12 Temmuz 2011

Turumuzun son gününde hem mutluluk var içimizde, hemde hüzün… Türkiye’nin en kuzey noktasından başlayan turumuz bugün en güney noktada son bulacak ve bir turun daha zaferini yaşayacağız. Sabah 6:00’da kalkıyoruz Ethem Abilerin evinde ve kahvaltımızın ardından yola çıkma üzere bisikletlerimizin yanına gidiyoruz. Bize Harbiye’ye kadar eşlik edecek arkadaşlarda geliyor. Ethem Abi, Derhan ve adını şuan hatırlayamadığım hocamız ile birlikte hareket ediyoruz.

Yolumuz başlar başlamaz rampa ile gözlerimizi açıyoruz. Hemde çok uzun bir tırmanış bizi bekliyor. İlk kavşakta hemen toplu fotoğraf için duruyoruz.

Harbiye’ye kadar tırmandıktan sonra burada kısa bir mola veriyoruz. Ethem Abi, Derhan ve diğer hocamızdan burada ayrılıyoruz. Nesim ile yolumuza devam ediyoruz. Tırmanış, karşıdan esen rüzgar ile biraz daha zorlamaya başlıyor bizi.

Yolumuz üzerinde ki manzaraları çekerek yolumuza devam ediyoruz.

Çık Allah çık, çıkmak yetmiyormuş gibi es Allah es… 🙂 Ufak düzlüklerde seviniyoruz ama bu defa da rüzgardan hızlanamıyoruz.

Yayladağı’na henüz 30 km yolumuz var ama hala tırmanıyoruz. İneceğimiz yeri bekliyoruz sabırsızlıkla. Bu arada Yayladağı’nda belediye başkanı bizi bekliyor. Kendisini ziyaret edip Türkiye’nin en güney ucuna devam edeceğiz.

Yine yolumuz üzerinde ki köylerden birisi olan Sofular…

Tırmanış çok uzun ve zorlu olduğu için sürekli mola vermek zorunda kalıyoruz.

Buradan sonra tırmanış yine sertleşiyor ve rüzgar ile birlikte tamamen çekilmez oluyor. Arada ufak inişler olsa da bir türlü tam anlamı ile inişe geçemiyoruz. Yayladağı’nu kuş bakışı görene kadar fotoğraf çekmiyoruz ve nihayetinde beklediğimiz ana ulaşıyoruz. Ama epeyde vakit geçiyor buraya gelene kadar. 3 saattir rampa tırmanıyoruz. 🙂 Yayladağı ayaklarımızın altında iken hemen fotoğraf makinemize sarılıyoruz ve çekiyoruz.

Yayladağı’ndan sonra giden yol ise Suriye’nin Laskiye şehri oluyor. Biz tam tersine Türkiye’nin en güneyine Topraktutan (Beysun) Köyüne doğru gideceğiz.

İniş çok keyifli başlıyor ve başladığı gibi bitmesi de bir oluyor. İnişler her zaman çok hızlı olmuştur, o nedenle pek fotoğraf çekemiyoruz. Turumuzun en güney ilçesindeyiz artık… Sevincimizi paylaşıyoruz Nesim ile birlikte…

Buradan sonra hemen belediyeye giderek başkanı ziyaret ediyoruz. Sinop İnceburun’dan yola çıktığımızı ve Topraktutan Köyüne gittiğimizi söylüyoruz. İlk anlamda garip karşılasa da sonrasında sorulan sorulara cevap veriyoruz. Bu sırada sıcak çaylarımızı da yudumluyoruz tabi.

Bu muhabbetten sonra hedefimize doğru yola çıkmak üzere ayrılmak istiyoruz. Belediye başkanı Tabur komutanını arayarak bizden haberdar ediyor ve oraya gitmemizi söylüyor. Bizde hemen tekrar bisikletlerimize atlayarak geldiğimiz yolu geriye doğru birkaç km tırmanıyoruz. Bilseydim buradan gidileceğini hiç inmezdim bile. 🙂 İndiğim yeri hemen ardından çıkmak çok kötü yaa…

Tabura varıyoruz ve askerlere talimat verilmiş ki, bizi hemen karşılayıp komutanın yanına götürüyorlar. Komutanın odasına gidip onlara da turumuzdan bahsediyoruz. Birkaç komutan ile birlikte bizleri şaşkınlıkla dinliyorlar. Burada da çaylarımızı yudumluyoruz ve kısa bir muhabbet yapıyoruz.

Tabur komutanı, sınırın askeri bölge içerisinde olmasından dolayı bir tane eskort aracı çağırıyor. Eskort aracı önümüzde, biz arkasında en güneye gitmek üzere yola çıkıyoruz.

