27 Nisan 2011 Beyşehir – Isparta

Her gün olduğu gibi bugünde saat 8:00’de hareket edecek şekilde kalkıyoruz, kahvaltımızı yapıyoruz ve hazırlanıyoruz. Eşyalarımızı araca yüklüyoruz ve artık Beyşehir öğretmenevinden yola çıkmaya hazır hale geliyoruz. Ayrıca bugün turun en uzun günü olma özelliğine sahip. 180 km’ye yakın yol yapacağız.

Öğretmenevinin manzarası Beyşehir Gölü ve Dedegöl Dağları ile muhteşem görünüyor.

Beyşehir’den çıkmadan önce burada bulunan tarihi Eşrefpaşa Camisini ziyaret etmek istiyoruz. Tabi bu karar o an için verilince gidiyoruz ve kapalı olduğu için gezemiyoruz. Ben daha önce gelip gezmiştim, o nedenle pek üzülmüyorum. Ama Hollandalı arkadaşlar için pek iyi olmuyor. Dışarıdan, kapısından bir fotoğraf anca çekebiliyoruz.

Sol yanımızda Beyşehir Gölü ile pedallar dönmeye başlıyor ve ilk olarak Şarkikaraağaç ilçesinden geçeceğiz. Yüksek tempolu ve seri bir şekilde hareket ediyoruz. Polis eskortumuz olduğu için şeriti tamamen kapatıyoruz. Yolun zemini yol bisikleti için pek uygun olmadığı için kollarım yoruluyor ve ara ara uyuşuyor.

Şimdilik düz yollarda pedal çeviriyoruz ve hava yağmıyor. Ama kapalı her an herşey olabilir.

Bir süre sonra bir arkadaşın lastik patlağı ile duruyoruz. 10 dakikadan fazla oyalanıyoruz burada.

Hüyük kavşağındayız ve yolumuz Isparta’ya doğru devam ediyor…

Lastik değişimi yapılıyor ve tekrar yola çıkıyoruz. Kıreli köyünden hızla geçiyoruz ve Şarkikaraağaç’a biraz daha yaklaşıyoruz.

Buradan sonra çok seri şekilde pedal çeviriyoruz. Rüzgar da karşıdan esiyor ve Rus makarası yaparak yol alıyoruz. Bu sırada tabi iki saat boyunca fotoğraf çekemiyorum. Hafiften yağmur atıştırmaya başlıyor ve yağmurluklarımızı giyinmek için duruyoruz.

Yağmur bir yağıyor, bir duruyor. Bu şekilde epey yol alıyoruz. Artık öğle saatleri ve çok acıkıyoruz. Gelendost’ta mola vereceğimize dair söylentiler geliyor ama polis eskortu biraz daha ilerler isek bölge trafik amirliğinde mola verebilir diyor. Tabi bizde mecburen bu teklife uyuyoruz. Buradan sonra 60 km durmadan yol alıyoruz.

Tam bittik tükendik dediğimiz yerde, saat 13:30 gibi nihayet ulaşıyoruz Bölge Trafik Amirliğine, ama çok kötü olduk. Tamamen tarzım dışında bir tur gerçekleştiriyorum ve bu da beni çok üzüyor. Keyif almadıktan sonra hiç bir anlamı olmuyor. Neyse ki Furkan ile güle oynaya bir şekilde moralleri yükseltmeye çalışıyoruz.

Burada polis arkadaşlar bizlerle ilgileniyorlar sağ olsunlar. Çay ve kahve içiyor ve yemeklerimizi yiyoruz. Tabi her gün olduğu gibi hafif atıştırmalık şeyler oluyor menüde. Bir saat kadar oyalandıktan sonra tekrar yola çıkıyoruz. Bu defa bizi durduran etken bir arkadaşımızın tuvalet ihtiyacı oluyor. 🙂 Mideyi bozmuş sanırım…

Çevremizde elma bahçeleri uzanıyor… Isparta her ne kadar gül ile anılsa da, elma konusunda da Türkiye’de yüksek orana sahip.

Eğirdir Gölü manzarası ve karşıda Eğirdir ilçesi. Burada göl manzarasını seyretmek ve biraz dinlenmek için mola veriyoruz. Tabi hava kapalı olduğu için manzara çok güzel görünmüyor.

Mola pek uzun sürmüyor, birkaç fotoğraftan sonra harekete hazırlanıyoruz.

Buradan sonra Eğirdir içine kadar durmadan devam ediyoruz. Girişte yağmur tekrar başlıyor ve ile merkezinde bir kafeye giriyoruz. Furkan’ın bahsettiğine göre, buraya daha önce Triatlon yarışlarına gelmişler. Orada güzel vakit geçiriyoruz ve yağmurun biraz olsun dinmesini bekliyoruz.

Eğirdir’in çıkışında 3 km.lik sert bir rampa bizi bekliyor. Yağmur altında orayı çıkmaya başlıyoruz ve hava serin olduğu için fazla terlemeden zirveye ulaşıyoruz. Meşhur komanda yazısının yanından geçerek Isparta’ya doğru pedal basmaya devam ediyoruz.

Yağmur altında Isparta’ya giriş yapıyoruz ve kalacağımız yere kadar da durmuyor. Polis evine geliyoruz, bugün burada kalacağız. Isparta’da yaşayan arkadaşım Mertkan’a haber vermiştim geleceğimi, sağ olsun o da Polis evine gelmiş. Yağmurdan daha fazla etkilenmemek için bisikletlerimizi içeriye alıp kendimizi koltuklara atıyoruz.

Mertkan ile akşam buluşmak üzere sözleşiyoruz ve günün pisliğini üzerimizden atmak üzere odalarımıza çıkıyoruz. Toplantı ve akşam yemeğinin ardından Mertkan ile buluşup güzel bir yere çay içmeye gidiyoruz. Muhteşem bir muhabbetin ardından beni Polis evine kadar bırakıyor sağ olsun.

Bu yorucu günü bu kadar güzel bir şekilde sonlandırıyoruz. Akşam Polis evine gelip hemen hazırlanıp yatıyorum. Yarın yine uzun bir gün olacak ve aynı zaman gün lideri ben olacağım. O nedenle biraz daha stresli geçecek.

Gün Toplam Km: 178,84 | Ort. Hız: 23,8 | Max. Hız: 55,2 | Bisiklet Kullanma Süresi: 07:29:42

Tur Toplam Km: 1880,53

Güzergah Haritası: Beyşehir – Isparta

Sevgi ve Saygılarımla…

This entry was posted on Çarşamba, Ağustos 17th, 2011 at 20:54.
Kategori: Dünya'dan.

Yorum Yok,

Yorum Yaz “Mekke – Roma Bisiklet Turu 21.Gün ( Beyşehir – Isparta )”

Serkan TAŞDELEN | pedalla.com | .net | .org | serkantasdelen.com.tr | Tüm hakkı saklıdır | 2014