Yine uzun zaman oldu yazmayalı, bunun için tekrar tekrar takip eden okuyucularımızdan özür diliyorum. Yoğun iş temposu ara ara etkiliyor ama gezilerimiz paylaşmaya aksaklıklar olsada devam ediyoruz.

19 Mart 2009

Güzelyalı’da Nihan Ablamın marifetli elleri ile hazırladığı kahvaltıyı yaptıktan sonra bisikletlerimiz ile Çanakkale’ye doğru pedallıyoruz. 8’de kalkacak olan feribota yetişmek için asılıyoruz pedallara. Nihayetinde yetişiyoruz ve feribotta yerlerimizi alıyoruz. Hava hissedilir derecede soğuk. Bugün planımız Gelibolu yarımadasının güney kısmını gezmek.

Gelibolu yarımadasına inmek üzereyiz. Eceabat limanına yanaşıyor feribot.

Eceabat’ta ilk olarak bir müzeyi geziyoruz. Minyatür olarak Gelibolu Yarımadasının işlendiği müzeyi gezip inceliyoruz.

Hemen bir hatıra fotoğrafı çekiliyoruz. Cihan Abi Çanakkale’de kaldığımız günler boyunca bir an olsun bile yalnız bırakmadı bizi. Çok teşekkür ediyoruz tekrardan.

Buradan sonra Cihan Abimin rehberliğinde başlıyoruz planımı uygulamayı. Gelibolu Yarımadası Şehitlikleri Danışma Bürosuna giriyoruz ve orada da minyatür Gelibolu’yu kısaca geziyoruz.

Çanakkale Cephesinde Savaşan Birliklerin Türk Komutanları;

Kabatepe’ye doğru ilerliyoruz. Sakin ve düz yolda muhabbet eşliğinde yol alıyoruz. Havanın soğuk olması dışında herşey çok güzel.

Kabatepe varınca “Kabatepe Tanıtma Merkezi”ni geziyoruz. İçeride savaş sırasında kullanılmış eşyalar var. İlgi çekici olanları ise “ayağı içinde kalmış asker ayakkabısı”…

Bir diğeri ise havada çarpışan mermiler. Ne kadar büyük bir savaş olduğunu açık açık anlayabiliyorsunuz bu mermiler sayesinde.

Kabatepe Tanıtma Merkezini gezdikten sonra dışarıya çıkıyoruz.

Kabatepe’de şehit olmuş askerin elinden hiç bırakmadığı Türk Bayrağının heykeli…

İstikamet Alçıtepe…

Abide’ye doğru döneceğiz. Şehitliklerin ardından abideye gideceğiz.

Geldiğimiz yönü gösteren tabela ve Oktay Abi, Cihan Abi…

Alçıtepe’de durmadan “Son Ok Anıtı”na geliyoruz. Burada İzmir’den gelen arkadaşlarımız ile buluşuyoruz. Kısa bir muhabbetin ardından anıtı gezmeye koyuluyoruz.

SON OK ANITI

12 Sm.LİK MUHASARA Bt.SI BU MEVZİDEN DÜŞMANI SÜNGÜ HÜCUMU İLE ATTI VE ÜÇÜNCÜ KİRTE ZAFERİNİ SAĞLADI. 7-HAZ-1915

Buradan sonra ki şehitliğimiz ise “Sargı Yeri Şehitliği” oluyor.

SARGI YERİ ŞEHİTLİĞİ

Çanakkale savaşlarında Alçıtepe köyü yakınlarında Zığındere mevkiinde savaşın en acımasız olaylarından birisi yaşanmıştır. Türk ve düşman kuvvetlerinden savaşın her cephesinde ve siperlerde yaralanan, uzuvları kopan ve hastalanan askerler Zığındere de kurulan sahra çadırlarında toplanmıştır. Bölgedeki muharebeler boyunca dost ve düşman 40-50 bin yaralı hasta askerin toplandığı dere vadisi adeta bir dostluk köprüsü olmuş her iki tarafta birbirine ilaç ve doktor yardımına başlamıştır. Bu bölgenin koruması Albay Halil Sami Bey komutasında 7.tümene verilmiştir. 28 Haziran 1915 gecesi büyük bir düşman harp gemisi Zığındereye tonlarca bomba yağdırdı. Bu bombardıman sonucunda çok sayıda yaralı, hasta müdafaasız Türk askeri şehit düşmüş, bir o kadar da düşman askeri hayatını kaybetmiştir. Olay dünyada yankılar uyandırmış, ancak olanlar olmuştur. Bu vahşet üzerine 9.tümen ve 2.tümene bağlı Türk birlikleri düşman kolordularına saldırarak ağır kayıplar verdirmiş ve bozguna uğratmıştır. Binlerce Mehmetciğin toplu olarak gömüldüğü bu vadiye SARGI YERİ adı verilmiştir.

