Yeşil ovalarla yolculuk

04 Haziran 2007 Kars ? Ardahan

“Ardahan can idi gitti,

Lisan?ı Türk idi gitti,

Sultan Hamid?e haber verin,

Anadolu?nun kilidi gitti.”

Ardahan Kalesinde okuduğum dörtlük beni biraz olsun duygulandırdı. Kaleyi gezerken sürekli dilimde dolaştırdığım bu dörtlüğü hayatım boyunca unutmayacağım. Bugün çok kolay geçmedi, saat 2 buçuk gibi vardım Ardahan?a. Sabah bir türlü uyanmak istemesem de yola çıkma duygusu çok daha ağır bastı ve rötarlı olarak uyandım. Kars öğretmenevinde kahvaltımı yaptıktan sonra Kars?ı 8 gibi geride bırakıyorum.

Kars çıkışında Ardahan’a 82 Km yolumun olduğunu görüyorum.

Bugün hayatımda görmediğim kadar yeşil renk gördüm. Bundan daha güzel ne olabilir diye düşünmeyi ihmal etmedim tabi ki. Batıda yaz mevsiminin başlamasına karşın burada bahar daha yeni başlıyor. Ardahan?a 80 km dolaylarında bir yolum var. Ama birçokta rampa var önümde uzanan.

Pedalım dönmeye başlıyor ve bir süre sonra Arpaçay, Çıldır yol kavşağı geliyor önüme. Kars Çayı üzerinden hızla geçiyorum. Güzel bir iniş ile bu kavşağı geride bırakıyorum.

Ardahan’a 69 Km…

Yolumun üzerinde o kadar çok çiçek var ki, durup fotoğraflamadan gidemiyorum. Rengarenk her yer…

İstikamet Ardahan, yol üstü ilk ilçe ise Kars?ın küçük ve şirin bir ilçesi Susuz oluyor. Buraya kadar yol çok kalabalık, hayret etmemek elde değil. Buradan sonra Susuz?a varmak çok zor olmuyor ve çok geçmeden ilçe görünüyor. Saatim 9?u henüz geçerken soluğu Susuz?da alıyorum. Baharın güzelliği olan rengârenk çiçekleri fotoğraflamak için sık sık durmak zorunda kalıyorum. Hiç birisini kaçırmak istemiyorum.

Susuz?da yol üzerinde bulunan bir markette mola veriyorum. Meyve suyu ve karışık çerez alarak biraz atıştırıyorum. Bu arada markette bulunan birkaç ilçe halkı ile kısa bir muhabbete tutuluyorum.

Dinlendikten sonra tekrar yola koyuluyorum. Kara bulutlar üzerimde dolaşıyor. Bir yerlerde yakalayacak gibi beni. Islanmamak için dua ediyorum ve hızla pedal çevirmeye devam ediyorum. Susuz?un hemen çıkışında başlıyor rampa ve uzun süre devam ediyor. Susuz çıkışında Ardahan’a 63 Km yolum kaldı.

Rampaları çıkmaya başlıyorum, her döndüğüm viraj sonrası karşımda yeşil dağlar beni karşılıyor. Bir süre sonra uçurumlar çıkıyor karşıma, aşağıya bakında gördüğüm tek şey ise yeşillikler arasında kendisine yol çizmiş küçük dereler. O kadar güzel bir manzara ki anlatamam.

Çıkış devam ediyor ve çok geçmeden birkaç yağmur damlası düşüyor üzerime. Bir top kara bulutun marifeti bu, altından geçene kadar bir süre ıslatıyor beni. Karşıma bu defa bir çoban, çocuğu ve hayvanları çıkıyor. Rampa çıktığım için duramıyorum ve giderken sordukları soruları yanıtlıyorum. Her zaman ki gibi, nereden gelip nereye gittiğim soruları oluyor. Çok korktuğum köpekleri bana pas bile vermiyor ve mutlu bir şekilde uzaklaşıyorum yanlarından.

Arada sırada gördüğüm küçücük köylerde yaşayan hayatları hayal ediyorum. Oralarda yaşamayı ne kadar çok isterdim ah bir bilseniz. Karşımda uzanan dağlarda kar kümeleri buralarda iklimin hala soğuk olduğunun göstergesi. Bende uzun kollular ile devam ediyorum yoluma. İçime giren üşüntüyü unutmak için hızla pedal çeviriyorum.

