Arkadaş…

12 Temmuz 2007 Anamur – Gazipaşa

Her gece yatarken kalkınca hemen yola devam edecek şekilde hazırlıyorum bisikletimi ve çantamı. Sabah kalktığımda tek taptığım şey ise el yüz yıkama ve ardından üzerimi değişmek oluyor. Sonrasında hemen yola koyuluyorum. Bugünde saat 5:20’de uyanıyorum ve 5:37’de otelden ayrılıyorum. Anamur merkezden otogarın hemen karşısında bir markette kahvaltı için duruyorum. Bugün kahvaltıda poğaça ve çay var. 🙂 Hep kek, çorba olmuyor. Bazen değişiklikte yapıyorum. 🙂 Kahvaltımı bitirdikten sonra hemen yanımda muz satan dükkandan bir kg muz alıyorum ve gidonuma asıyorum. Yol boyunca yemek çok güzel oluyor. 🙂

Anamur’u geride bıraktıktan birkaç km sonra yükselmeye başlıyorum yine. Saatim 7:00’yi gösteriyor ama yine bugünde güneş çok kızgın.

Rampada sık sık durmak zorunda kalıyorum, bu molaları ise fotoğraf çekerek değerlendiriyorum. Yoldaşımı, adım ve kan gurubum ile çekiyorum.

Gidonumda muz poşeti emin adımlarla yola devam ediyorum. Tek başıma çok mutluyum bu yollarda. Sabah saatleri olduğu için trafik çok yok. O nedenle de epey rahatım ve şarkı söyleyerek pedal çeviriyorum.

Döne döne çıkılan yolların inişi de aynı şekilde. O nedenle pek hız yapamıyorum.

Akdeniz’in muhteşem manzarası yolumun hemen yanında. Uçurumdan aşağısı Akdeniz…

Yolum üzerinde birçok muz satıcısı var. Bunlardan birinin yanında duruyorum ayaküstü biraz muhabbet ediyorum. Tabi muz almadan da devam etmiyorum. Bir kg muz da buradan alıyorum. Diğer aldığın bitmişti zaten. 🙂

Bu da muzların ilk toplandıklarında ki halleri. Bu şekilde yeşil yeşil toplanıp kükürt odalarında sarartılıyorlarmış. Değişik bir sistem, ağaç üstünde sarartmıyorlar.

Molanın ardından yoluma devam ediyorum. Rampa devam ediyor ve birazdan inişe geçeceğimi seziyorum. 🙂 Gazipaşa’ya 70 km yolum kalmış.

İnişli çıkışlı yolda sık sık mola vermek zorunda kalıyorum. Ama şikayetçi değilim, bu güzelliğin tadını çıkartıyorum. Saatim 9:00’a gelmek üzere ve ben yine bir tesiste moladayım. Çay içiyorum, üzerinde bir tanede soda. Soda turlarda bana çok iyi geliyor, uzun süre su ihtiyacımı karşılıyor. O nedenle bulabildiğim yerlerde günde bir kaç tane içiyorum.

Durduğum tesisten gideceğim yöndeki yola bakıyorum biraz. Ama sizlerde görün ki, rampalar ne derece dikmiş. 🙂 Kamyon ne kadar zorlandı burayı çıkarken, birazdan bende bu rampayı çıkacağım. Ve ne zaman inerimi bilmeden. 🙂

Yükseldikçe manzarada güzelleşiyor. Doğa ile iç içe bir yolculuk…

Deniz çok aşağıda kaldı, biliyorum ki yanına kadar ineceğim. O nedenle hiç dert etmiyorum ve ne kadar rampa varsa çıkmaya devam ediyorum.

Muz bahçelerinin yanı başından geçiyorum. Bazıları henüz fidanlıkken, bazıları ise üzerinde meyveleri ile dolup taşıyor. Kimi yerlerde ise sera içlerindeler. Bu manzara beni çok güldürüyor. Sanki kafese tıkılmış zürafa gibiler. 🙂

İniyorum ve aşağıda görünen yere kadar da ineceğim. tabi sonrasında dağda görünen yolu da çıkacağım. İnsan bir an “çıkacaksam, neden iniyorum”u düşünse de buralarda inmekte, çıkmakta çok keyifli…

Güzel inişle aşağıya kadar geliyorum. Gazipaşa’ya 40 km yolum kalmış.

