Nihayet yoldayım

13 Mayıs 2007 Erzincan ? Pülümür

Saat 7?de çalan alarm ile hemen uyanıyorum. Uykusuz geçen gecenin ardından yolun heyecanı ile hiç yorgunluk hissetmiyorum. Biran önce çadırımı topluyorum ve bisikletimi yol için hazır konuma getiriyorum.

Saat 10?da basın duyurusunu yapmak için birazdan Erzincan Cumhuriyet Meydanına gideceğim. Ama öncesinde petrolde ki arkadaşlarım ile tavşankanı kıvamında ki çay eşliğinde güzel bir kahvaltı beni bekliyor. Pek iştahım gelmiyor ama zorda olsa bir iki lokma bir şeyler atıştırıyorum. Tura başlamadan evvel iki rekât şükür namazı kılıyorum ve ardından hatıra fotoğrafı çekilerek merkeze gitmek üzere petrolden ayrılıyorum.

Cumhuriyet Meydanına vardığım sırada beni uğurlamaya gelen arkadaşlarım ile buluşuyorum. Ailem de beni yalnız bırakmıyor. Pülümür ve Tunceli?de beni ağırlayacak olan ?Erzincan Tuncelililer Dayanışma Derneği? yola çıkmadan önce bana ?Munzur?da Baraja Hayır? yazan bir tişört hediye ediyor. Son olarak gelen basın ekibine basın duyurusunu yaparak Pedalla Türkiye turumu resmen başlatmış oluyorum. Ailem, arkadaşlarım, eş-dost ile son kez vedalaşarak pedalı çevirmeye başlıyorum. Anneler gününde annemin gözyaşlarını geride bırakıyorum. Yola çıkıldı artık, geriye dönüş çok uzak. Saat?im 10?u geçerken Erzincan?ı ve sevdiklerimi geride bırakıyorum.

Ama bir taraftan da diğer sevdiklerim, doğa, yol, dağlar, farklı kültürler ve farklı insanlar ile buluşacak olmanın sevinci var içimde. Sağ kolum üzerinde Munzurları izleyerek çeviriyorum pedalı. Karşımdan esen rüzgâr ilerlememi bir hayli zora sokuyor. Yola çıkmamla birlikte telefonumda susmak bilmiyor. Arkadaşlarımın başarı dilekleri iyice güç veriyor bana. Üzümlü ilçesini bir solukta geride bırakıyorum.

İnişli çıkışlı yolda Tunceli kavşağına kadar ilerliyorum. Tunceli kavşağında bir sürpriz beni bekliyor. Erzincan?dan iki arkadaşım, Vedat Abim ve Zekeriya Müdürüm burada karşıma çıkıyor. Onları görünce çok mutlu oluyorum ve birlikte birkaç bardak çay içiyoruz.

Kırk km kadar yol geldim ve rüzgâra karşı pedal çevirmek beni epey yordu. Bu noktadan sonra Pülümür?e yaklaşık 25 km kadar yolum kaldı.

Arkadaşlarım ile birlikte bir şeyler atıştırdıktan sonra daha fazla vakit kaybetmeden yola koyuluyorum.

Yolum bu noktadan sonra epey bir rampa ve toprak. Pülümür Geçidini tırmanmaya başlıyorum. Daha yola çıkalı 5 km olmamıştı ki yağmur damlalarını üzerimde hissetmeye başladım.

Hemen bir kenarda durup, yağmurdan korunmak için yağmurluğumu giydim ve bisikletimin çantasını poşet ile sardım.

Çok geçmeden yağmur şiddetini arttırdı ve yağmurluk fayda etmez hale geldi. Şimdi sırılsıklam olmuş ve toprak zeminin çamura dönüşmesi ile zor şartlar altında ilerlemeye çalışıyorum. Yanımdan geçen araçların da atmış olduğu çamurlarla baştan aşağı iyice kirlendim ve sırılsıklam oldum.

Zirveye 3-4 km kala bir pikap durdu yanımda. Beni gitmek istediğim yere kadar götürmek istediler. Bende yağmur altında ve çamur zeminde daha fazla vakit kaybetmemek için bisikleti arkadaşların da yardımı ile pikabın arkasına attım. Beni her ne kadar aracın içine davet etseler de ben yoldaşımı bırakıp içeri geçmedim. Pikabın kasasında yoldaşım ile birlikte zirveye kadar gittim. Zirveye ulaşınca aracı durdurdum ve her ne kadar inmemem için ısrar etseler de araçtan indim. Yolum bu noktadan sonra Pülümür?e kadar iniş. Tekrar bisikletimin üzerindeyim ve çok mutluyum. Yağmur şiddetini azalttı ama ben rampa inmenin hızı ile iliklerime kadar üşüdüğümü hissediyorum. Artık parmaklarım çalışmaz hale geldi. Freni sıkmak için parmaklarım yerine, kolumu çekerek bisikleti anca durdurabiliyorum. Pülümür girişine kadar bu şekilde geliyorum. Girişte Pülümür Belediye Başkanını arıyorum. Merkezde arkadaşların beni beklediğini söylüyor ve merkeze kadar ilerliyorum.

