Yoldaş

10 Ağustos 2007 Edremit – Ezine

Saat 7:05 ve ben yeni uyandım. Bugün yolum düne nazaran biraz daha kısa. O nedenle tembellik yapıyorum ve uyanıp kahvaltıya gidiyorum. Karnımı doyurduktan sonra hazırlanıyorum ve saat 8:00’de hareket ediyorum. Bugün nasıl geçecek, neler yaşayacağım hiç birşeyden habersiz pedal çeviriyorum. 8’i 8 geçe Edremit’i geride bırakıyorum.

Yolum düz devam ediyor. Önümde bulunan ilk ilçe Ayvacık ve oraya 52 km yolum var. Düz yolda keyifle pedal çeviriyorum. Hava sıcak ve bulut yok. En sevdiğim hava, arada terlediğim zamanlarda sıcaktan şikayet ediyorum ama olsun ben sıcağı çok seviyorum. 🙂

Akçay’ın manzarasını uzaktan seyrediyorum.

Ters ışıkta yine güzel bir manzara karşımda süzülüyor.

Hızla yol alıyorum. Yolun düz olması benim yararıma ve yol hızla altımdan akıyor. Altınoluk’a saat 9:01’de varıyorum.

Altınoluk manzarası çekiyorum burada. Sabah saatin 9’u ama insanlar kendilerini denize atmışlar bile.

Altınoluk’u çıkıyorum ve bir süre ilerledikten sonra Çanakkale il sınırlarına giriş yapıyorum.

Buradan sonra karşıma Küçükkuyu çıkıyor ve orayı da hızla geçiyorum. Tabi buradan sonra yol bu kadar kolay olmuyor. Küçükkuyu rampaları başlıyor ve tırmanışa geçiyorum. Bir iki viraj döndükten sonra hararetim yükseliyor ve ilk gördüğüm yerde mola veriyorum. Burada beni karşılayan güzel çiçekleri fotoğraflıyorum.

Bu virajın hemen yanında güzel bir yerde molaya duruyorum.

Suyumu tazeliyorum ve yoldaşım ile dinleniyorum. Çok güzel zeytinyağları satılıyor burada. Tabi benim almak gibi bir niyetim yok. 🙂

Molanın ardından rampayı yavaş yavaş tırmanmaya devam ediyorum. Acelem yok, o nedenle rahatım. Yükseldikçe Küçükkuyu aşağıda kalıyor ve çok güzel bir manzara eşlik ediyor bana.

Buralarda zeytin ürünlerinin bir çoğunu bulmam mümkün. İstediğiniz herşey var. Araç ile geçiyor olsam herhalde güzel bir zeytin almadan gitmezdim herhalde.

Tabi tırmanış devam ediyor ve Ayvacık’a 22 km yolum kaldı.

Kaz Dağlarının üzerindeyim, ormanın kokusunu ciğerlerime dolduruyorum. Bu temiz havayı her yerde bulabileceğimi sanmıyorum. Kaz Dağları Türkiye’nin en gözde alanlarından birisi. Muhteşem bir doğaya sahip.

Yolum üzerinde bir incir ağacı görüyorum ve üzeri meyve dolu. Durup incirleri yemeye başlıyorum. Bundan daha iyi vitamin olabilir mi? Taptaze meyve… 🙂

Epey incir yedikten sonra yoluma devam ediyorum. Çıkış ne zaman bitecek acaba. Sıkılmaya başlıyorum…

Ayvacık’a 12 km kalıyor ve buradan sonra nihayet inişe geçiyorum.

Tabi inişim hızlı olduğu için fotoğraf için duramıyorum. Ayvacık girişinde ancak durabiliyorum. Merkeze girip birşeyler almak ve biraz soluklanmak istiyorum. Saatim 11:45’i gösteriyor bu arada.

Ayvacık Kaz Dağları arasında kalmış. Kaz Dağlarının en önemli özelliği ise birçok endemik bitkiye ev sahipliği yapıyor olması. Bunlar ilçede tabelalar ile gösteriliyor. Her yere asmışlar bu tabelaları. Bu bitkiler tabi dünyada sadece Kaz Dağların bulunan bitkiler.

