Merhaba Arkadaşlar,

Türkiye’nin uzun yol bisikletçilerini, uzun yol hayranlarını ve yeni uzun yolcularını buluşturan bir buluşma düzenledik. Türkiye’nin dört bir yanında katılımcılarımız ile hep birlikte mutlu ve eğlenceli beş gün geçirdik. Bu güzellikleri bu sayfalarda ne kadar anlatabilirim, ne kadarını yansıtabilirim bilmiyorum. Elimden geldiğince o anları, o güzellikleri, o muhteşemliği sizlere aktaracağım.

Bu yıl birincisi düzenlenen buluşmanın adı “Gezgin Pedallar Seyr-i Muğla” oldu. Önümüzde ki yıllarda yılda birkaç defa daha, ama farklı yerlerde buluşmak istiyoruz. Tüm uzun yolcuları, meraklıları da aramızda görmek istiyoruz tabi.

Kimler vardı kimler? Hemen saymaya başlayayım vakit kaybetmeden;

Bendeniz Serkan Taşdelen, Feyyaz Alaçam, Enes Şensoy, KevserSeri, Cihan Aksoy, Gürkan Genç, İsmail Odabaşıoğlu, Can Sarı, Adnan Toprakseven, Oktay Tiryakioğlu, Emre Özçelik, Levent Sunay, Atalay Yumul, Aykut Sığındık, Serpil Koç, Suat Bağlan, İlker Kakan, Emre Baltacı, Oğulcan Köken, Serdar Belkıran, Göksun Özkirişçi, Ertan Elbeyli, Yavuz Kıroğlu, Tunç Tuncay ve Ahmet Uzun…

15 Ekim 2011

15 Ekim sabahın saat 9 gibi Datça’da dostlarla buluşuyoruz. Kimimiz buradan katılacağız, kimimiz ise yol üzerinde bize katılacak. Bugün, yarın katılanlar ve ayrılanlarda olacak. Herkesin vakti uymayabiliyor, o nedenle imkanlar doğrultusunda turumuza katılımları sağlıyorlar. Datça’dan saat 13:00 gibi hareket edeceğiz. Vakit geçirmek ve kahvaltılık birşeyler atıştırmak için bir yere oturup arkadaşların toplanmasını bekliyoruz.

Turumuzun pankartını ise Feyyaz kardeşimi hazırlıyor. Her birimiz bir şeyler için uğraşıyoruz ve tek amacımız mutlu bir tur gerçekleştirmek. Pankartımızı Datça’da meydana asıyoruz ve buradan hareket edeceğimiz için toplanmayı bekliyoruz.

Yavaş yavaş sayımız artıyor ve toparlandıkça fotoğraf çekiliyoruz.

Sevgili dostlarım Sevgili Cihan Abicim ve Feyyaz ile ölümsüz hatıra fotoğrafı…

Giderek sayımız artıyor. Sayımızın pek önemi olmasa da 15’i geçtik sayılır. Kafalar aynı iki dost olsakta biz mutluyuz…

Ankara’dan gelecek arkadaşlar ile sürekli irtibat halindeyiz. Ama otobüsleri bozulduğu için epey geç kalacaklar. O nedenle beklemeden biz harekete geçiyoruz. Toplu olarak Datça Cumhuriyet Meydanında hatıra fotoğrafımızı çekiliyoruz ve ardından öğle yemeği için uygun bir yere gidiyoruz.

Datça merkezde bulduğumuz bir lokantada pazarlığımızı yaptıktan sonra yemek için oturuyoruz. Çay, çorba, kuru-pilav, köfte ekmek vs vs isteyen istediği şekilde karnını duyuruyor.

Yemeğimizin ardından tekrar meydana dönerek basın ile haber yapıyoruz. Bu tür şeyleri pek istemiyoruz ama yapmak zorunda kaldık. O nedenle buradan da bütün arkadaşlarımdan özür diliyorum.

Bütün bu işlemlerden sonra Datça’dan ayrılıyoruz ve görmeyen arkadaşlarımız çok olduğu için Eski Datça’ya gidiyoruz. Burada bisikletlerimiz bulduğumuz uygun bir yere koyduktan sonra Eski Datça’yı gezmeye başlıyoruz.

