
17 Aralık 2015
Merhaba sevgili bisiklet dostları,
Mersin’in ilçelerini tamamlamak için gelmiş olduğum turun 2. etabında Adana’dan yola çıkarak önce Tarsus’a ardından da Çamlıyayla’ya ulaşacağım. Daha önce Adana Tarsus arasında pedallamıştım ama Çamlıyayla yolu beni oldukça heyecanlandırıyor.
Adana’da otelde geçirdiğim gecenin ardından erkenden uyanıyorum. Kahvaltımı yaptıktan sonra hızlıca hazırlanıp yola koyulmak için can atıyorum. Dışarı çıktığımda ise durumum bir an değişiyor. Hava kapalı ve hafiften yağmur damlaları düşüyor. Yağmurda pedallamayı sevmeyen ben, bu manzaraya bakıp kalıyor. 🙂
Yağmura karşı hazırlıklarımı tamamladıktan sonra saat 8 gibi yola çıkıyorum. Sabah sabah Adana trafiği beni biraz gerse de yolda olmanın vermiş olduğu mutluluk daha ağır basıyor ve keyifle yoluma devam ediyorum. Tarsus’a kadar yol düz olduğu için güzel bir tempo tutturup hızla yol alıyorum.

Hızımı almış yoluma devam ederken aracın biri önümde duruyor ve şoför iniyor. Bir de ne göreyim. 🙂 Akyaka’dan bisiklet arkadaşım Özer karşımda duruyor. Taaa Adana’da Muğla’dan bir dostu görmek bana öyle iyi geliyor ki. Bu güzel karşılaşma ve muhabbetin ardından vedalaşıyor ve yolumuza dönüyoruz.

Tekrar yola odaklanarak hızla pedal çeviriyorum. Çamlıyayla yolunu çok merak ettiğim için buralarda vakit kaybetmek istemiyorum. 8.40’ta artık resmen Mersin sınırlarına lastik basıyorum.

Artık Tarsus’a son 13km yolum kaldı. Yolun hem düz olması, hem de sıcak asfalt olması beni oldukça gaza getiriyor ve hiç durmadan kilometrelerce gidiyorum.

Yol arkadaşım yine formunda, beni Çamlıyayla’ya kadar taşıyacağını biliyor. 🙂

Saat 9.25 ve ben artık Tarsus’tayım. Bu bölgenin en büyük ilçelerinden birindeyim. Nüfusu gözümü korkuttuğundan burada pek oyalanmak istemiyorum. Hemen Çamlıyayla yolunu bulup devam etme niyetindeyim.

İlçe merkezinden hızlıca kaçıp Çamlıyayla yoluna ulaşıyorum. Tarsus çıkışında bir petrol istasyonunda duruyorum. Daha önce gitmediğim bir yol olduğu için beni neler beklediğini bilmediğimden yanıma aperatif bir şeyler alıyorum. Buradan sonra Çamlıyayla’ya pek de kolay olmayan 56 km yolum kaldığını görüyorum. Hava hala kapalı ve arada yağmur damlaları düşüyor üzerime.
Saatim 10.53’ü gösterdiğinde, 50 km yolum kaldığını görüyorum.

Buradan sonra uzunca bir süre fotoğraf çekmiyorum ve yola konsantre olup yolun keyfini çıkarıyorum. Meşelik köyüne kadar ne ara geldim farkında bile değilim. Buralarda da yeni yollar yapılmış. Daha önce köyün içinden geçen yol şimdi köyü bile görmeden devam ediyor. Bu arada tırmanış hala devam ediyor. Geriye dönüp baktığımda geldiğim yolu görüyorum.

Hemen önümde gidon çantamın üzerinde güzergâh haritama bakarak yolun neresindeyim, kaçıncı km’sindeyim diye ara ara kontrol ediyorum.

