08 Nisan 2011 Al Karak-Dana

Selamlar Sevgili Arkadaşlar,

Al Karak sabahında turumuzun ikinci günündeyiz. Dün yapmış olduğumuz yol kadar bugünde gideceğiz. Ama rotamız bugün çok daha rampalı olacak. Bunun bilinci ile pedal çeviriyor olmak bizim için avantaj tabi ki. Sabah uyanır uyanmaz otelin odasından perdeyi aralıyorum ve dışarıya gözetliyorum. Temiz hava için camı aralıyorum ve güne mutlu bir şekilde başlıyorum.

Al Karak’ta Al-Mujeb Hotelde konaklıyoruz. Ürdün’lü dostlarımızın ilgisi ile keyifli vakit geçiriyoruz. Bu nedenle hepsine çok teşekkürler.

Otelden çıkış için artık hazırız. Tüm arkadaşları bekliyoruz ve birazdan hareket edeceğiz. Hava çok güzel, bulut bile yok.

Polis önümüzde, görevli aracımız arkamızda ve onun arkasında Ambulans, en son araç ise çantalarımızı taşıyan kamyonet oluyor. Yola çıkalı birkaç km oldu ki, alışveriş için duruyoruz. Öğle yemeği ve aralarda atıştırmalık yiyecekler için hesap kitap işlerinden sorumlu Catrine alışverişi yapıyor. Bu arada bizlerde bekliyoruz, alışverişin ardından tekrar yola koyuluyoruz tabi.

Yol boyunca ikili olarak ilerliyoruz. Sırayı bozmamaya dikkat ederek çeviriyoruz pedallarımızı.

Yolumuz üzerinde birçok köyden geçiyoruz. Bunlardan birinden geçerken bisikletim üzerinden bu fotoğrafı çekebiliyorum. Ürdün’ün % 95’i Müslüman ve birçok camii var şehirlerde ve köylerde.

Epey düz gittikten sonra inişe geçiyoruz. Bu arada birkaç manzara çekiyorum yoldan.

İniş başlıyor ve hızla inişe geçiyoruz. Tabi kontrolü elden bırakmamak gerekiyor. daha önce yol bisikleti kullanmadığım için ben çok daha dikkatli olarak inişi yapıyorum.

Arkamdan gelen kısımı da fotoğraflayarak, inişe kaldığım yerden devam ediyorum.

İniş hızlı olduğu için fotoğraf çekemiyorum ve iniş sonunda düzlükte ancak fotoğraf çekiyorum. Birazdan rampa başlayacak o nedenle burada birşeyler atıştırıyoruz.

Alican ise bisikletinde ki küçük sorunu gidermek ile meşgul. Yardım eden ise Ürdün’lü dostumuz Sari. 🙂 Kendisi de adının Türkçe’de bir renk olduğunu biliyor. 🙂 Sari ile yol boyunca keyifli muhabbetler ediyoruz. Tabi benim çok az ingilizcem ile olduğu kadarıyla. 🙂

Mola da ne mi yedik? Bunu merak edenler için kısaca bahsedeyim. Bazı arkadaşlar otelde kahvaltıda yanlarına ekmek ve katık almışlar. Onları yediler, almayanlar ise kuru kayısı, hurma ve muz yedik. Rampayı çıkmak için yeterli enerjiyi bu şekilde sağlayabiliyoruz.

Rampa başladı ve önümüzde ki ilk şehir At Tafila’ya 30 km yolumuz var. Rampa çok uzun görünüyor ve yavaş yavaş tırmanmaya başlıyoruz.

Yükseldikçe geride kalan manzarayı da fotoğraflamak gerekiyor. Bu foto-molalar dinlenmek için çok iyi oluyor. Güzel manzara ve sıcak hava da pedal çevirmek güzel. Rampa işin diğer kısmı tabi. 🙂

Rampa hala devam ediyor ve epey uzun sürüyor. Tabi daha önce de dediğim gibi bilincindeyiz ve ona göre hareket ediyoruz. Çok Allah çık…

Arkadaşlarımız geliyorlar, tırmanış hala devam ediyor.

Hatıra niyetine bir tane daha fotoğraf çekiyorum kendimi. Fotoğraflar için Hollandalı dostlarımızı rahatsız etmek istemiyorum. Alican ile arada sırada karşılaşıyoruz. Onun dışında kendi fotoğrafımı kendim çekmek zorunda kalıyorum.

Yol yapım çalışması olduğunu gösteren tabela. Ne yazdığını anlamasam da, tabeladan az çok anlıyorum.

Görüldüğü gibi çıkış hala devam ediyor. Yorgunluk belirtileri hissediliyor ama çıkışa devam…

Rampamız bitmek üzere, burada öğle yemeği için mola veriyoruz. Ağaçların gölgesindeyiz, ama müthiş bir rüzgar başlıyor. Bir süre düzlüklerden sonra tekrar tırmanış başlıyor. Tabi bu defa rüzgar etkeni de var. Giderek yorulmaya başlıyoruz ve vücudumuz da tutuluyor.

Yemek molasından birkaç manzara.

Polis dostlarımız bizleri bir an bile yalnız bırakmıyorlar. Her konuda yardımcı oluyorlar ve güzelde ingilizce konuşuyorlar. Buradan selam olsun Polis dostlarımız Ahmet ve Yunus’a… 🙂

Molanın ardından rampalı yolda pedal çevirmeye devam. İnişler çıkışlar ve rüzgar bir an olsun bizi yalnız bırakmıyor. Ürdün’lü pedal dostu Sari bu defa karşımızda.