Burada bir kahvede çay molasına duruyorum. Acıktığım içinde kahvenin yanında ki marketten pasta ve kola alıyorum. İkisini kahvede oturup yemeye başlıyorum. Aynı anda da köy halkı ile muhabbet ediyoruz ve muz bahçeleri hakkında biraz bilgi alıyorum. Muz üretmek öyle göründüğü gibi hiç kolay değilmiş ve bir bebek gibi bakım gerekiyormuş. Her işin zorluğu olduğunu bir kez daha anlıyorum.

Yemeğimin ardından bana çay ısmarlıyorlar ve birlikte birkaç tane çay içiyoruz. Muhabbet çok güzel, gidesim gelmiyor. 🙂 Bu köy aynı zamanda Mersin – Antalya il sınırını oluşturuyor. Şu an Mersin il sınırlarındayım, ama birazdan Antalya’ya giriş yapacağım.

Yarım saatlik molanın ardından fazla da soğumadan izin istiyorum abilerimden ve yoluma devam ediyorum. Köyü çıkar çıkmaz il sınırı tabelası çıkıyor karşıma. Evet, turumun 32. iline giriş yapıyorum burada. Şükürler olsun, sağ salim yoluma devam edebiliyorum.

İl sınırına girdikten hemen sonra rampa başlıyor. Döne döne, bu defa ki dönemeçler tam bir yılanı andırıyor. Çıktığım yerin hemen altında geldiğim yolu görebiliyorum. Gerisini siz düşünün artık. 🙂

Biraz önce molada durduğum köy aşağıda kaldı bile. Artık geriye değil ileriye bakmak gerekiyor..

Yoldaşım gözünden de Akdeniz’i seyrediyorum yine bir mola sırasında.

Bir tane hatıra fotoğrafını hak ettim. 🙂 Uçsuz bucaksız Akdeniz manzarasında.

Yamaçlarda birçok muz bahçeleri bulunuyor. Çok güzel bir görüntü oluşturuyorlar.

Gideceğim yola bakıyorum. Dağın yanından kıvrılarak devam ediyor. Ne kadar güzel göründüğüne sizlerde bakın.

Giderek Gazipaşa’ya yaklaşıyorum ve bu güzel manzaralardan ayrılacağıma üzülüyorum.

Yükseldikçe aşağıda ki manzara dahada güzelleşiyor. Akdeniz kıyılarında muz bahçeleri…

Km.ler altımdan akıp gidiyor resmen ve Gazipaşa’ya 22 km yolum kalıyor.

Burada bir çiçek fotoğrafı çekiyorum ve seyrinize keyif katması için bu sayfalara ekliyorum.

İnişli, çıkışlı yollar sonunda saat 13:04’te Gazipaşa’ya giriş yapıyorum. Güzel bir günün daha sonuna yaklaşıyorum.

Burada da ilk olarak Belediyeye gidiyorum. Ama öğle tatili nedeni ile kimse yok ve 10 dakika kadar bekliyorum. Ardından belediye başkanı geliyor ve hemen projemden bahsediyorum. İlgileniyor ve beni konaklamak için sahilde bulunan tesise gönderiyor. Bende hiç vakit kaybetmeden tesise doğru pedallarımı çevirmeye başlıyorum.

Tesis girişinde belediye başkanının misafiriyim deyince sorunsuzca odama götürüyorlar beni ve yerleşiyorum. O kadar güzel bir yer ki anlatamam. Çok güzel bir yerde kalacağım. Taytımı ve formamı çıkartıp şortumu giyiniyorum ve hemen kendimi havuza atıyorum. 🙂

Yarım saat kadar havuzun keyfini çıkardıktan sonra odama dönüyorum ve yan tarafımda kalan arkadaş geliyor yanıma. Kendisininde bisiklete olan ilgisinden bahsediyor ve Fatih ile tanışıp hemen muhabbete koyuluyoruz. Üzerimi değiştikten sonra birlikte Gazipaşa merkeze gezmeye gidiyoruz.

Gazipaşa’dan birkaç kare…

Belediye Binası…

Şehir merkezinde epey vakit geçirdikten sonra tesise geri dönüyoruz. Fatih, ben ve kardeşi ile birlikte tekrar havuza giriyoruz. Bir saat kadar havuz keyfinin ardından saat 19:00’da buluşmak üzere yemek için ayrılıyoruz.

Odama geliyorum, yoldaşım balkonumda beni bekliyor.