Saatim 12.50’yi gösterdiğinde Sarıkoyak köyüne ulaşıyorum. Ama tırmanış hala devam ediyor. Bu arada ara ara yağan yağmura rüzgarda eşlik etmeye başlıyor. Böyle tam da muhteşem ikili oluyorlar. 🙂

Sarıkoyak köyü içinden yavaşça geçip Çamlıyayla’ya biraz daha yakınlaşmaya çalışıyorum. Artık hedefime 30 km kaldı.

Sarıkoyak’ı geride bırakarak tırmanışa devam ediyorum. Geriye dönüp bu güzel köye birde buradan bakıyorum.

Artık iyice acıktığımı hissediyorum derken usul usul serpiştiren yağmurla birlikte kısa bir mola veriyorum. Bu bölgelerde epey yaygın olan yiyecek olan “sıkma”dan söylüyorum kendime. Yanında da bir bardak ayran iyi gidiyor.

Karnımı doyurup üzerine de bir bardak çay içtikten sonra tekrar yola düşüyorum. Çamlıyayla’yı hisseder gibi oldum.

Tabii yağmur sinsice yağarken soğuk da kendini iyiden iyiye hissettirmeye başladı. Tarih 17 Aralık ve ben Toroslara doğru çıkıyorum. Her an her şey olabilir buralarda. Üşüyen ellerimi bir şekilde ısıtmaya çalışıyorum, her ne kadar başarısız olsam da vazgeçmiyorum.

Saat 15.06 ve artık Çamlıyayla’ya son 10 km. 🙂 Yollar da ıslandı artık ve yağmurla dost olduk 🙂

İnişli çıkışlı son kilometreleri bir şekilde geçiyorum ve 15.26’da Çamlıyayla ilçe girişine ulaşıyorum. Ama buradan ilçe merkezine daha çok yol var. Hatıra fotoğrafımı çekip ilçe merkezine devam ediyorum.

10-15 dk sonra ilçe merkezine ulaşıyorum. Hemen minibüs durağına giderek Tarsus’a gidecek olan ilk minibüsten kendime yer ayırtıyorum. Minibüsün hareket saatine kadar ilçeyi geziyorum ve bir güzel karnımı doyuruyorum. Bugün epey tırmandığım için oldukça yoruldum. Katlanır bisikletle bir günde 2000 metre tırmanmak pek kolay olmadı. Ama üstesinden gelmek bizim işimiz. 🙂
Bu sayede Mersin’in tüm ilçelerine bisikletle ulaşmış oluyorum ve bir şehri daha tamamlamış oluyorum. Beklesin beni artık yeni şehirler diyerek yeni tur hayallerine dalıyorum. 🙂
Tur Verileri;
Toplam Km: 101.7 km | Toplam Sürüş Süresi: 06:47:17
Max. Hız: 48.6 km/h | Ort. Hız: 15.0 km/h
Toplam Yükselme: 2086 m | Yakılan Kalori: 3683 cal
Adana, Tarsus, Çamlıyayla Güzergâh ve Yükselti Haritası;
Saygılarımla…


İyi günler Serkan Abi. Gezi yazını okudum ve her zamanki gibi büyük merakın sonucunda harika bir keyif aldım. Ellerine, ama önce ayaklarına sağlık. 🙂
yine harika bir tur yine bir pedalla klasiği 🙂 dahon d18’de aynakol değişikliği vb bir değişiklik yapılmış mıdır yoksa orjinal ekipmanlar ile mı tırmanışlar devam etmekte?
Merhaba Sinan,
Dahon Visc D18’i neredeyse baştan yarattım. 🙂 Tüm kompenanatlar Tiagra 4700 ile değişti. 52/36 aynakol ve 11/36 ruble takıldı. Tamamen tırmanışa uygun hale getirildi.
Gerçekten harika! imrenmemek mümkün değil. En rahat tasasız ve keyifli gezi bisikletle yapılan galiba, denemek lazım.
Merhaba Serkan abi katlanır bisikletle 10 günlük bir tur planlıyorum. Fakat tur uzun olduğu için heybe büyük olması gerekiyor. Büyük heybe takabilir miyim ? uygun heybe önerebilir misiniz? Almak istediğim bisiklet Giant Expressway 1.