İlçe merkezinde markete giriyorum ve alışveriş yapıyorum. Dışarı çıkıyorum ve karşımda bir bisikletçi daha görüyorum. Hemen muhabbete başlıyorum. Tanıştığım kişi Avustralyalı Matthew. Behramkale’den gelmiş Çanakkale’ye doğru gidiyor. Hemen yan tarafta bulunan kahveye oturuyoruz ve birer bardak çay içiyoruz.

Çaylarımızı içerken ben turumdan, o turundan bahsediyor. Güzel bir muhabbet oluyor. Sonra birlikte yola çıkıyoruz ve Ezine’ye kadar gitme kararı alıyoruz. 🙂 Ayvacık çıkışında Ezine’ye 21 km yolumuz kalıyor.

Sevgili Matthew ile iyi bir ikili oluyoruz. Güle güle keyifle pedal çeviriyoruz. Tempo konusunda ise pek bir anlaşmazlık yaşamıyoruz. 🙂

Ezine’ye hangi ara vardık farkına bile varmıyorum. Saatim 13:11’i gösterdiği sırada Ezine’ye giriş yapıyoruz. Matthew Çanakkale’ye devam edecekmiş, ben ise bugün burada kalacağımı söylüyorum.

Ezine’de yol üzerinde bulunan bir petrolde duruyoruz. Marketten alışveriş yapıyoruz ikimizde bireysel olarak. 🙂 Burada artık Matthew ile yollarımızı ayrılıyor. O yola devam edecek, ben ise merkeze girip konaklayacak yer bakacağım. Bu güzel yoldaşlık için birbirimize teşekkür ediyoruz ve Matthew’i uğurluyorum…

Bende tek başıma olarak ilçe merkezine geliyorum ve belediyeye gidiyorum. Belediye Başkanını bularak projemden bahsediyorum ve konaklayacak yer işini hallediyorum. Belediyenin hemen yanında bulunan Belediye oteline yerleşiyorum. Otelde güzel bir duş alıyorum ve biraz dinlenmek için uzanıyorum. İki saate kadar uyuyorum, uyandıktan sonra ise Ezine’yi gezmeye çıkıyorum.

Ezine Belediyesi…

Belediye’ye ait pazar yeri ve otopark 🙂

Ardından karnımı doyuruyorum ve market alışverişi yaparak otele geri dönüyorum. Odamda film izliyorum ve keyifli vakit geçiriyorum. Akşam hızla geçiyor ve uykum geliyor. Yarın sabah yine erken kalkacağım için erkenden uyuyorum.

Yol Bilgileri

Edremit – Ezine arası 80 km ve yol Küçükkuyu’ya kadar düz. Buradan sonra rampalar başlıyor ve Ayvacık’a 1o km kalana kadar devam ediyor. Ayvacık’tan sonra ise hafif iniş çıkışlar devam ediyor. Yol Kaz Dağlarının içinden geçiyor ve çok güzel manzaralar barındırıyor. Yol üzerinde birçok çeşme bulunuyor o nedenle pek sıkıntı yaşanmıyor.

Gün Toplam Km: 85,49 | Ort. Hız: 19,6 | Max. Hız: 59,1 | Bisiklet Kullanma Süresi: 04:21:41

Tur Toplam Km: 6839,32

90.Gün Harita ve Yükselti Tablosu (Edremit-Ezine); Haritayı büyütmek için lütfen üzerine tıklayınız?

Sevgi ve Saygılarımla…

This entry was posted on Pazartesi, Mart 7th, 2011 at 22:56.
Kategori: Pedalla Türkiye.

Bir Yorum,

  1. semihoca

    çok hoş bir gezi daha….hele yabancılarla bisiklet anadilinde konuşmak..hoş olsa gerek…ne güzel yavvv…

Yorum Yaz “Pedalla Türkiye 90.Gün ( Edremit – Ezine )”

Serkan TAŞDELEN | pedalla.com | .net | .org | serkantasdelen.com.tr | Tüm hakkı saklıdır | 2014