21 Ağustos 2012

Çanakkale’den Antalya’ya doğru devam eden turumun 12.gününe geldim. Buradan sonra Antalya’ya kadar artık iki kişi devam edeceğiz. 29 Ağustos’ta Antalya’da olmak şartı ile rahat rahat istediğimiz rotadan gideceğiz. Görmek istediğimiz yerleri görecek, geçmek istediğimiz yolları geçeceğiz.

Konya’da yeni güne başlarken Kaan ile telefonlaşıyoruz. Henüz gelmesine bir saatten fazla var. O nedenle rahat hareket ediyorum. Toparlandıktan sonra aşağıya inip bisikletimi hazırlıyorum. Artık Kaan’ın gelmesi yakın. Mevlana Müzesi dolaylarında beklemeye koyuluyorum. Otogarda bir arkadaşı karşılayıp buraya kadar gelmesine yardımcı olacakmış. O nedenle burada bekliyorum. Ayrıca dün bana Konya’da gezmeye eşlik eden Volkan da evi otogara yakın olduğu için Kaan’ı orada bekliyor.

Saat 9’u geçtikten bir süre sonra Kaan, Volkan ve Kaan’ın arkadaşı hep birlikte buluşma noktamıza geliyorlar. Yeteri kadar geç kaldık, kahvaltımızı yapıp bir an önce yola çıkacağız. Bu arada Volkan birkaç sorun yüzünden bizimle bugün gelemeyecek. Ama Konya çıkışına kadar eşlik edecek. Hep birlikte çay, çorbalarımızı içiyoruz ve artık yola çıkma vakti geliyor.

Konya’yı geride bırakmak çok kolay olmuyor. Daha önce de bahsettiğim gibi büyükşehirler bu konuda epey can sıkıcı olabiliyor. Volkan bir süre bize eşlik ettikten sonra geri dönüyor. Belki ilerleyen günlerde bize katılabilir. Belli mi olur?

Artık Kaan ile başbaşa kaldık. Önümüdeki 9 günde de birlikte olacağız. Arkamızdan esen rüzgarın da yardımı ile keyifle pedallarımızı çeviriyoruz. Konya’ dan anca saat 10.40’ta çıkabiliyoruz. Artık önümüze bakma vakti geldi. İlk olarak Çumra’yı hedefliyoruz.

Çumra’ya 31 km yolumuz kaldığını Konya’yı çıkar çıkmaz görüyoruz. Tabii Çumra, Karaman yoluna göre iç kısımda kalıyor. Ben merkeze gireceğim ama, daha ilk günden Kaan’ı yormak istemediğim için onun düz gitmesini söylüyorum. İleride bir yerlerde nasıl olsa buluşuruz.

Konya ovasında pedal çevirdiğimiz için yolumuz cetvelle çizilmiş kadar düz. 🙂 Küçük tepeler dışında çıkışımız da yok diyebiliriz.

Yola çıkarken Çumra kavunlarının meşhur ve lezzetli olduğu söylenmişti. İçeriçumra’ya varmadan birkaç km öncesinde kavun satan tezgahların birinde duruyoruz. Tadına bakmadan devam etmeyelim diyoruz. Bir de davet gelince geri çevirmek mümkün olmuyor. Birkaç dilim kavun yedikten sonra devam ediyoruz. İçeriçumra’dan Çumra’ya dönüyorum. Kaan ise Karaman yönünde devam edecek. Ben biraz daha hızlı pedallayıp onu yol üzerinde yakalamaya çalışacağım.

Kavşaktan dönerek yoluma devam ediyorum ve Çumra’ya saat 12.00 gibi ulaşıyorum. Ayaküstü burayı gezerek Karaman yoluna çıkmak için tekrar pedallıyorum. Ben Çumra’da iken, Kaan ile telefonlaşıyoruz ve nerede olduğunu öğreniyorum. Yavaş yavaş yoluna devam ediyormuş, ben de 10-15 km arkasından devam ediyorum.

Sakin ve dar yolda bir süre gidiyorum. Ardından Konya – Karaman yoluna çıkıyorum. Burada Kaan ile tekrar telefonlaşıp aramızda 10 km olduğunu öğreniyorum. Evet bu büyük bir fark değil, kafamıza göre devam edebiliriz. 🙂

Buradan sonra gitmek ve görmek istediğim yer Güneysınır ilçesi oluyor. Ama burası da yol üzerinde değil, yine anayoldan ayrılıp içeriye girmek gerekiyor. Kaan ile hala buluşamadık. Tekrar arıyorum ve Güneysınır’a gireceğimi söylüyorum. Kaan ise buradan da düz devam edecek. Kavşağa gelince sağ tarafa dönüp Güneysınır’a doğru gidiyorum. Anayoldan sonra 10 km içeride kalıyor. Karasınır’dan hemen sonra Güneysınır geliyor. Küçük bir ilçe ve gezecek pek bir yeri yok.