Eski Datça’nın eski sokakları…

Arkadaşlar ile Eski Datça sokaklarındayız. Buraların yerlisi diyebileceğim Feyyaz’ın eşliğinde ve rehberliğinde geziyoruz. Tabi ki istikametimiz Can Yücel’in evi oluyor… Sevgili Oktay Abi, bu arada yanlış anlamada neden öyle baktın yaw? 🙂

Eski Datça sokaklarından bir kare…

Bu sırada Feyyaz bir markete girerek eline iki adet Evin Şarabını tutuşturarak geliyor yanımıza. Can Yücel’in evinin önünde oturup içeceğiz. Bir süre ilerledikten sonra Can Yücel’in evinin önündeyiz…

Can Yücel’in evinin önünde fotoğraf çekerken Enes tarafından sabote edilen fotoğrafım… 🙂

Şarapları açıp Can Yücel’in kapısının önünde sıra ile içiyoruz. Şerefine Can Baba… 🙂 ( Feyyaz, bu kibarlığım senin için)

Şarap faslı sırasında Feyyaz kardeşim bize Can Yücel’den birkaç şiir okuyor ve ardından gezintimize devam ediyoruz.

Eskişehir’den katılımcımız Sevgili Oktay Abicim, o gülüşün hiç solmasın… 🙂

Şiirler için çok teşekkürler kardeşim… Çok güzel anlardı…

Gezimize başladığımız yere doğru gidiyoruz, buradan Aktur’a gidip kamp kurmayı hedefliyoruz.

Çay içmek ve biraz vakit geçirmek için kafeye doğru yürüyoruz. Tam bu sırada ilgimizi çeken bu tabela önünde fotoğraf çekiliyoruz.

Bizler çaylarımızı yudumlayıp sohbet ederken bisikletlerimiz de dışarıda dinleniyorlar. Ankara ekibi Datça’ya ulaşmış bir süre onları bekliyoruz.

Bir süre bekledikten sonra tekrar telefonlaşıyoruz. Yemek için merkezde bir yere oturmuşlar, o nedenle bizde beklemeyip Aktur’da buluşmak üzere harekete geçiyoruz. Ekip önden çıkıyor. Ben, Feyyaz ve Adnan Abi ise Levent Abiyi bekliyoruz. O geldikten sonra bizde yola çıkıyoruz ve hızlı tempoda ekibe yetişmek için pedallıyoruz.

Datça çıkışında hareket halinde Marmaris’e 68 km kaldığını gösteren tabelayı çekiyorum.

Bu defa makineyi ters çevirip arkamda gelen Levent Abiyi ve kendimi çekiyorum. 28″ ile değiştirdiğim lastiklerim yerinde durmuyor adeta. 🙂

Bir süre bu şekilde pedal çevirdikten sonra çalan telefonum ile Levent Abiye yol vererek duruyorum. telefonun diğer ucunda Enes var ve bana tarihi yel değirmenlerinde olduğunu gelmemi söylüyor. Bende geçtim diyorum, ama görülmeye değer olduğunu söyleyince geriye dönüp yel değirmenlerine gidiyorum.

Enes gezintiye başlamış, bende vakit kaybetmeden çıkıyorum hemen.

Yel değirmeni çok eski olmasına rağmen bazılarının iç kısımları hale orijinal hali ile duruyor. Tabi bu güzel görüntüyü fotoğraflamamak olmaz. Turumuz gezgin turu, Seyr-i Muğla… Bu güzellikler görmeden gidilmez, ekibin başında olsam kesinlikle herkesin burayı görmesini isterdim.

Arkada daha modern rüzgar gülleri, önde ise tarihi yel değirmenleri… İkisi de aynı iş için kurulmuşlar…

Bir tanesinin içinde ağaç büyümüş resmen… 🙂

Enes bir diğerinin üzerine çıkmış bana poz veriyor, fotoğraflıyorum hemen…

Gezimizi bitirdikten sonra yola devam etmek üzere bisikletlerimizin yanına iniyoruz. Son kez bir kare daha alıyorum Yel Değirmenlerinden…

Biz gezerken, yoldaşlar her zaman olduğu gibi keyiflerine bakıyorlar. 🙂

Buradan sonra Enes ile birlikte yola çıkıyoruz ve hızla arkadaşları yakalamaya çalışıyoruz. O kadar tempolu gidiyoruz ki yol üzerinde bir çoğunu yakalıyoruz ve birlikte tırmanışa geçiyoruz. Bir tırmanış ve inişten sonra geldiğimiz düzlükte Aktur’a kadar pedal çeviriyoruz. Bazı arkadaşlar Aktur’a gelmişler bizleri bekliyorlar. Hemen kapıda ki görevli ile görüşüp çadır kampı için pazarlık yapıyoruz. Toplamda 19 kişi olacağız bu gece. Çadır başına 10 TL ile anlaşmayı sağlıyoruz. Tabi çadırlarımız iki kişilik olduğu için düz hesap kişi başı 5 TL ile kamp alanına giriş yapıyoruz. Çadırlar kurulduğunda ise çadır sayısı yanılmıyor ise 15 tane kadardı. 🙂

Çadır kurma işlemi bittikten hemen sonra kendimizi denize atıyoruz ve çocuklar gibi eğleniyoruz. Daha önce denizde bu kadar eğlendiğimi hatırlamıyorum. O kadar keyifli vakit geçirdik ki unutmak mümkün değil. Enes, Oktay Abi, Levent Abi, Feyyaz ve Oğulcan ile su yatağında muhteşem oyunlar oynadık.