Çok geçmeden arkadaşlar beni karşılıyor. Hiç vakit kaybetmeden beni otele yerleştiriyorlar. Mayıs ayındayız ama hava ciddi anlamda soğuk. Otelin kaloriferleri bile yanıyor. Odaya çıkar çıkmaz, üzerimde ne var ne yok çıkartıp atıyorum. Hemen sıcak bir duş alıp temizleniyorum ve kirlenen üstümü yıkıyorum. Bunlar benim yaklaşık iki saatimi alıyor. Ardından temiz ve kuru kıyafetlerim ile dışarı çıkıyorum. Dışarıda beni belediyede görevli arkadaşım Hıdır bekliyor. Hıdır ve birkaç arkadaş ile birlikte Pülümür?ü dolaşmaya başlıyoruz.

Kısa bir merkez turunun ardından ?Hanım Köprüsü? ve ?Gelin Odaları? diye adlandırılan yerleri geziyoruz. Hanım Köprüsü tarihi bir köprü ve hala ayakta duruyor. Gelin odaları ise dağa açılmış mağaralardan oluşuyor. Değişik bir yapıya sahip bu doğa alanlarının mutlaka görülmesi gerektiğini düşünüyorum. Bahar mevsiminde olduğumuz için her yer yemyeşil.

Ters duran kaya üzerinde bulunan at nal izleri;

Hanım Köprüsü;

Gelin Odaları;

Ağaçlar yeni çiçek açmış, her yer mis kokulu. Aynı anda yağmurun bıraktığı toprak kokusu eklenince değmeyin keyfime. Hıdır birde ?Ağlayan Duvar? olduğundan bahsetti. Tunceli yolu üzerinde olduğu için yarın giderken görebileceğimi söyledi ve onun için o tarafa gitmedik.

Pülümür gezisinin ardından internet kafeye giderek bloguma günün özetini karaladım ve dinlenmek için Hıdır?dan izin istedim. Güzel ve zorlu geçen günün ardından yastığa başımı koyduğumu hatırlıyorum sadece. Sonrasında uykuya dalmışım?

Yol Bilgileri

Erzincan?dan Pülümür 63 km uzaklıkta. Erzurum yönüne doğru D100 karayolunda 38 km ilerledikten sonra Tunceli kavşağı çıkıyor. Yol bu noktaya kadar 4 şeritli, düz ve hafif inişli çıkışlı. Sürekli ters esen rüzgâr bu yolda yorucu olabiliyor. Tunceli ? Erzurum kavşağı Mutu denilen bölgede ve Pülümür?e kadar tek marketin bulunduğu nokta. Burada gerekli önlemler alındıktan sonra yola çıkılmalı diye düşünüyorum. Bu noktadan sonra 13 km.lik bir tırmanış sizi bekliyor. Yol yer yer toprak zemin ve dik bir eğime sahip. Zirveden sonra Pülümür?e kadar 12 km iniş ile ulaşıyorsunuz. Keskin dönemeçlerin ve bol çukurların bulunduğu yolda çok dikkatli olmak gerekiyor.

Gün Toplam Km: 61,40 | Ort. Hız: 15,0 | Max. Hız: 49,5 | Bisiklet Kullanma Süresi: 04:04:19

Tur Toplam Km: 61,40

1.Gün Harita ve Yükselti Tablosu (Erzincan-Pülümür); Haritayı büyütmek için lütfen üzerine tıklayınız?

Sevgi ve Saygılarımla…

This entry was posted on Pazartesi, Ağustos 9th, 2010 at 19:50.
Kategori: Pedalla Türkiye.

10 Yorum,

  1. Aydın GÜNAYDIN

    Macera başladı.
    Okurken sıkılmadan zevkle okuyorum. Fotoğraflarda anlatıma baya hoş bir görsellik katıyor..

    Tekraradan ayağına sağlık… Diger günleri sabırsızlıkla bekliyorum yine…

    Erzurumdan saygılar.

  2. cihan aksoy

    Evet fotoğrafların da anlatımın gibi o kadar güzel ki. Sabırsızlıkla devamını bekliyoruz.

  3. Orhan Tozun

    Detayına inelim su olayın 🙂

  4. Zevkle takip ediyoruz Serkan abicim:)

  5. Samet EFE

    Evet evet ve evet sonunda beklenen o büyük insan Serkan TAŞDELEN’in büyük gezisinin enfes yazıları yayınlanmaya başladı…

    Heyecanla devamını bekliyoruz :):):)

  6. Sevgili Aydın, Sevgili Cihan Abicim, Sevgili Orhan, Sevgili Ozan ve Sevgili Samet,
    Değerli yorumlarınız için çok çok teşekkürler… Çok yaknda 2.gün ile devam edeceğiz…

    Sevgilerimle…

  7. semihoca

    Çok keyifli olacağına eminim.Acayip keyifli okuyorum.Ayrıca söylemem gereken şey şu…Şu terör olmasa Tunceli doğa spor merkezi olur.El değmemiş Tabiyat.görmek çok isterim ama terör işte…Gidemiyoruz.Merakla bekliyorum…tşk.ler

  8. Ali Murat Ünlü

    Gerçekten heyecan başladı.. Zevkle takip ediyoruz..

  9. emin oğuz

    çok güzel resimler .paylaşım için teeşkkürler

  10. turgut

    mükemmmel yerler mükemmel

Yorum Yaz “Pedalla Türkiye 1.Gün ( Erzincan – Pülümür )”

Serkan TAŞDELEN | pedalla.com | .net | .org | serkantasdelen.com.tr | Tüm hakkı saklıdır | 2014