verileri sizlerle paylaşmak istiyorum.

Toplam Km: 109.66 | Ort. Hız: 16.3 | Max. Hız: 64.8 | Bisiklet Kullanımı: 06:41:45

Sevgi ve Saygılar…

This entry was posted on Pazartesi, Şubat 22nd, 2010 at 17:28.
Kategori: Günübirlik.

4 Yorum,

  1. semihoca

    Harika bir gezi olmuş bu mevsimde.Demek ki bu mevsimin tadıda başka oluyormuş.Öncelikle bana haber vermediğinize üzüldüm.(söylesenizde gelmeseydim.)Sonra ki ise hepinizi tebrik ediyorum bu mevsimde böyle bir geziden dolayı.Yüreğinize ve ayaklarınıza sağlık…

  2. Samet Efe

    Valla harika keşke şu dersane olmasada gelebilsem başka turlarda birlikte pedallamak dileği ile…

  3. suat

    öncelikle şunu söylemeliyimki gezi çok harika eğlenceli,eğlencenin yanında zorlu bir gezi oldu ben çok keyif aldım doğaya manzaraya baka baka nasıl pedal attığımın farkında bile olmadım süper manzara karşısında insan yorgunluğunu bile unutuyor doğrusu.Gezide beraber olan serkan ve murat hocama tekrar teşekkür eder,bidahaki turlularda beraber olmak dileğiyle.saygı ve sevgiler.şunu eklemeden gecmiyim semih hocam bu konuda haklısınız haber etmeliydik.

  4. ahmet

    abi ayaklarınıza saglık çok güzel gezi olmuş gittiginiz yer başta güzel yer sonuçta benim memleketim tekrar ayaklarınıza saglık …

Yorum Yaz “Kemah Bisiklet Gezisi”

Serkan TAŞDELEN | pedalla.com | .net | .org | serkantasdelen.com.tr | Tüm hakkı saklıdır | 2014