Saat 13.30 ve Güneysınır’a ulaştım. Karnım acıktı birşeyler yemek istiyorum. Kaan’ın çantasında birazcık erzak var ama onunla buluşmak için henüz çok vakit var. Burada karnımı doyurmak için bir yer bakıyorum.

Güneysınır girişi…

İlçe girişinden dağın yamacındaki ilçe görünüyor. 4700 nüfuslu küçük bir ilçe burası…

Bu sırada Kaan ile görüşüp durumu anlatıyorum. O da Kazımkarabekir’e doğru devam ediyormuş. En kötü ihtimalle orada buluşalım diyorum ve birşeyler atıştırmak için bir marketin yanında duruyorum. O da yol üzerinde yanındaki erzaklar ile karnını doyuracak.

Kek ve soğuk bir içecek beni her şartta idare eder. Ayaküstü atıştırıyorum ve Kaan’ı fazla bekletmemek için tekrar düşüyorum yola. Güneysınır’ı geride bırakırken Kazımkarabekir’e 25 km olduğunu görüyorum. Buradan sonra yol çok güzel devam ediyor. Trafikte çok az, bayramın son günü olması dolayısı ile daha kalabalık olur diye düşünmüştüm oysa ki.

Sakin yolda müzik dinleyerek pedallıyorum. Saat 14.30 ve artık Karaman il sınırlarındayım. Yeni bir şehre ulaşmış olmanın mutluluğu ile şimdi daha enerji doluyum.

Bu bölgede manzaram hep aynı, sürekli bal kabağı tarlaları. Küme küme toplanmış kabakların dışında henüz toplanmamış olanlarına da rastlıyorum.

Kazımkarabekir’e 15 km kala Kaan’dan telefon geliyor. İlçeye ulaştığını ve orada beklediğini söylüyor. Ben de 15 km kaldığını, bir saate kalmaz varacağımı söylüyorum.

Anayola çıkıyorum ve burada rüzgar tekrar arkama dönüyor. Hızla Kazımkarabekir’e doğru yaklaşıyorum. İlçe girişinde fotoğraf çekerken diğer taraftan Kaan’ı arıyorum. Biraz ileride yol üzerinde karpuz, kavun satanların yanında olduğunu söylüyor. Ben de fotoğraf çektikten hemen sonra merkeze doğru devam ediyorum.

Kaan ile buluşuyoruz ve karpuz molası veriyoruz. Kaan beklerken karpuz satan arkadaşlar ile epey muhabbet kurmuş. İkram karpuzumuzu kesip bir güzel mideye indiriyoruz. Güzel bir muhabbet ortamından sonra ayrılırken bir tane karpuz ve kavun veriyorlar. Taşıyamayacağımızı söylesek de başaramıyoruz ve bisikletlerimize bağlıyoruz. 🙂 Yola çıkıp, küçük tepeyi aştıktan sonra yine düz yolda keyifle pedal çeviriyoruz. Kaan ile muhabbete dalıyoruz, epeydir görüşmemiştik. Geçtiğimiz yıl Trabzon – Sinop turunda pedallamıştık. Sonrasında pek görüşme şansımız olmamıştı.

Artık Karaman’a çok yaklaştık. Birkaç kilometre yolumuz kaldı.

Yunus Emre’den deyişler ile karşılanıyoruz Karaman’da. 🙂 Ayak idik baş olduk….

Kanatlandık kuş olduk… Bu sadece ikisi, bunun gibi onlarca vardı. 🙂

Saat 17:00 ve Karaman’a vardık. Girişte fotoğraf çekmek için duruyoruz. Ve Kaan geliyor… 🙂

138.000 nüfusa sahip Karaman’dayız artık. Bu arada bisikletim ile gelmediğim bir şehre daha ulaşmış oluyorum. Hedef tüm Türkiye tabii ki. 🙂

Fotoğraf  molasının ardından Karaman’ı gezelim ardından da konaklayacak yer bulalım diyoruz. Hemen önümüzdeki kavşaktan şehir merkezine (Centrum) dönüyoruz. 🙂

Burada biraz dolaştıktan sonra akşam yemeği için alışveriş yapıyoruz. Ardından şehrin çıkışına doğru hareket ediyoruz. Uygun bir yerde çadırımızı kuracağız. Şehir merkezinde bir grup genç çıkıyor karşımıza ve konaklama için gençlik sporun tesisine gitmemizi söylüyor. Söylüyor söylemesine ama gittiğimiz yerde kimseyi bulamıyoruz. Bayram olduğunu unutmuş arkadaş herhalde. Oysa ki kapalı olabilir mi diye de sormuştuk. 🙂 Boşu boşuna vakit kaybettik burada. Artık bir an önce çadırlarımızı kurmak istiyoruz. Yer arayışına devam… Bu sırada Karaman içinde bir Kaan fotoğrafı. 🙂

Dolaşa dolaşa Karaman – Mersin yoluna çıkıyoruz. Yarın nasıl olsa bu yönden devam edeceğiz. O nedenle bulacağımız bir petrol istasyonuna çadırımızı kuracağız. İlk istasyon denememiz başarısız oluyor. Çadır kurmak için uygun yerleri yok, gösterdikleri yer ise düğün salonunun yanı. Akşamda düğün olacakmış, hiç uyunmaz burada. O nedenle biraz ilerideki petrolde şansımızı deneyeceğiz.

