Muratlar, Yemişendere Bisiklet Gezisi

21 Nisan 2019

Merhaba Arkadaşlar,

Bu hafta sonu il dışı gezilerime ara vererek Muğla’da gitmediğim köylere pedallamak istedim. Bu fikrimi Feridun Abi ile paylaşınca ortaya güzel bir program çıkardık. Ardından tura İsmet Hoca’da dahil oldu ve üç kişi sabah 9.00’da düştük yollara.

ilk olarak Muğla-Denizli yolunda pedallayacak, ardından ise Boynuzcuk geçidini inmeye başlar başlamaz Muratlar köyüne döneceğiz. Oradan da Yemişendere köyüne geçip, köyün sert rampasını tırmanıp Yılanlı tarafından Muğla’ya ineceğiz.

Programımızı yazı ile anlatmak bu kadar kolay olmasına rağmen tur tam ters oranda zor geçeceğe benziyor.

Gölcük köyüne kadar Düğerek üzerinden hızlıca gelip buradan Tokuç Geçidini tırmanmaya başlıyoruz. Tırmanış bir şey değil ama şiddetli rüzgar sürekli döndüğü için bizi epey zorluyor.

Üç kişi kendi tempomuzda tırmanışı gerçekleştiriyoruz. Hiç kimse birbirine mani olmuyor. Yol arkadaşlığının en önemli kurallarından birisi de bu zaten.

Yavaş yavaş tırmanarak zirveye biraz daha yaklaşıyoruz.

Uzun zamandır pedallamayı özlediğim arkadaşlarla olmak beni mutlu ediyor. Feridun Abi gelirken onu fotoğraflamayı ihmal etmiyorum.

Saat 10.30 gibi ilk zirveye ulaşıyoruz. Bugün üç zirve çıkacağız ve burası onlardan ilki. Burayı inip hiç zaman kaybetmeden ikinci tırmanışımıza geçeceğiz. Burada arkadaşlarımızla hatıra fotoğrafı çekiliyoruz.

Gittiğim gördüğüm il, ilçe ve geçit tabelalarına bloğuma ait stikerleri yapıştırıyorum. Burada tanıdık bir stiker daha görünce mutlu oldum. Şafak Omaç abime ait “Şafak Yollarda” stikerini fotoğraflamadan geçemiyorum. Buradan selam olsun.

İlk rampayı indikten sonra ikinci rampayı tırmanmaya başlıyoruz. Burası diğer rampa ile neredeyse aynı zorluk derecesine sahip. En zor olanını sona saklıyoruz. O nedenle buraları kolaylıkla çıkıp yolumuza devam ediyoruz.

Tırmanış boyunca ara ara durup fotoğraflar çekiyorum. Nerelerden geçmişiz, neler görmüşüz diye.

Bir süre sonra Denizli’nin Beyağaç ilçesi kavşağı çıkıyor karşımıza. Bu yolu hep merak etmişimdir ama henüz gitme şansım olmadı. Belki birgün oralarda da pedallarız belli mi olur.

D330 karayolunda ilerlemeye devam ediyoruz. Artık zirveye uzak değiliz.

Feridun Abi ve İsmet Hoca önümde ilerlerken durup fotoğraflarını çekiyorum. Yeşillikler içinden geçen bisikletliler.

Saat 12.00 dolaylarında ikinci rampamız olan Boynuzcuk Geçidinin zirvesine de ulaşıyoruz. Artık sadece bir tırmanışımız kaldı. O da en zoru tabii. Olsun yine de keyfimiz yerinde.

Buradan inmeye başlar başlamaz hemen sol tarafa Muratlar köyüne doğru giriyoruz. Anayol’dan ayrılır ayrılmaz buraya kadar bizi mahveden rüzgar bir anda yok oluyor. İnanılacak gibi değil ama bu duruma çok seviniyoruz. Rüzgar bizi resmen dağıttı diyebilirim.

Çok geçmeden Muratlar köyüne ulaşıyoruz ve burada kahvede oturup çay/kahve içiyoruz. Tüm yorgunluğumuzu burada sıfırladık neredeyse. Güzel sohbetin ardından tekrar yola koyuluyoruz.