Yolda giderken askerler ile muhabbet ediyoruz ve burada da bir bisikletçi askerin olduğundan bahsediyorlar. Bizde görmeyi çok isteriz diyoruz ve bölüğün sınırları içerisine geldiğimizden arkadaşımız Ahmet Akyol koşturarak yanımıza geliyor. Ahmet beni daha önceden de internetten tanıyormuş zaten. Bu beni daha da mutlu ediyor. Ahmet ise bizden çok daha mutlu. Aylardır bir tane bisiklet görmemiş. 🙂 Bizi görünce çok mutlu oluyor ve sarılıyor boynumuza. Tabi o da buralarda ne işimiz olduğunu soruyor ve hemen turumuzu anlatıyoruz.

Bu da şoför kardeşimiz, onunla da fotoğraf çekiliyoruz.

Bu kısa molanın ardından yola devam ediyoruz. Kızılçat Köyünden geçerken birkaç fotoğraf çekiyorum…

Kızılçat köyünden sonra toprak yola giriyoruz ve eskort aracımızı arkamıza alıyoruz. Çok kötü yol ve toz duman içinde kalmak istemiyoruz. Her ne kadar önlemini alsak da biraz olsun toz yiyoruz. Topraktutan Karakoluna kadar geliyoruz. Burada görevli asker arkadaşımızı beklerken fotoğraf çekiyoruz… En son köy Topraktutan’dayız… 🙂

Asteğmen arkadaşımız geliyor ve hep birlikte en güney uca doğru harekete geçiyoruz. Artık çok az kaldı en üç noktaya. Çok heyecanlıyız. Daha 9 gün önce İnceburun’dan yola çıkmıştık, şimdi ise en güneydeyiz…

Türkiye’nin en güney ili Hatay, en güney ilçesi Yayladağı, en güney köyü Topraktutan derken nihayet en güney noktasına da ulaştık… Buyrun o noktadan fotoğraflar…

Nesim ile birlikte zafer fotoğrafları çekiliyoruz.

Ülkemizin en güneyini de görmüş olmanın mutluluğu ile artık bu bölgeden ayrılıyoruz. Tekrar Toprakturan Karakoluna çıkacağız. Turumuz bu nokta da bittiği için artık hiç bisiklet kullanasım yok. 🙂 O nedenle bize eskortluk eden araca hemen bisikletlerimizi bindiriyoruz. 🙂 Tabur’a kadar bizi götürecek.

Sevgili Asteğmen arkadaşımız bize hemen yemek hazırlatıyor ve karnımızı doyurmadan göndermiyor. Bu sırada bizde karşıda görünen Suriye’yi fotoğraflıyoruz.

Burası da eski Topraktutan karakolu…

Suriye’nin köyleriden birisi…

Hazır olan yemeğimizi yedikten sonra, en güney noktayı ziyaret edenlerin doldurduğu ziyaretçi defterini de dolduruyoruz. 1472. ziyaretçi olarak tarihe geçiyorum. Buradan sonra araç ile Tabura dönüyoruz ve komutanı tekrar ziyaret ediyoruz. Yine burada da Türkiye’nin en güneyini ziyaret ettiğimizi belgeleyen bir belge takdim ediyorlar.  Mutlu bir şekilde Hatay’a dönmek üzere yola çıkıyoruz. Ama hiç pedallamak istemiyorum. Yayladağı’na gidip araca binmek istiyorum. Ama araç olup olmadığından da habersiz olduğumuz için yola çıkıyoruz ve otostop şansımızı deniyoruz.

Çok geçmeden bir cam kamyonu duruyor ve hemen bisikletlerimizi atıyoruz. 🙂 Şanslıyız ve Harbiye’ye kadar böyle gideceğiz.

Harbiye’ye gelince kamyondan iniyoruz ve şelaleleri karşıdan görmeye çalışıyoruz. Daha önce geldiğimde burayı gezme şansım olmuştu. Pek kayda değer güzelliği yoktu. Karşıdan izlemek daha güzel olduğu için burada kısa bir seyrettikten sonra Hatay’a devam edeceğiz.

Harbiye’den iniş ile Hatay’a çok kısa sürede varıyoruz. Ethem Abinin evine uğrayarak çantalarımızı alıyoruz ve Nesim ile birlikte vakit geçirmek üzere ayrılıyoruz.