Ardahan?a henüz 50 km yolum var. Bir köyün yakındalarında geçiyorum yine. Koşarak gelen iki çocuk beni durduruyor. Birisi 13-15 yaşlarında, diğeri ise ondan daha küçük yaşlarda. Beni durdurduktan sonra benden para istiyorlar. Aramızda geçen diyalog şu şekilde oluyor;

-Bize para ver.!

-Benim param yok ki.

-O zaman kibrit ver.!

-Benim kibritimde yok.

 

Dedikten sonra çantamdan iki tane şeker çıkartarak çocuklara uzatıyorum. Şekerleri aldıktan sonra yüzlerinde ki gülümseme o kadar güzeldi ki görmeliydiniz. Tek istedikleri yol üzerinden geçen turistten bir şeyler koparmak. Verdiğinizin ne olduğunun hiçbir önemi yok. Onları her şey çok mutlu ediyor. Yurdum insanı, yurdum topraklarında çok daha güzel.

Yoluma kaldığım yerden devam ediyorum. İnişli çıkışlı yolda zar zor yol alıyorum. Yorgunum ama mutluyum da. Yol üzerinde gördüğüm manzaraları ?Windows XP? masa üstü fotoğrafına benzetiyorum sürekli. Ağaçsız çıplak dağlar ve yemyeşil.

Yol üzerinde ki çiçeklerden bir buket…

Ardahan’a 40 Km yolum kalıyor…

Öğle saatlerinde Ardahan il sınırına geliyorum. ?Ardahan İl Sınırı? tabelasında hatıra fotoğrafını ardından bir adım daha atarak Ardahan?a resmen girmiş oluyorum.

Yorucu rampaların ardından karşımda düz yolları görüyorum. Bu da benim mutlu olmamı sağlıyor. Tekrar yoldaşım ile birlikte yoldayım. Bu bölgede bir şey daha dikkatimi çekiyor. Yamaçlara taşlardan yapılmış,  küçük birde bahçesi olan ambarlar. Çok farklı görüntüye sahip bu yerler ne için kullanılıyor bilmiyorum. Çevrede bunu soracağım bir insana da rastlamadım.

Ardahan?a 30 km yolum kala Hasköy?de duruyorum.

Burada her yer o kadar yeşil ki başım dönüyor resmen. 🙂

Acıktığım için bir market arıyorum ve gözüme Avşar Ticaret ilişiyor. Yol kenarında küçük bir market ve hemen yanında çay evi bulunuyor. Bisikletimi bir duvara yasladıktan sonra köyün halkına selam vererek bir masaya oturuyorum.

Hemen başlıyoruz muhabbete. Muhabbet esnasında buranın ?Hülya Avşar?ın köyü olduğunu söylüyorlar bana. Hatta marketi işletenin öz amcası olduğunu söylüyorlar. Markete alışveriş için girdiğimde bunu onaylıyor işletmeci İbrahim Avşar. Öz amcası olduğunu ve yıllardır görmediğinden bahsediyor. Muhabbet ederken ton balığı, şeftali suyu ve kaşar peynirinden oluşan menümü yemeyi sürdürüyorum.

Bu arada köyün eski isminin Hoçvan olduğunu öğreniyorum. Muhabbetin ve son yudumunu içtiğim çayın ardından tok ve dinlenmiş bir şekilde yoluma tekrar geri dönüyorum. İki saatlik bir yolum kaldığı için fazla zorlamıyorum kendimi.

Bir süre düz yolda ilerledikten sonra karşıma Ardahan Ormanları Önemli Doğa Alanı çıkıyor. Burası Türkiye?nin 305 adet Önemli Doğa Alanından bir tanesi. Çam ormanları ile kaplı her taraf.

Orman içerisine doğru çıkan ve Ardahan merkeze giden rampayı takip ediyorum. Hanak, Posof yol ayrımdayım.

Buradan sonra birazcık daha rampa tırmanacağım. Ardından Ardahan?a kadar iniş başlıyor. 12 Km yolum kaldı.

Ardahan Ormanları buralara kadar devam ediyor.

İnişe geçmeden önce karşıda uzanan üzeri karlı dağları fotoğraflıyorum. Sonrasında ise bisikletimi salıyorum yamaçtan aşağıya doğru.

Saat 14:19 ve ben Ardahan?dayım artık.