Saat 19:00’da tekrar buluşuyoruz Fatih ile ve tesisin hemen karşısında görünen kaleye çıkmaya karar veriyoruz. Birer tane su alıyoruz kendimize ve çıkmaya başlıyoruz. Limanın yanında geçerek dağa tırmanmaya başlıyoruz. Ayaklarımda sandalet ile epey zor oluyor ama pes etmek y0k.

Kaleye doğru çıktıkça manzarada güzelleşiyor. Tesisimizi kuş bakışı izliyoruz.

Diğer tarafta ise Gazipaşa ayaklarımızın altında.

Kalenin zirvesine ulaştığımızda ise manzara inanılmaz güzellikte. Akdeniz’in muhteşem görüntüsü ile karşı karşıyayız…

Buraya kadar çıkıpta fotoğraf çekmek ve çekilmez olmaz ama değil mi?

Sevgili Fatih ile bir hatıra fotoğrafı…

Gün batmak üzere ve manzaraya birlikte tanık olalım…

Güneş tamamen yok olmadan birkaç fotoğrafı araya sıkıştırıyoruz…

İşte özgürlük budur… Süper bir duygu…

Güneş ışığını kaybetti artık, bizde aşağıya inmeye hazırlanıyoruz.

Kale kapısında ben, her ne kadar belli olmasam da…

Tesise dönüyoruz ve Fatih beni burada ki arkadaşları ile tanıştırıyor. Birlikte çok güzel vakit geçiriyoruz. Saat 10:00 gibi mangal yakıyoruz ve tavuk pişiriyoruz. Karnımızı güzelce doyuruyoruz gecenin bir vakti. 🙂 Hava da en az muhabbetimiz kadar sıcak. Mutlu olmayayım da ne olayım ben.

Bu güzel muhabbet gece yarısına kadar sürüyor ve sonrasında ayrılıyoruz. Sabah kalkıp yoluma devam edeceğim için arkadaşlar ile vedalaşıyorum. Odama geldikten sonra da Fatih ile İstanbul’da sözleşmek üzere vedalaşıyoruz. Çok güzel bir gün geçirdim sayesinde. Bu günü unutmam mümkün değil…

Saat gece yarısını geçmişti ki ben anca uykuya daldım… Sabah çok erken kalkmayacağım, yarın yolum kısa. O nedenle rahatım. 🙂

Yol Bilgileri

Anamur – Gazipaşa yolu yaklaşık olarak 90 km dolaylarında. Ama yolda düzlük neredeyse yok. Anamur çıkışında ve Gazipaşa girişinde birkaç km o kadar. Onun dışında hep iniş çıkış. Ama çok eğlenceli çıkışlar ve inişler. Sıkmıyor insanı ve içi huzur doluyor insanın. Tesis çok olmasa da var, ama yanınızda yine de yedek su bulundurmanızda fayda var.

Gün Toplam Km: 91,20 | Ort. Hız: 15,3 | Max. Hız: 59,3 | Bisiklet Kullanma Süresi: 05:37:34

Tur Toplam Km: 4605,48

61.Gün Harita ve Yükselti Tablosu (Anamur-Gazipaşa); Haritayı büyütmek için lütfen üzerine tıklayınız?

Sevgi ve Saygılarımla…

This entry was posted on Pazar, Şubat 6th, 2011 at 00:01.
Kategori: Pedalla Türkiye.

2 Yorum,

  1. semihoca

    valla sanki seninle beraber geziyorum.fotolar çok güzel…hep yeni bir yere gelince belediyenin sana muamelesini merak ediyorum.burda güzel olmuş…sonunda arkadaşlarla muhabbet iyi olmuş…tşk.ler

  2. Hakan

    Merhaba Serkan hocam. Tebrik ederim sizi, resmen film çeker gibi ilçemizi kare kare resmetmişsiniz üşenmeden, notlarınızı ve resimlerinizi aktarmışsınız. Baştan sona okudum. Biraz da heves sardı tabi şimdi bizi 🙂 1 günlük hafta sonu tatili de olsa böyle bir seyahat tanımlamamız lazım beynimize 🙂 Emeğinize sağlık.

Yorum Yaz “Pedalla Türkiye 61.Gün ( Anamur – Gazipaşa )”

Serkan TAŞDELEN | pedalla.com | .net | .org | serkantasdelen.com.tr | Tüm hakkı saklıdır | 2014