Bu mukaddes vadide bacakları, kolları, parmakları kopmuş olarak yaralı ve hasta iken şehit olan aziz ve eşsiz kahramanlar sizler Türk milletinin kalbinde sonsuza kadar yaşayacak ve yüce ruhlarınız Türk vatanının ebedi bekçileri olacaktır.

Sargı Yeri Şehitliğinde hüzünlere boğulduktan sonra Alçıtepe’ye geriye dönüyoruz. Çay ve poğaca molası veriyoruz. Yeme ve içme bittikten sonra Seddülbahir’e doğru pedallar dönmeye başlıyor.

Seddülbahir’e varıyoruz…

İlk olarak İngiliz Anıtı olan Helles Anıtını ziyaret ediyoruz.

Seddülbahir, Gelibolu Yarımadasının en üç noktalarından. Uç noktada görülen fener.

Sevgili Orhan’ın Ertuğrul Koy fonunda fotoğrafı…

Türk Siperlerini geziyoruz…

Yine Ertuğrul Koyu ve Oktay Abi..

Aşağıda İngiliz anıtı ve Ertuğrul Koyu. Büyük kayıpların verildiği bu koy çok önemli bir nokta…

Şimdiki durağımız ise “Ezineli Yahya Çavuş Şehitliği”

EZİNELİ YAHYA ÇAVUŞ

18 Mart 1915’te Dünyanın en büyük birleşik donanması ile saldırıp, deniz yolu ile Çanakkale Boğazı’nı geçemeyeceğini anlayan düşman, deniz destekli kara harekatı yapmaya karar verdi.

İtilaf devletleri, 25 Nisan 1915 sabahı yarım adanın bu civardaki beş bölgesine aynı anda çıkarma yapmayı planladı. Sabahın alaca karanlığında Seddülbahir köyü sahili, donanmanın yoğun bombardımanı altında 2000’i aşkın düşman askerinin Albion ve Riber gemilerinden karaya çıkma mücadelesine sahne oldu.

Yarımadanın uç kısmının kıyı savunması 9.tümene ait olup, komutanı Albay Halil Bey idi. 25 ve 26. Alaylardan oluşan bu tümenin iki günlük kaybı, 10 subay ve 1897 erin şehâdetidir.

26.alay ve 3.taburda görev yapan Yahya Çavuş’un tabur komutanı Binbaşı Mahmut Sabri’dir. Yahya Çavuş 10.Bölük’ün sağ kanadında 5 mangadan oluşan bir takımla (toplam 63) Ertuğrul Koy’unda Gözcü Baba ve Aytepe’ye saldıran düşman birliklerini bu bölgede 10 saat süreyle durdurmayı başarmıştır.

Arkadaşlarının büyük bir kısmının şehit olmasına rağmen, düşmanı sahilde durduran bu kahraman takımdan sağ kalanlarla beraber Yahya Çavuş, yaralanan bacağını tüfeğinin kayışı ile bağlayıp, Alçıtepe bölgesine çekilmiş ve aynı bölgede şehit olmuştur.

Yüce kahramanları minnetle anıyoruz.

BİR KAHRAMAN TAKIM VE DE YAHYA ÇAVUŞ’TULAR

TAM ÜÇ ALAYLA BURADA GÖNÜLDEN VURUŞTURLAR

DÜŞMAN TÜMEN SANIRDI BU ŞAHESER ERLERİ

ALLAH’I ARZU ETTİLER AKŞAMA KAVUŞTULAR

Ertuğrul Koy’da bulunan İngiliz Anıtı.

Ertuğrul Koy’da bulunan Türk Askerlerinin mevzileri ve topları…

Sırada ki şehitliğimiz ise Çanakkale Savaşlarında ilk şehitin verildiği “İlk Şehitler Anıtı” oluyor.

SEDDÜLAHİR İLK ŞEHİTLER ANIT

3 Kasım 1914 günü İngiliz ve Fransız donanması Seddülbahir ve Kumkale’yi bombarduman ederek, bu yerde 5 subay ve 81 erimizi şehit etmiştir.

Bu olay; müttefiklerin Osmanlı İmparatorluğu’na karşı fiilen harp ilan etmesi, oluşturmakta oldukları Çanakkale seferi fikri için aşırı güven vermesi.