Buraya kadar gelmişken Künefe yemeden gitmek olmaz diyoruz ve hemen Derhan, Nesim ve ben olmak üzere oturup yiyoruz. Tatlı ile pek aram olmasa da bu defa yiyorum künefeyi. 🙂

Bu güzel tattan sonra Derhan ile de vedalaşarak Nesim ile birlikte otogara doğru yola çıkıyoruz. Nesim Mersin’e, ben ise yeni turlar için Ankara’ya olmak üzere Hatay’dan ayrılıyoruz…

Gün Toplam Km: 67,28 | Ort. Hız: 15,0 | Max. Hız: 58,2 | Bisiklet Kullanma Süresi: 04:12:17

Tur Toplam Km: 1124,03

10.Gün Harita ve Yükselti Tablosu ( Hatay – Topraktutan ); Haritayı büyütmek için lütfen üzerine tıklayınız?

Sevgi ve Saygılarımla…

NOT: Bu turda yardımcı ve yanımızda olan bütün dostlarımıza çok çok teşekkür ederiz…

onceki-gun

This entry was posted on Pazartesi, Ekim 24th, 2011 at 23:21.
Kategori: Türkiye'den.

11 Yorum,

  1. samet efe

    Derslerden sıkılıp Pedalla ya girip iki satır bile olsa Taşdelen yorumu okumak Nesim Abiyi hatırlamak heycanlarınızı paylaşmak çookk güzelll beeee abiiii… Elinize Kolunuza her şeyinize sağlık 🙂 Tabi Ayak Ayak Ayak da önemli Ayağınıza Sağlık 🙂 çok eğlenceliydi… ”Kuzeyden Güneye…”

  2. kaan kadir

    her zamanki gibi süper bir tur olmus.. helal olsun size..

  3. adnan aydın

    tebrik ederim arkadaşlar keşke benimde böyle bir fırsatım olsa allaha emanet olun 🙂

  4. BATUHAN UÇAR

    ayağınıza sağlık.. yakın zamanda bizimde arkadaşlarla böyle bir tura çıkma planımız var. en azından okuduklarım bana tecrübe oldu. 🙂

  5. ömer

    tebrik ederim arkadaşlar toprak tutan karakolunda askerliğimi yapmıştım anılarım canlandı gözümde hey gidi günler tekrar gidebilsem keşke

  6. HANEFİ

    sizi tebrik ediyorum.benim de yapmayı çık istediğim faaliyeti yapmışsınız.ben sizin gibi gezme fırsatı bulabilceğimi sanmıyorum.bu şekilde daha çok gezin ve daha çok foto çekin ki biz de sizin aracılığınızla bu güzellikleri görmeye devam edelim.ayaklarınıza sağlık.sağlıcakla kalın.başarılar.

  7. zeynel çoban

    tebrik ederim arkadaşlar bende askerliğimi 2000 -2001 yılları arasında 80/1 tertip olarak orada yaptım ve o günleri tekrar hatırladım sayenizde başarılarınızın devamını dilerim..

  8. Mustafa Özdemir

    1973 / 3 tertip Hudut Kartallarından tebrikler,
    Bende Aralık 1993 – Şubat 1995 arası Topraktutanda askerdim. Altımda bir jeep o tozlu yollarda az koşturmadık. Siz yine Kızılçata kadar asfalttan gitmişsiniz 🙂 Uç noktadaki hat yolu açılırken dozercileride öğlen yemeğe ben getirip götürüyordum. Anıları tazelettiniz bana. Tekrar teşekkürler. 05336013135

  9. kasım

    cok guzel yerler ben sımdı acemıliği tokata yapıyorum ve askerlığimin geri kalanını topraktutan karakolunda gecireceğim sevınıyorum yanı 🙂

  10. Kemal Yıldız

    Çok güzel bir gezi olmuş benimde hayalim.Ama motorumla 2001 2003 te bende burada ASKERLİĞİMİ yaptım 18 aylık askerligimin 17 ayı burada geçti 1981/3Şoför olarak gelmiştim.Tüm karakollarında görev yaptım.Dağardı,Kızılçat,Pulluyazı,Çalıbogazı ve tabiki Bölük merkezimiz Topraktutan allah razı olsun anılarım tazelendi.

  11. Emrah

    Helal olsun kardeşlerim , valla emeğinize sağlık o koşturmacanın Ardında birde hiç üşenmeden roman tadında yazmızmışsınız tam filimlik hikayeler valla çok zevkle okudum , başarılar.

Yorum Yaz “Kuzey’den Güney’e Bisiklet Turu 10.Gün ( Hatay – Topraktutan )”

Serkan TAŞDELEN | pedalla.com | .net | .org | serkantasdelen.com.tr | Tüm hakkı saklıdır | 2014