Her zaman ki gibi ilk iş olarak belediyeye gidiyorum ve başkanı bulup projemden haberdar ediyorum. Ardından ise kalacak yer konusunda yardım istiyorum. Yarım saat kadar belediye başkanının gelmesini bekliyorum. Geldikten sonra odasına girip bir adet broşürümden vererek projemden bahsetmeye başlıyorum. Sabırla beni dinlediği ve konaklama konusunda yardımcı olduğu için çok teşekkür ediyorum.

Öğretmenevine giderek adıma ayrılan 201 numaralı odaya yerleşiyorum. Güzel bir duşun ardından tüm yorgunluğumu atıyorum üzerimden ve şehri dolaşmak için dışarıya çıkıyorum.

Fotoğraf makinemi ve not defterimi yanıma alarak gezmeye başlıyorum. İlk olarak şehir merkezinden bir iki tur atıyorum ve ardından Ardahan Kalesine gidiyorum.

Kura Nehri…

Kura Nehri üstünden geçen köprü…

Kale?den Ardahan manzarasını izlemek çok keyif veriyor. Şehrin hemen yanından akan Kura Nehri buraya hayat veriyor aynı zamanda.

Kale içinden ve Ardahan’dan birkaç fotoğraf…

Kaleden Ardahan…

Kaleden son fotoğrafımı beni en çok etkileyen dizeyi çekerek noktalıyorum.

Kale içinde epey vakit geçirdikten sonra merkeze geri dönüyorum. Marketten birkaç bir şey aldıktan sonra bir parkta oturuyorum. Yarın akşam radyo programına katılacağım için bir radyo alıp programı tamamen dinlemek istiyorum. Şehir merkezinde askeri malzeme satan bir dükkândan sıkı bir pazarlıktan sonra 4 YTL karşılığında alıyorum pil hediyeli radyomu. Akşam yemeğinin ardından bir ağırlık çöküyor üzerime. Odama çıkıp uzanıyorum biraz ve saat daha 10 olmadan uykuya dalıyorum.

Yol Bilgileri

Kars ? Ardahan arası 85 km ve yol bol rampalı olarak devam ediyor. Susuz ilçesinden sonra mola verilecek pek bir ala yok. Bahar aylarında tercih edilmesi taraftarıyım. Bu muhteşem yeşilliği mutlaka görmelisiniz. Susuz?dan sonra yolda uzun çıkışlar başlıyor ve bir süre sonra Ardahan Ormanları içerisinde buluyorsunuz kendinizi. Su ve yemek konusunda tedarikli çıkılması gerekiyor.

Gün Toplam Km: 89,15 | Ort. Hız: 18,2 | Max. Hız: 63,8 Bisiklet Kullanma Süresi: 05:10:34

Tur Toplam Km: 1567,50

23.Gün Harita ve Yükselti Tablosu (Kars-Ardahan); Haritayı büyütmek için lütfen üzerine tıklayınız?

Sevgi ve Saygılarımla…

This entry was posted on Pazar, Aralık 5th, 2010 at 23:02.
Kategori: Pedalla Türkiye.

5 Yorum,

  1. Samet EFE

    Abi yok valla ben öss den sonra bakacam fotolara resmen içimi dürtüyo bisiklete binip tur yapasım geliyo:):):)

  2. semihoca

    Gördüğüm manzaraları ?Windows XP? masa üstü fotoğrafına gibi.Hatta daha güzel.Yeşile doyuyorsun be.Ve anladığım kadarıyla gezilmesi gereken yerler.Tarih dolu yerler.Hele
    ‘ Ardahan can idi gitti,

    Lisan?ı Türk idi gitti,

    Sultan Hamid?e haber verin,

    Anadolu?nun kilidi gitti.?
    sözü çok etkileyici.Ayaklarına sağlık serkan….

  3. harika resimler gerçekten bende sayenizde gezdim oralarda

  4. ali

    merhaba gezinizi ve fotoğraflarınızı çok beğendim bende en kısa sürede oralara gitmek istiyorum….
    en son yapmış olduğunuz eğimli harita çok güzel bunu nasıl yaptınız bilgi verirseniz çok memnun olurum

  5. İsmail Çelik

    Bir Ardahanlı olarak pedalınıza ve elinize sağlık diyorum size.

Yorum Yaz “Pedalla Türkiye 23.Gün ( Kars – Ardahan )”

Serkan TAŞDELEN | pedalla.com | .net | .org | serkantasdelen.com.tr | Tüm hakkı saklıdır | 2014