Ankara ekibi de bizden birkaç saat sonra ulaşıyor Aktur’a. Hep birlikte çok güzel vakit geçiriyoruz. Gezgin ruhlu arkadaşlar ile birlikte muhteşem bir gün oluyor.

Akşam yemeği saatinde bazı arkadaşlar ocakları ile makarna, çorba, çay vs yaparken bazılarıda barbunya, peynir ekmek vs vs ile atıştırıyor. Tabi paylaşım her daim olduğu için hep birlikte birşeyler yiyoruz. Bu arada Emre Baltacı Abi çorba muhteşemdi, Enescim makarna da öyle.. .Ellerinize sağlık. 🙂

Karnımızı bir güzel doyurduktan sonra sahile gidip güzel bir mekan oluşturuyoruz kendimize ve muhabbet ortamı oluşturuyoruz. Muhabbete katılan arkadaşlar ile keyifli vakit geçirdikten sonra yatmak üzere çadırlarımıza yöneliyoruz. Pek uykum olmadığı için birkaç arkadaş ile Aktur sahilinde yürüyüşe çıkıyoruz… Vakit epey geç olduktan sonra ise çadırlarımıza dönerek yatıyoruz.

Gün Toplam Km: 29,84 | Ort. Hız: 19,0 | Max. Hız: 61,1 | Bisiklet Kullanma Süresi: 01:33:53

Tur Toplam Km: 29,84 ( Km saatim 26″ lastiğe uyumlu olduğu için düzeltemedim, o nedenle az gösteriyor)

1.Gün Harita ve Yükselti Tablosu (Datça – Aktur ); Haritayı büyütmek için lütfen üzerine tıklayınız?

Sevgi ve Saygılarımla…

orta-gun-2orta-gunsonraki-gun

This entry was posted on Perşembe, Ekim 27th, 2011 at 23:01.
Kategori: Türkiye'den.

6 Yorum,

  1. kazım

    merhaba…

    sayfanızı keşfettiğimden beri sürekli takip ediyorum. hatta üniversitede öğrencilerimede takip etmeleri için tavsiye ediyorum. yolunuz her zaman olduğu gibi açık olsun. gezi programlarınızı nasıl yapıyorsunuz bu konuda bilgi verirseniz memnun olurum. oturduğumuz yerden değil birlikte pedal çevirmek bizim de hakkımız:) diyerek yol boyunca bütün güzel manzaralar sizinle olsun.

    kazım mert

  2. Oktay tiryakioğlu

    Fotolar ve anlatım için ama herşeyden önce…. Seyr-i Muğla etkinliğini düzenlediğiniz için , sarfedilen emekler için , dostluğunuz için bizlerin o güzel dakikaları yaşamasına vesile olduğunuz için tüm dostlarıma sonsuz teşekkürler ederim.. sayenizde çok eğlendim , hiç gülmediğim kadar güldüm belkide… bana çok iyi geldi.. bir kez daha teşekkürler… 🙂

    Serkancım keşke denizdeki fotolardanda koysaydın 😀 güzel olurdu gibi 🙂 ayrıca ilk resimdeki bakışlar “akıllı ol , aklını alırım parada vermem ” bakışlarıydı ..anladında anlamamazlıktan geliyosun sanki 😀

    Selamlar .. Sevgiyle…

  3. samet efe

    KM nin düşük olması gerçekten çok mantıklı olmuş az pedal çok muhabbet…:)

  4. Tugrul

    Sevgili Serkan ,

    Davetin için çok teşekkür ederim.Eğer sağlığım elverseydi ,doslarla bir arada olmaktan mutluluk duyardım.

    Sevgilerimle

  5. semihoca

    erzincan dan kocaman sevgiiler…kardeşşş…güzel tur olmuş…

  6. Can SARI

    Çok güzel anlatım, fotoğraflar.
    Sizlerle beraber bu yolları, anları paylaştığım için çok mutluyum.
    Tüm dostlara selam ve teşekkürler.

Yorum Yaz “Gezgin Pedallar Seyr-i Muğla 1.Gün ( Datça – Aktur )”

Serkan TAŞDELEN | pedalla.com | .net | .org | serkantasdelen.com.tr | Tüm hakkı saklıdır | 2014