Osmanlı İmparatorluğu’nda ise; Çanakkale Boğazı savunmasının takviye edilmesi zorunluluğunu duyurması, ilk şehitlerini vermesi, Çanakkale muharebelerinin öncüsü olması, açılarından önem taşır.

Aziz şehitlerimizin ruhu şad olsun.

Çanakkale Geçilmemiştir. Geçilemeyecektir de… 18 MART 1986

İlk Şehitler Anıtının ardından geldiğimden bu yana merak ettiğim Abide’ye gidiyoruz. Karşıdan silüetini gördüğüm bu şaheser anıta doğru gidiyoruz.

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ ABİDESİ

Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?

“Gömelim gel seni tarihe ?” desem, sığmazsın.

Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana…

Yine bir şey yapabildim diyemem hatırana.

Ey şehit oğlu şehit, isteme benden makber,

Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber.

MEHMET AKİF ERSOY

Dev Türk Bayağı ve Cihan Abimiz..

MEÇHUL ASKER ANITI

Çanakkale Savaşları sırasında bir Anzak askeri tarafından Gelibolu Yarımadasın’dan Avustralya’ya götürülen Türk askerine ait kafatası Avustralya Hükümetince 10 Mart 2003 günü Türk makamlarına teslim edilmiş ve 18 Mart 2003 günü buraya defnedilmiştir.

Türk Siperleri…

Abide’nin ardından Alçıtepe’ye geri dönüyoruz ve aynı yerde çaylarımızı yudumluyoruz.

Alçıtepe’de ki molanın ardından Eceabat yönüne doğru gidiyoruz. Yol üzerinde bulunan şehitlikleri ziyaret ederek yol alıyoruz. Bunlardan birisi ise “Şahindere Şehitliği”…

ŞAHİNDERE ŞEHİTLİĞİ

Şahindere Şüheda Kabristanı, Seddülbahir Cephesi’nin (Güney Cephesi) geri bölgesinde Alçıtepe Köyünün 2 km kuzeyinde yer almaktadır. Şehitliğe Behramlı-Alçıtepe yolunun doğusunda Çınarlıdere’den bir patikayla ulaşılmaktadır. Bölgede suyun ve gölge veren ağaçların bulunması, sakin ve korunaklı bir alan oluşturması nedeniyle, savaş aşamasında cephe gerisindeki büyük sargı yerlerinden birisi bu mevkide kurulmuştur.

5 Temmuz 1915 sonrası yapılan muharebelerde sol kanat birliklerinden yaralanarak şehit düşenlerin bir bölümü bu şehitlikte yatmaktadır. Ayrıca güney cephesinin merkez kesimindeki birliklerden de büyük sargı yerlerinde ve tümen sıhhıye bölüklerinde de tedavi görenlerden şehit düşenlerin bir kısmı da  Şahindere Şehitliğine gömülmüştür.

Mülazım-ı Sani (Üsteğmen) Mustafa Efendinin mezarı da bu şehitlik içindedir. Taş mezarın etrafı demir bir parmaklıkla çevrilidir. Mülazım-ı Sani (Üsteğmen) Mustafa Efendinin (1886 – 18 Eylül 1915) Alçıtepe cephesinde şehit olduğu bilinmektedir.

Bu şehitlikte ismi tespit edilen toplam 1969 kişi yatmaktadır.

Bir diğer şehitliğimiz, Şahindere Şehitliğine çok benzeyen “Soğanlıdere Şehitliği”…

Sıradaki Şehitliğimize geldik. Deniz kenarına yapılmış, “Havuzlar Şehitliği”…

HAVUZLAR ŞEHİTLİĞİ

AZMEYLİYEREK MİLLET İÇÜN CANI FEDAYA

KOŞMUŞLAR O GÜNLERDE BÜYÜK BORCU EDAYA

TAZİMLERİ TAKDİME YETERSİZ KALIR İNSAN

BİR FATİHA BİN MİNNETİ SÖYLER ŞÜHEDAYA

NAİL MEMİK

Şehitlikleri geride bıraktıktan sonra Kilitbahir’e ulaşıyoruz.

Kilitbahir’de ilk ziyaretimizi “Seyit Onbaşı”ya yapıyoruz.

Sıradaki ziyaret alanımız Kilitbahir Kalesi. İçini her ne kadar gezemesekte, dışından geziyoruz.

