18 Nisan 2011 Maalula – Homs

Merhaba Arkadaşlar,

Maalula sabahına uyanıyoruz, kahvaltının ardından Maalula’yı gezmeye çıkıyoruz gönüllü arkadaşlar ile. Gezmek istemeyen arkadaşlar ise otelde vakit geçiriyorlar. Otelin kapısından gideceğimiz yol görünüyor. Saat 10:00 gibi yola çıkacağız ve bu yoldan gideceğiz. Hafif bir tırmanış, ardından iniş bizi bekliyor.

Maalula da Müslüman nüfusu Suriye’nin diğer şehirlerine göre daha az. Merkezde bir tane cami var, ve birkaç tane de kilise. Kiliselerin ise önemi çok büyük burada. Bir vadiye girip kilisenin olduğu yere kadar yürüyeceğiz.

Vadiye girdik ve ilerliyoruz, yüksek duvarlar ve dar yerler…

Vadinin çıkışında bu heykel ile karşılaşıyoruz…

Maalula’dan bir kesit…

Burası da Aziz Takla Manastırı… İçinde bir tane de kilise bulunuyor.

Manastırdan Maalula’nın görüntüsü…

Manastır çevresinden bir kare…

Burası da kilisenin içi…

Manastırdan ayrılıyoruz ve Maalula’da kahve içip otele döneceğiz ve hazırlanıp yola çıkacağız.

Maalula’dan son kareler…

Blue Cafe’ye oturuyoruz ve kahve, cappucino içiyoruz. Burada biraz dinlendikten sonra otele gidiyoruz.

Odalarımıza çıkıp hemen hazırlanıyoruz ve yola çıkmak üzere çantalarımız otobüsümüze yüklüyoruz. Suriye’de ne emniyet güçleri, ne de sağlık ekipleri bize eşlik ediyor. İç savaş dolayısı ile epey yoğun şehir olduğu için bizlere bunları tedarik edemiyorlar. Bizde kiraladığımız otobüs ile devam ediyoruz yolumuza.

Saat tam 10:00’u gösterdiğinde pedallar dönüyor ve rampayı tırmanmaya başlıyoruz.

Tepeye ulaştıktan sonra ekibin geri kalanını bekliyoruz ve toplandıktan sonra yolumuza devam ediyoruz.

Yine her gün olduğu gibi bugünde tek tip formalarımızı giyindik…

Son zirvedeyiz, buradan sonra ineceğiz. Bir süre dik inişten sonra hafif şekilde iniş devam edecek. Burada kısa bir mola veriyoruz ve Jan’ın evlilik yıl dönümü olduğu için bize ikram ettiği badem şekerlerini yiyoruz. Hepimiz tek tek kutladıktan sonra tek sıra halinde dikkatli bir şekilde ve bir birimizi geçmeden inişe başlıyoruz.

Dik iniş bittikten sonra tekrar eski halimize dönüyoruz ve ikili olarak rus makarası şeklinde pedallıyoruz.

Ara ara küçük şehirlerin içinden geçiyoruz. Tabi bazı bölgelerde yol soruyoruz, arapça tabelalardan bazen hiç bir şey anlamıyoruz.

Yine bir mola ile duruyoruz. Rüzgar arkamızdan esiyor ve hızla yol alıyoruz. O nedenle yolda pek fotoğraf çekemiyorum.

Yine bir yerleşim yerinden geçiyoruz.

Burada hız ortalamamız 45-50 km/h arasında değişiyor. Çok seri ve keyifli şekilde çeviriyoruz pedallarımızı.

Öğle yemeği için uygun bir yer kolluyoruz ama yok, önümüze çıkan ilk araca soruyoruz. Ama geride kaldığını ve dönmemizi söylüyor. Tabi rüzgar çok şiddetli olarak arkamızdan esiyor, geri dönmek pek mantıklı değil.

O nedenle yemeğimizi otobüsümüzün içinde yiyoruz. Hepimiz koltuklarımıza oturuyoruz ve Jack ve Catrine bize öğle yemeklerimizi ulaştırıyorlar.

Yemeğin ardından rüzgar ile birlikte aynı yöne hızla ilerliyoruz. Çok keyifli gerçekten, bu günün tam tersini düşünmek bile istemiyoruz.

Epey yol aldıktan sonra yine kısa bir mola veriyoruz. Burada soğuk içecek içiyoruz ve dinleniyoruz biraz.

Homs’a yaklaştık artık. Daha önceden ve haberlerden duyduğumuza göre Homs karışık. Olaylar ve çatışmalar oluyormuş sürekli. Homs’a yaklaşınca kalacağımız otele ulaşıyoruz ve yolumuzun güvenli olup olmadığını, gelip gelemeyeceğimizi soruyoruz.

Gelen olumlu cevaplar ile bisikletlerimiz ile gideceğiz. Bu bekleme anında bir Suriyeli ile muhabbet etmeye çalışıyoruz. Bize Homs’ta savaş var, nereye gidiyorsunuz demek istiyor. Tabi bizde kendimizi riske atacak değiliz ya, küçük bir sorunda hemen otobüsümüze bineceğiz.

Ama nihayet, sorunsuzca Homs şehrine giriyoruz. Şu an için görünürde pek birşey yok. Sadece her yer çok sakin ve hiç insan yok.

Homs içinde otelin olduğu bölgeye pedallıyoruz yavaş yavaş. Kavşaklarda hırpalanmış ve farları kırılmış polis arabalarını görüyoruz. Küme küme insanlar toplanmış aralarında konuşuyorlar. Tabi bizler geçince bir anda hepsinin ilgisi bize oluyor ama bizde durmadan otele gitme çabasındayız.

Otele geliyoruz ve odalarımıza yerleşiyoruz. Saat henüz çok erken ve çıkıp gezmek istiyorum çevreyi. Çıkıyoruz ve otelin hemen önünde uzanan caddeyi yürümeye başlıyorum. Ama o kadar garip ki, şehir tamamen terk edilmiş. Bütün mağazalar, kafeler, bankalar hep kapalı. Gezip, görecek hiç bir şey yok. Ara caddelerde araç trafiği bile yok. Sadece ana caddeden araçlar geçiyor. Bu terk edilmiş görüntülü şehirde sıkılıyorum ve otele ger dönüyorum. Biraz dinlendikten sonra akşam yemeği için aşağı iniyorum.

Yemek sonrası lobide biraz vakit geçiriyorum, sonra uyumaya çıkıyorum. Gece benim için çok ama çok uzun oluyor… Sabah ola hayır ola…

Gün Toplam Km: 130,18 | Ort. Hız: 31,1 | Max. Hız: 71,0 | Bisiklet Kullanma Süresi: 04:10:22

Tur Toplam Km: 982,84

Güzergah Haritası: Maalula – Homs

Sevgi ve Saygılarımla…

This entry was posted on Cuma, Haziran 10th, 2011 at 21:21.
Kategori: Dünya'dan.

2 Yorum,

  1. bende gelmek istiyorum serkan artık kalmak istemiyorum bu ülkede…:))

  2. 🙂 Kap bisikletini gel o halde…

Yorum Yaz “Mekke – Roma Bisiklet Turu 12.Gün ( Maalula – Homs )”

Serkan TAŞDELEN | pedalla.com | .net | .org | serkantasdelen.com.tr | Tüm hakkı saklıdır | 2014