Bu defa başarılıyız ve gösterilen yer çok da güzel. Sessiz, sakin ve insanların gelemeyeceği bir yer. Artık bizden mutlusu yok. Hemen çadırlarımızı kuruyoruz. Zemin beton ama olsun, çok rahatsız etmiyor bizi.

Akşam yemeğimizi ve yanında Kazımkarabekir’de ikram edilen kavunun yarısını yiyoruz. Yemek menümüz hiç merak edilir cinsten değil. 🙂 Pilaki, zeytin ve reçel gibi şeyler. 🙂

Yemekten sonra çadırımıza uzanıyoruz biraz. Bu arada Kaan dün akşam yoldan geldiği için hemen uykuya dalıyor. Daha çok erken deyip çadırımdan çıkıyorum, onu rahatsız etmeden dışarıda vakit geçirmeyi düşünüyorum. Am yapacak pek bir şey yok buralarda 🙂 Petrol işletmecisi ile muhabbet ettikten sonra ben de gidip uykuya dalıyorum.

Gün Toplam Km: 144,86 | Ort. Hız: 22,3 | Max. Hız: 48,2 | Bisiklet Kullanma Süresi: 06:28:41

Tur Toplam Km: 1271,03

12.Gün Harita ve Yükselti Tablosu (Konya – Karaman); Haritayı büyütmek için lütfen üzerine tıklayınız?

Sevgilerimle…

onceki-gunorta-gunsonraki-gun

This entry was posted on Çarşamba, Kasım 7th, 2012 at 18:37.
Kategori: Türkiye'den.

4 Yorum,

  1. kazım mert

    merhaba…

    çevirdiğiniz her pedalın bıraktığı güzel anıları zevkle okumaya devam ediyorum.

    Karaman il tabelasında çekilen fotoğrafta nüfus 138.000 yazınca ben de iki yıl önce Karaman il tabelasında çektirdiğim fotoğrafa baktım 136.000 yazıyordu.

    Ben Türkiye’de gezdiğim 80 ilin il tabela fotoğrafını Türkiye Haritasında illerin üzerine yapıştırdım. Sizden de böyle bir harita bekliyorum bir il kaldı Şırnak yollar bir gün bizi karşılaştırırsa 81. ilin tabela fotoğrafını birlikte çektirmek isterim.

    Pedalların maceralarını izlemeye devam..

    kazım mert / adapazarı

  2. Merhaba Kazım Bey,
    Bende il ve ilçe tabelalarının koleksiyonu var. Şuan 424 tane ve hedef tüm Türkiye. 🙂 Yarısını geçtim sayılır…
    Ben bisikletim ile gittiğim yerleri çekiyorum. Sizde mi bisiklet ile gittiniz, bunu merak ettim. 🙂 Ya da araç ile mi?
    Bende son sadece Tokat kaldı, tabi öncesinde gittiğim bazı yerlerde tabelalar yoktu…
    Kısaca bakmak isterseniz, sadece il tabelaları;
    http://www.pedalla.com/turkiye/

    Sevgiler…

  3. ÜZÜLDÜM Zira Karamana gelip de çadırda kalmanıza üzüldüm. Haberdar olsaydım hiç tanımadığım halde hanemin kapısını açardır. Bizim burada kapımız açıktır çalana, lokmamız helaldir yiyene diye bir söz vardır. Gerçekten yöresel ikramlarımızı hiç bir ticari kaygı duymadan sunmak ve ağırlamak isterdim. Ama nasip olmadı. Bir Karamanlı olarak ancak bu gelirdi elimden . Ve ancak şehrimin tanıtımı adına bunu yapabilirdim. Bundan sonra burada açık bir kapınızın olduğunu unutmayın.

    İyi yolculuklar

    İbrahim ŞAŞMA
    05414772060
    KARAMAN
    Halk Şairi ve Yazar

  4. İbrahim bey merhaba,
    Bundan sonra Karaman’a gelirsem mutlaka sizi arayacağım. Nasip kısmet diyelim artık.
    Sevgiler…

Yorum Yaz “17’den 7’ye Bisiklet Turu 12.Gün (Konya – Karaman)”

Serkan TAŞDELEN | pedalla.com | .net | .org | serkantasdelen.com.tr | Tüm hakkı saklıdır | 2014