Buradan sapa dönerek Dana’ya doğru yol alıyoruz. Rüzgar iyice karşımıza geldi. Buradan sonrası çok daha zor olacak.

Sık sık verdiğimiz molalardan bir tanesi daha. Ufak tefek atıştırmalar ile devam ediyoruz.

Buradan sonra muhteşem üçlüyü tamamlıyoruz. Rampa, Rüzgar ve Yağmur… 🙂 Yağmur da başlıyor ve iyice sıkıcı oluyor yol. Ben ki yağmurdan nefret eden Serkan kuzu gibi pedal çeviriyorum. Eeee mecbur olunca yapacak birşey kalmıyor. bir an önce günü bitirmek için asılıyoruz pedallara. Ama rampa bitmek bilmiyor. Yağmur bir şiddetlenip, bir azalıyor. Son 4 km’ye ulaşıyoruz ve güzel bir iniş bizi bekliyor. Buradan sonra Dana’ya ineceğiz ve otele yerleşeceğiz. Neyse ki yağmur duruyor ve hızla rampayı iniyoruz.

Epey üşüdüm, geceyi rahat bir şekilde geçirmek niyetindeyim. Güzel bir duş hayal ediyorum sadece rampayı inerken. 🙂 Ama geldiğimiz yerler o kadar garip ki, otele varana kadar otelin nerede olduğu görünmüyor bile.

Nihayet otele varıyoruz ve bisikletlerimizi bir odaya koyduktan sonra yukarıya çıkıyoruz. Burada güzel güzel ikram edilen çaylarımızı yudumluyoruz. Çay sınırsız, verirken ise duyduğunuz kelimeler şunlar; Sugar? No Sugar? Hangisini isterseniz artık. 🙂 Şekerli olan çok şekerli, şekersiz olan ise zaten normal şekerli. Ürdünlülerin damak tadı ile alakalı bir durum sanırım.

Odamıza yerleştikten sonra güzel bir duş alıyorum. Kendime geliyorum ve günün bu şekilde bitmesi beni çok mutlu ediyor. Kabus gibi geliyor günü düşündükçe. Rampa, Rüzgar ve Yağmur. İstenmeyen üçlü, kendi adıma…

Güzel bir duşun ardından yemek saatine kadar Dana’yı geziyorum. Dana’dan birkaç manzara sizlere. Burası aynı zamanda doğal hayatı koruma bölgelerinden birisi…

Dana sokaklarında bir güvercin…

Danalılar ile muhabbet eden tur katılımcısı…

Dana vadisi… Muhteşem bir görüntüsü var, ama hava kapalı olduğu için ayrıntısı ile izleyemiyoruz.

Danalılar…

Burası da çay içtiğimiz ve akşam muhabbet edip, müzik dinlediğimiz yer…

Otelimizin bahçesi. Çok doğal ve güzel bir yerdi gerçekten.

Dana’da çevreyi meraklı bakışlarla izleyen kedi…

Dana Hotel…

Vee günün sonuna geliyoruz. Bugün çok zorlu geçti ve sona doğru gerçekten çok yorulmuştum. Ama bu günde mutlu son ile bitince gerçekten değdi diyebiliyorum. Bunun mutluluğu da bana yetiyor. Yeni bir güne uyanmak için uykuya dalıyorum…

Gün Toplam Km: 94.39 | Ort. Hız: 16,1 | Max. Hız: 75,0 | Bisiklet Kullanma Süresi: 05:49:50

Tur Toplam Km: 191,22

Güzergah Haritası: Al Karak – Dana

Sevgi ve Saygılarımla…

This entry was posted on Pazartesi, Nisan 18th, 2011 at 21:35.
Kategori: Dünya'dan.

10 Yorum,

  1. Aydın Günaydın

    Merakla beklenen 2. gün geldi. Bir solukta bitti 2.gün
    Bisikletçinin istemediği üç seyi yaşasanda tur gayet güzel devam ediyor.
    Fotoğraflar senin elinde başka bir güzel çıkmış.
    Yolun açık olsun Serkan

  2. semihoca

    evet,merakla beklediğim 2.günü keyifle okudum…değişik coğrafya da,farklı insanlarla…harika

  3. ahmet

    ikinci turda cok güzel. amlatımınızda cok güzel ve akıcı . cok ilginc bir cografya. sizlere yardımcı olunmasıda cok güzel bir sey. yolunuz acık olsun.

  4. Hakan Kayışlıgil

    Pedalına sağlık, teşekkürler Serkan keyifle izliyorum.
    İzninle Facebook’ta paylaşacağım 🙂

  5. Özgür Kaya

    çok çabuk bitti bu yaw… yakında aralara reklam almaya da başlarsın kardeşim (((:

  6. Özgür Kaya

    dana lı arkadaşlar adana lı arkadaşlar olmasın yaw (:

  7. Mustafa Yiğit

    harikasın Serkan,teşekkürler.

  8. nesim

    merakla takip ediyoruz kardeşim. selametle…

  9. Cihan Aksoy

    Serkancığım zevk ve ilgiyle izliyoruz. Bizleri habersiz bırakmadığın için teşekkür ederiz.Sağlık içinde hayırlı yolculuklar dileriz.(Ablam Nihan Aksoy ile beraber) Sevgilerimizle.

  10. Celil Atilla

    Serkan, ayaklarına, pedallarına sağlık. Seninle gurur duyuyoruz. Kolay gelsin.

Yorum Yaz “Mekke ? Roma Bisiklet Turu 2.Gün ( Al Karak – Dana )”

Serkan TAŞDELEN | pedalla.com | .net | .org | serkantasdelen.com.tr | Tüm hakkı saklıdır | 2014