29 Nisan 2011 Denizli

Bugün off günümüz ve Pamukkale’ye gidip Hierapolis antik şehrini ve Pamukkale’yi gezeceğiz. O nedenle sabah erkenden uyanmıyoruz. Kahvaltımızın ardından saat 10:00’da bizi alıp Pamukkale’ye götürecek olan otobüsümüzü bekliyoruz. Ayrıca bugün akşam turumuza Muğla’dan H.Can Demirel’de katılacak, Gaziantep’ten katılmasını bekliyorduk ama nihayet bu akşam aramızda olacak.

Polis evinden ayrılmadan önce bir tane fotoğraf çekiyorum.

Buradan sonra otobüsümüze binerek Pamukkale’ye doğru harekete geçiyoruz. Çok geçmeden ulaşıyoruz ve rehberimiz ile buluşarak Hierapolis şehrini gezmek üzere kapıda toplanıyoruz.

Şehrin orijinal halinin gösterildiği pano…

Turizm ve Kültür Bakanlığının konuğu olduğumuz için 20 kişilik ücretsiz biletimiz ile giriş yapıyoruz. 🙂

Daha önce “Denizli Güzeldir” turum ile buraya gelip, burada ki arkadaşlarım ile keyifle gezmiştim. Bu defa Hollandalı dostlarımız ile tekrar geziyorum.

Turumuzun neşe kaynağı diyebileceğim dostum Ali Furkan’ı arkasında Hierapolis şehri ile çekiyorum.

Buradan sonra sizi Hierapolis Antik şehrinden kareler ile baş başa bırakıyorum…

Arada gözlerime takılan küçük ama etkileyici görüntüleri de fotoğraflıyorum. İlkbahar da buralarda olmamızdan dolayı heryer çiçek, yemyeşil ve filizlenmiş ağaçlar ile çevrili…

Hierapolis’i gezmeye devam… 🙂

Baharın simgesi çiçek ile devam…

Makineyi Ali Furkan alıyor bu defa ve bir tane de beni fotoğraflıyor…

Ve, yine ben… 🙂

Yamaç Paraşütü yapanları izliyoruz bir süre…

Antik şehir gezimiz devam ederken Pamukkale’nin güzellikleri ile buluşuyoruz. Beyaz beyaz travertenlerin olduğu yerdeyiz.

Yine bir çiçek manzarası…

Buradan sonra ki adresimiz ise sıcak suyu ile termal havuz oluyor. Burası da Hierapolis şehrinin bir parçası oluyor. Burada havuza girmek isteyenler için iki saatlik zaman veriliyor. Ben pek girme taraftarı değilim, o nedenle makine elimde çevreyi ve ekipten havuza girenleri fotoğraflıyorum.

Ali Furkan ve Alican havuzun içinde, kaynağın altındalar…

Yine bu ikiliden bir kare…

Verilen süre sonunda antik havuzdan çıkıp travertenlerin olduğu bölgeye doğru gidiyoruz.

Travertenlerin olduğu bölgeden aşağıya doğru ineceğiz ve orada yemeğimizi yedikten sonra dönüşe geçeceğiz. Ben ise fotoğraf çekmek için normal yoldan devam ediyorum.

Bütün arkadaşlar toplandıktan sonra öğle yemeğimizi yiyoruz ve sonrasında Denizli’ye, Polis Evine hareket ediyoruz. Buradan sonra yapacak tek şey dinlenmek oluyor. Öğleden sonra hava bozuyor ve yağmur başlıyor, dışarıya dahi çıkamıyoruz.

Akşam 19:30 gibi Can Abi Muğla’dan geliyor, bende gidip yoldan onu alıyorum. Biraz muhabbetten sonra odaya yerleşiyor ve akşam yemeğinde tekrar bütün ekip ile toplanıyoruz. Yarın yapacağımız yol üzerinde konuşup, kısaca tartışıyoruz. Belirttiğimiz rota değilde farklı bir rotadan gitmek istiyorlar. Bizde daha fazla üstelemeden kabul ediyoruz. Yarın uzun bir gün olacak, o nedenle fazla gecikmeden uyuyoruz…

Sevgi ve Saygılarımla…

This entry was posted on Cumartesi, Eylül 10th, 2011 at 11:22.
Kategori: Dünya'dan.

Yorum Yok,

Yorum Yaz “Mekke – Roma Bisiklet Turu 23.Gün ( Denizli )”

Serkan TAŞDELEN | pedalla.com | .net | .org | serkantasdelen.com.tr | Tüm hakkı saklıdır | 2014