Yemişendere köyüne kadar oldukça güzel vadide pedal çeviriyoruz.

Buralar Muğla’nın en ücra köylerinden. Ulaşımı zor ve uzak, doğallığı ise oldukça güzel. Dereler, ağaçlar, kuşlar ve doğa. Bizi bizden alıp mest etmeye yetiyor.

Bu güzellikler karşısında Feridun Abi poz veriyor kamerama. 😉

Yol arkadaşımı da çekmezsem olmazdı.

Ve tabii ki kendimi. 😊

Bu bölgede bir diğer merak ettiğim köylerden birisi Fadıl. Bugün rotamızda burası yok, ama birgün oralara da gitmeyi istiyorum. Bakalım artık ne zamana olur.

Güzel yol boyunca ilerledikten sonra Yemişendere köyüne de ulaşmış oluyoruz. Burası artık göreceğimiz son köy.

Köy merkezine ulaştıktan sonra balık yemek için bize tarif edilen yere gidiyoruz. Ama maalesef mekan kapalı. Çevrede nadir bulunan insanlardan birisini görüp soruyoruz ama kimsenin haberi yok. Buraya kadar burada balık yemeyi hayal etmiştik ama maalesef hayallerimiz suya düşüyor. Yapacak bir şey yok.

Yanımızda bulunan atıştırmalıklardan yiyip, sularımızı tazeleyip düşüyoruz tekrar yola. Yola derken yanlış anlamayın, önümüzde uzanan 12 km’lik tırmanışa başlıyoruz. Günün son ve en zor rampası…

Yollarda olmanın keyfini yaşadığımız için her anından mutluyuz. O nedenle durmadan yollarda olmaya devam…

Yükseldikçe aşağıda kalan manzaranın güzelliğine daha da bir aşık oluyoruz.

Rampanın bir kısmında su takviyesi ve soluklanmak için duruyoruz. Tabii burada yalnız değiliz. Abinin birisi çekmiş arabasını açmış müziğini beynimizi yakıyor. O nedenle ne manzaranın tadını çıkarabildik, ne de dinlenebildik. Daha fazla işkenceye maruz kalmamak için toparlanıp tekrar pedallamaya koyulduk.

Çık çık çık bitmek bilmeyen yokuş yapmışlar. 😊 Hadi asılın pedallara demekten başka çaremiz yok.

Bir süre daha dik tırmandıktan sonra eğim biraz daha insaflı hale geliyor. Tabii yorgunluktan kendini iyiden iyiye hissettiriyor. Feridun Abi ve İsmet Hoca önden gittiler, Yılanlı yoluna kadar devam ettiler. Orada nasıl olsa buluşuruz diyerek ben biraz daha yavaş pedallamaya devam ettim. Çok geçmeden anayola bağlanan noktada buluştuk ve biraz daha enerji depolayarak dinlendik.

Yılanlı Mesire alanından sonra 3 km’lik tırmanışı hiç hesaba katmamıştık. Buraya kadar tırmandığımız üç rampanın yanında çok küçük kalıyor ama onca yorgunluktan sonra burasıda gözümüzde büyüyor.

Zorda olsa çıkışımızı yapıyoruz ve zirveden sonra sürekli inecek olmamızın hayalini kuruyoruz.

Yılanlı zirvesinde son kez mola veriyoruz ve inişin tadını çıkartmak için salıyoruz bisikletlerimizi rampadan aşağıya. Onca zorluğu rağmen hala gülebiliyor olmak çok güzel bir şey gerçekten. Her turdan sonra aynı şeyi hissediyor olmak bana güç veriyor.

Bu güzel turda bana eşlik eden Feridun Abi ve İsmet Hoca’ya çok teşekkür ederim. İyi birer yol arkadaşı oldular. Yeni tur planlarımızı bile yaptık. Fırsat buldukça hepsini uygulamaya koyacağız.

Yeni yollarda, yeni turlarda görüşmek dileğiyle…

Muratlar, Yemişendere Güzergah ve Yükselti Haritası;

Sevgi ve Saygılarımla…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.