13 Nisan 2011 – Amman

Merhaba Arkadaşlar,

Off günümüzde Amman’a gidiyoruz. Amman’ı gezeceğiz ve Ürdün Prensi El Hasan’ı ziyaret edeceğiz. O nedenle sabah erken yine ayaktayız. Eşyalarımız araca yüklüyoruz ve gece Amman’da kalacağımız otele uğurluyoruz. Bizlerde Amman’a gideceğimiz araçlarımıza biniyoruz ve 1 saatlik yolculuk sonunda Amman’a ulaşıyoruz. İlk olarak sabah kahve içmek için bir kafeye giriyoruz. Burada kahve içerken elmalı turtalarımızıda yiyoruz. 🙂

Bir saate yakın burada da vakit geçirdikten sonra El Hasan’ı ziyaret etmek için kafeden çıkıyoruz. Tam bu sırada Hollandalı arkadaşlarımdan birisi burada bir Türk olduğunu söylüyor ve onunla tanışıyoruz. Volkan çok eskiden gelmiş Amman’a. Aslen Antalyalı, ama uzun süredir burada olduğu için Türkçeyi unutmuş gibi. Çok değişik ve hızlı bir şekilde Türkçe konuştuk. Kafeden ayrılmadan bir kare Amman’ı çekiyorum ve El Hasan’ı ziyarete gidiyoruz.

Prensi ziyaret edeceğimiz yere geliyoruz ve kabul odasına doğru yöneliyoruz.

Tabi geçerken içeride ilgimi çeken ne varsa fotoğraflıyorum. 🙂

Önce burada birer kokteyl içiyoruz ve biraz bekliyoruz.

Beklerken fotoğraf çekmeye devam tabi.

Herman’ın hatıra fotoğrafı…

Bu da benim hatıra fotoğrafım olsun.

Keys…

El Hasan ile görüşeceğimiz odaya geliyoruz ve masalarımıza oturuyoruz.

Çok geçmeden Ürdün Prensi El Hasan bin Talal geliyor ve konuşmasına başlıyor.

Konuşmasını bitirdikten sonra ekip liderimiz Leo’da kısa bir konuşma yapıyor ve bisiklet turumuzu anlatan özel yapım çinimizi prens El Hasan’a takdim ediyor.

Ardından hatıra fotoğrafı…

Ürdün prensi El Hasan bin Talal yanında epey vakit geçirdikten sonra ayrılmadan önce kapının önünde toplu olarak bir fotoğraf daha çekiliyoruz.

Prensimiz bizi uğurlayana kadar yanımızdan ayrılmıyor.

Buradan sonra ki durağımız ise bizi bir haftadır yalnız bırakmayan Turist Polislerinin merkezi oluyor.

Burada da bizleri güler güzleri ile karşılıyorlar.

Liderimiz Leo ve Turist Polis Müdürleri burada kısa teşekkür konuşmaları yapıyorlar.

Turist Polis Müdürü…

Burada ki ziyaretimizi de bitiriyoruz ve Kraliyet Otomobil Müzesini gezmek için hareket ediyoruz. Çok geçmeden “The Royal Automobile Museum” a geliyoruz.

Buradan sonraki fotoğraflar artık müzeden kareler, o nedenle sizleri fotoğraflar ile baş başa bırakıyorum.

Milyonlarca dolarlık müzeden çıkıp dışarıda toplanmayı bekliyoruz. Bende bu arada boş durmayıp elimde ki imkanlar ile arı, çiçek fotoğrafı çekmeye çalışıyorum.

Toplanıyoruz ve artık karnımız acıktı. Yemek için bir yerlere gidiyoruz. Ürdün’e ayak bastığımızdan bu yana yediğimiz Humus burada da bizi yalnız bırakmıyor. Her yemeğin yanında mutlaka geliyor.

Adını bilmediğim yemeklerde var masada, pek damak tadıma hitap etmiyor ama yine de yemeye çalışıyorum. Patates kızartması ve domates ikilisi daha çok iniyor mideme. 🙂

Yemek saati sırasında hızlı bir tempo ile çalışan arkadaşları sonrasında müsait yakalıyorum ve fotoğraflarını çekiyorum.

Yemekten sonra ise Amman’ı gezmeye devam ediyoruz. Bu defa ise çarşı pazar dolaşıyoruz.

Yeşil tişörtlerimiz ile birbirimizi kaybetmiyoruz ve dolaşmaya devam ediyoruz.

Askılara asılmış etler, ne kadar hijyenik bilinmez. 🙂

Tarihi kalıntıların bulunduğu bir alana geliyoruz. Amfi tiyatroyu geziyoruz.

Birazda buradan kareler…

Tiyatro’dan Amman…

Burada Muğla’dan Can Abi ile telefonda görüşüyoruz. Bizleri merak ettiği için sık sık görüşüyoruz. Bende kısaca günü anlatıyorum ve telefonu kapatıyorum. Tam bu sırada tiyatroda iki bayan bana doğru yaklaşarak, – nereye gidiyorsunuz diye soruyor. 🙂 Tabi ben şok olmuş bir biçimde, -aaa siz Türksünüz diyorum ve kısaca ayak üstü muhabbet ediyoruz. Onlarda istemeden konuşmama kulak misafiri olmuşlar. Oradan Türk olduğumu anlıyorlar. Günlerdir Türk konuşmasına ve yüzüne hasret birisi olarak bu durum çok hoşuma gidiyor ve yüzümde tebessüm ile gezintiye devam ediyorum.

Bir süre daha Amman’ı gezdikten sonra artık otele dönme saatimiz geliyor ve araçlarımızın bulunduğu park alanına giderek araçlarımıza biniyoruz ve çok geçmeden otele ulaşıyoruz.

Bu günümüzde Amman’ı gezerek, bisikletten uzak bir şekilde geçiyor. Yarın tekrar yollara düşüyoruz, görüşmek dileği ile.

Sevgi ve Saygılarımla…

This entry was posted on Cuma, Mayıs 20th, 2011 at 10:47.
Kategori: Dünya'dan.

2 Yorum,

  1. semihoca

    harka ….uzun süredir gezinin kalan kısmını merak ediyorduk..bizi, bekletme…

  2. Aydın GÜNAYDIN

    Turun günü türk günü olmuş desek yeridir. Önce Antalyalı, sonrada tiyatrodakiler.
    Senin için güzel olmuştur.
    Ferrarilere imrenerek baktım. Ne arabalar var öyle…

Yorum Yaz “Mekke – Roma Bisiklet Turu 7.Gün ( Amman )”

Serkan TAŞDELEN | pedalla.com | .net | .org | serkantasdelen.com.tr | Tüm hakkı saklıdır | 2014