25 Nisan 2011 Aksaray – Konya

8:00’de yaptığımız kahvaltıdan sonra bisikletlerimizi yola hazırlıyoruz. Eksik hava basınçlarını tamamlıyoruz ve kuruyan zincirlerimizi yağlıyoruz. Bütün ekip hazırlandıktan sonra yola çıkacağız.

Dün geçirdiğimiz donma tehlikesinden sonra Alican ve Furkan çok üşüyen ayaklara böyle bir yöntem bulmuşlar. Tabi çok uzun süreli olmuyor bu. 🙂

Saat 9:00’da bütün ekip hazır halde yola çıkıyoruz. Aksaray içini Polis eskortu ile çabucak çıkıyoruz. Bütün rota boyunca polis eskortumuz bizi yalnız bırakmıyor tabi, bunu da belirteyim. Yine epey km fotoğraf çekmeden gidiyorum ve Yenikent kasabasında mola veriyoruz. Arkadaşların gelen yakınları Türkiye’de küçük bir tura çıkmışlar ve burada da denk geliyoruz onlara. Duruyoruz ve onlarla birlikte mola veriyoruz.

Dümdüz olan Konya ovasında pedal çeviriyoruz. Bu tür yolları da hiç sevmem. Daha önce iki defa buradan geçmiştim ve her ikisinde de sıkılmıştım. Bu sıkıcı yolu biraz keyiflendirmek için dün akşam toplantıda rota üzerinden 4 km içeride bulunan Obruk gölünden bahsediyorum. Tabi ilk anlamda ekip onaylamıyor, bende internetten fotoğrafını gösterinde onaylanıyor ve öğle yemeğini orada yememiz söyleniyor.

Epey yol gittikten sonra tekrar mola için bir petrol istasyonunda duruyoruz. Kahve çay içiyoruz burada.

Tur için Kültür ve Turizm Bakanlığının temin etmiş olduğu aracımız…

Obruk Gölüne az kaldı, saat 12:00 oldu ama yemek için gölü bekliyoruz. Bu arada turda Obruk gölünün adı Serkan Gölü olarak kaldı. 🙂 Serkan’ın gölüne ne kadar kaldı? Serkan’ın gölü şöyle, böyle… 🙂

Saat 13:00 gibi Obruk Gölüne ulaşıyoruz. Fotoğraftakinden çok daha değişik görünüyor. Gölün rengi mevsimsel olarak değişiyor. Bu mevsimde siyah gibi görünüyor. Burada yemek molamızı veriyoruz. Kumanyalarımız dağıtılıyor ve meyve suyu ile indiriyoruz midemize…

Karnımızı doyurduktan sonra yaklaşık bir saatlik moladan sonra tekrar yola çıkıyoruz. Konya ovasında düz yolda seyrediyoruz. O nedenle sürekli olarak Rus makarası yapıyoruz. Hafif bir tırmanış geliyor ve burada bırakıyorlar. Herkes kendi hızı ile çıkıyor. Tepede beklemek şartı ile tabi ki…

Uçsuz bucaksız ovada pedal çevirmeye devam…

Bir süre sonra hafiften yağmur atıştırmaya başlıyor. Bende yağmurluğumu ve eşofmanımı giyinmek için duruyorum. Tabi bu sürede ekip epey arayı açıyor. Onlara yetişmek için var gücümle pedal çeviriyorum. Rüzgara karşı olduğu için pek verimli olamıyorum ve sonrada ekip aracımız önüme geçiyor ve beni deryaline alarak ekibe yetiştiriyor. Ekip aynı tempoda yol almaya devam ediyor.

Garip bisikletli dostumuz Heng, gün lideri olmadığı zamanlarda sürekli olarak en arkadan geliyor. Grup içine girmesi tehlike oluşturabilir çünkü. Hakimiyeti bizler kadar kolay olmuyor.