KİLİTBAHİR KALESİ

Fatih Sultan Mehmet tarafından denizden gelecek tehditleri önlemek için Çanakkale Boğazı’nın ortasında ve en dar yerinde Anadolu yakasındaki Çimenlik Kalesi ile karşılıklı olarak 1462-1463 yılında yaptırılmıştır.

Güney köşesinde kapısı üstünde kitabe olan 14.5 metre yüksekliğinde kesme taşla yapılmış olan yuvarlak kule ile ona birleşen surlar 1541-1542 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırılmıştır.

Kuzeyde mendirek tarafından üstünde kitabesi olan kemerli dış kapı ile dış duvarlar II.Abdülhamit tarafından 1893-1894 yılında yaptırılmıştır.

Dış kale duvarları 4 m. yüksekliktedir. 18 m. yükseklikte olan yonca yaprağı şekilli üç avlulu iç kale ile ortada 30 metre yüksekliğinde 7 katlı bir kulesi vardır. Kale etrafı sur hendeği ile çevrilmiştir.

Kilitbahir Kalesinin ardından iskeleye gelerek, Çanakkale’ye geçmek için feribota biniyoruz. Artık Güzelyalı’ya doğru dönüyoruz. Bugünü son olarak Güzelyalı’da ki “Hasan-Mevsuf Şehitliğini” ziyaret ederek bitirmek istiyoruz.

HASAN-MEVSUF ŞEHİTLİĞİ

18 Mart 1915 günü itilaf devletleri donanmasının giriştiği boğaz harekatında burada görev alan topçu bataryasının kahraman subay ve erleri akıl almaz bir cesaret ve ateş gücü ile vatan toprağını savunurken İngiliz gemilerinin açtığı ateş ile şehit düşmüşlerdir.

Şehit olan batarya komutanı Üsteğmen Hasan, gözetleme subayı Mevsuf, telefoncu 3 er ve subay Nanzeti Halim burada yatmaktadır.

Ruhları Şad Olsun.

Güzelyalı’da Nihan Ablanın evinde mükemmel akşam yemeği ile günü sonlandırıyoruz.

Gün Toplam: 101.13 KmOrt.Hız: 18.3Max.Hız: 56.5Bisiklet Kullanımı: 05:30:09
9.Gün Harita ve Yükselti Tablosu (Çanakkale-Gelibolu Güney); Haritayı büyütmek için lütfen üzerine tıklayınız?
Sevgi ve Saygılarımla…

This entry was posted on Pazartesi, Eylül 28th, 2009 at 13:54.
Kategori: Türkiye'den.

7 Yorum,

  1. Oktay

    Gezinizi büyük bir zevk ile okudum,resimlere bakdım çokda beğendim daha öncelerden bizde toplanıp gitmişdik arkadaşlarla harika bir gezi idi üç saat gidiş iki saat gelişimiz sürmüşdü …

  2. Orhan Tozun

    Bu kadar güzel anlatım ve muhteşem fotografları görünce insan keşke bir daha demekten kendini alamıyor. Ellerine sağlık Serkan abim.

  3. cihan aksoy

    Ellerine sağlık Serkancığım.

  4. MURAT VAROL-VAROL BİSİKLET

    YAAAA BENİ UNUTUNUZ ,BEN SESSİZ KALSAMDA SİZLERİ İZLİYORUM ,HABERİNİZ OLSUN ,AMA ARTIK SONA DOĞRU YAKLAŞIYORUZ GALİBA ,DEĞİLMİ CİHAN ABİ ??? ,BUNDAN SONRA SERKAN KARDEŞİMİZİN HANGİ TUR FOTORAFLARINA VE YORUMLARINA BAKICAZ BİLEMİYORUM VALLA ,NEYSE AZDA KALSA DEVAMM…

  5. Gördüğüm kadarıyla süper güzel bir gezi olmuş. Tebrikler. İyi yolculuklar..

  6. halime

    çok güzel olmuş ,emeginize saglık,yerinizde olmayı ne kadar isterdim bilemezsiniz.

  7. gerçekten çok güzel kısaca türkiye nasıl olmuş nasıl alınmş budur bu bi gururdur türk insanı türk bayragını sonuna kadar korur

    gerçekten müthiş tüm türkiyeni görmesi gerek biz bu toprakları nasl almışız kazanmışız herkez görsün şehitlerimize saygıyla anıyoruz allah rahmet eylesin.

Yorum Yaz “Çanakkale Geçilmez 9.Gün (Çanakkale-Gelibolu Yarımadası Güney)”

Serkan TAŞDELEN | pedalla.com | .net | .org | serkantasdelen.com.tr | Tüm hakkı saklıdır | 2014