Bir süre sonra yağmur biraz daha sıklaşıyor ve tüm ekip yağmurluk giyinmek için duruyor. Yağmurluklar giyildikten sonra yola devam ediyoruz. Manzara ise muhteşem. Tabi bu manzara çıplak gözle görüldüğü gibi yansımıyor sizlere. Güneş ışıkları bulutların arasından yeryüzüne vuruyor…

Rüzgara karşı gidiyoruz ve hava arada yağmur serpiştiriyor. Yollar ıslanmış ve önümüzdekinin lastiğinden üzerimize sular sıçrıyor. Seyir halinde iken gidonumdan bir kare…

Konya’ya saat 18:00’e gelirken giriş yapıyoruz. Girişte bizi karşılamak için bir ekip bekliyor. Oraya kadar durmadan pedal çeviriyoruz.

Konya’ya giriş yaptıktan sonra bizi karşılayanlar ile buluşuyoruz. Konya bir bisiklet şehri olduğu için birçok bisikletçide bu karşılama grubunun içinde. Merkeze kadar bize eşlik edecekler. Tabi hepsinde yarışma iç güdüsü olduğu için geçmek için sabırsızlanıyorlar. Merkeze kadar zar zor zapdediyoruz ve birçoğu başını alıp gidiyor. Alaaddin Tepesinden geçerek kalacağımız tesise devam ediyoruz.

Stadyum içinde bulunan tesise geliyoruz ve herkes odasına yerleşiyor. Güzelce duşumuzu alıyoruz ve biraz dinlendikten sonra akşam yemeği için lobide buluşuyoruz. Bizi karşılayan arkadaşların araçları ile yemeğe gideceğiz. Yemek yediğimiz adres ise Meram Konya Mutfağı oluyor. Girişte arkadaşlar ile hatıra fotoğrafı çekiyorum.

Burada yenecek yemek belli tabi ki, Konya’ya özgü Etli Ekmek… Bir metreden uzun etli ekmeklerimiz kısa bir beklemeden sonra geliyor ve afiyetle yiyoruz.

Sevgili Furkan ve Alican’dan bir foto…

Yemekten sonra ise Konya’da bizi karşılayan arkadaşlar bizler için Semah gösterisi organize etmişler. Onu izlemek için Konya Hilton oteline gidiyoruz. Semah gösterisi yapılacak odaya giriyoruz. Önce saz ekibi geliyor ve bizler için çok güzel bir dinleti yapıyorlar…

Bu çalınanları dinlerken duygulanmamak elde değil, muhteşem bir şekilde çalıyorlar…

Bu dinletiden sonra Semazen’ler içeri giriyorlar. Semah gösterisi başlıyor ve pür dikkat onları izliyoruz. Anbean sizler için fotoğraflıyorum… 😉

Sabırsızlıkla beklediğimiz dönme işlemi başlıyor. Nasıl böyle başları dönmeden, sıradan şaşmadan dönüyorlar merakla izliyoruz.

Bu semah gösterisi sırasında Hollandalı arkadaşlarımız biraz sıkılıyorlar. Bizler ise ağzı açık izliyoruz. Bu güzel gösteri sonrasında gösteriyi yöneten abimiz gelip kısaca Semah Gösterisini anlatıyor. Sonrasında ise misafirhaneye dönmek üzere otelden ayrılıyoruz.

Bugüne ait km bilgilerimi not etmeden yanlışlıkla sildiğim için sizlerle paylaşamıyorum. Haritada ki km’yi sizlerle paylaşıyorum…

Gün Toplam Km: 000,00 | Ort. Hız: 00,0 | Max. Hız: 00,0 | Bisiklet Kullanma Süresi: 00:00:00

Tur Toplam Km: 1608,67

Güzergah Haritası: Aksaray – Konya

Sevgi ve Saygılarımla…

This entry was posted on Perşembe, Ağustos 11th, 2011 at 22:48.
Kategori: Dünya'dan.

Bir Yorum,

  1. A. Furkan

    Gündüz yolun çok düz olmasından dolayı sıkıcı, ancak akşam Konya’da çok iyi ağırlandığımız için güzel bi etap olarak aklımızda yer etti bence.

Yorum Yaz “Mekke – Roma Bisiklet Turu 19.Gün ( Aksaray – Konya )”

Serkan TAŞDELEN | pedalla.com | .net | .org | serkantasdelen.com.tr | Tüm hakkı saklıdır | 2014