Trakya İnsanı

14 Ağustos 2007 Edirne – Kırklareli

Günlerdir tek başıma uyandığım odamda artık yalnız değilim. Necati Abim oda arkadaşım ve saat 7:00’de uyanıyorum. Tabi Necati Abim daha önce uyanmış hazırlanmaya başlamış bile. Bende hazırlanmaya çalışıyorum ve hazırlıklar bittikten sonra aşağıya iniyoruz. Kaldığımızın misafirhanede Dursun Ali Gök ve Necati Abim ile hatıra fotoğrafı çekiliyoruz.

Saat 7:37’de Ben, Necati Abim, Fikret Albay ve Dursun Abi ile birlikte hareket ediyoruz. Çarşıya çıkıyoruz ve kahvaltı için börekçiye gidiyoruz. Çay eşliğinde böreklerimizi midemize indiriyoruz. Tabi tereyağ ve bal takviyesi ile iyice güçlendiriyoruz bünyemizi. Dursun Ali abi Sarıyer’de balcılık yapıyor. O nedenle yanında balın hasını getirmiş. 🙂

Kahvaltının ardından yola koyuluyoruz ve Edirne’yi saat 8:41’de anca çıkıyoruz. Sakin yolda keyifle pedal çeviriyoruz.

Otoyol kavşağına geliyoruz ve yolumuza düz devam ediyoruz. Bizim gideceğimiz yön Lalapaşa…

Lalapaşa’ya 21 km yolumuz var. Ekip olarak yavaş hareket ediyoruz. Daha önce tek olduğum için basıp gidiyordum. Ama şimdi hep birlikte hareket ediyoruz.

İniş ve çıkışlar ile devam ediyor yolumuz.

Zirvede diğer arkadaşların toplanmasını bekliyorum. Gelen Dursun Abi ve arkasında ki Fikret Albay…

Fikret Albayım da inişe geçiyor ve devam ediyoruz.

Necati Abim yanımda, her fırsatta birlikteyiz… Bu iyiliği için defalarca teşekkür ederim. Edirne’ye kadar gelip beni karşıladı ve İstanbul’a kadar eşlik edecek.

Burada yolumuz ayrılıyor artık. Bu güzel asfalt yoldan ayrılıyoruz. Sağ tarafa Lalapaşa’ya dönüyoruz. Burada yine hepi birlikte fotoğraf çekiliyoruz.

Lalapaşa’ya giriş yaptığımızda saat 10:18’i gösteriyordu. Merkeze giderek biraz dinlenmek için uygun bir yer bakıyoruz.

Merkezde güzel bir parka oturuyoruz. Parkın adı ise Kemal Unakıtan Parkı. 🙂 Buralı olduğu için bu parka adını vermişler.

Parkta soğuk birşeyler içip serinledikten sonra vakit kaybetmeden Süloğlu’na doğru harekete geçiyoruz. Buradan sonra 20 km yolumuz kalmış zaten.

Trakyanın uzun uzadıya manzarası…

Köyler içinden geçerek ilerliyoruz. Bazı köylerin kahvelerinde mola veriyoruz. Sonra tekrar yola koyuluyoruz. Süloğlu’na 10 km kaldı.

Sonrasında durmadan Süloğlu’na kadar gidiyoruz ve saat 12:32’de giriş yapıyoruz. Karnımız acıktı, karnımızı doyurmak için uygun bir yer bakıyoruz.

Süloğlu merkezde güzel ve küçük bir lokantada sulu yemek yiyoruz. Menümüz ise; yeşil fasulye ve kıymalı makarna. 🙂 her yerde bulunmayacak bir yemek. 45 dakika kadar verdiğimiz molanın ardından 13:30’da tekrar yola çıkıyoruz. Buradan yine köy yollarından geçerek Kırklareli’ye ulaşacağız. Hafif inişler ve çıkışlar yolu güzel bir şekle büründürüyor.

Dalmalar ve çıkmalar ile dolu yol. Keyifle çeviriyoruz pedalımızı.

Manzara da çok güzel…

Necati Abim ve Fikret Albayım geliyorlar…

Paşayeri köyüne kadar böyle devam ediyoruz ve bu köyde molaya duruyoruz. Köy meydanında kahveye oturuyoruz ve çaylarımızı söylüyoruz. Sonrasında sodalarımızı da içiyoruz. Ama hararetimizi düşürmek kolay olmuyor. Buralarda karpuz alacağımız yer var mı diye soruyoruz. Var diyorlar ve motosiklete atlayıp abinin bir tanesi kendi tarlasından karpuz kopartıp geliyor. Hemen kesip dilimliyor ve önümüze koyuyor. Ne kadar borcumuz diyoruz ama bir kuruş para almıyorlar. 🙂 Bu nasıl bir iyiliktir? Karşılıksız ve samimice. Anadolu insanı, Anadolu’nun her yerinde aynı.

Karpuzumuzu yerken hep birlikte hatıra fotoğrafı çekiliyoruz. Çok güzel bir gün ve muhteşem insanlar ile birlikteyim.

Hemen karşıda bulunan camide Kuran kursunda ki çocukların merakı bir başka. 🙂

Molalarımız hep uzun sürüyor ve sonrasında yola çıkmak zor oluyor. Köyden birkaç arkadaş bir süre bize eşlik ediyorlar. Ama sonra geri gönderiyoruz, yoksa bizimle Kırklareli’ye kadar gelecekler. 😀

Günebakan tarlaları eşliğinde pedallar dönüyor ve manzara süper…

15:44’te İnece’ye ulaştık ve burada da belediyenin yanında bulunan çay ocağında soda içiyoruz. Bugün ne kadar soda içtim bilmiyorum. 🙂

Tekrar yoldayız ve bu defa manzara biraz daha farklı. Burada ki günebakanlar bir garip. Hastalığa yakalanmışlar sanırım.

İnece’den sonra dalgalı ve dar yol ile Kırklareli’ye giriş yapıyoruz. Saat 17:10’u gösteriyor. Merkeze ilerleyip kalacak yer bakacağız.

Merkezde bulunan savaş uçağı heykelini de çekiyorum.

Buradan sonra ki durağımız Erman Teknik Bisiklet oluyor. Burada Metin Abi ile tanışıyorum ve arkadaşlarımın bisikletlerine kısa bir bakım yaptırıyoruz.

Metin Abinin yanından ayrılarak Öğretmenevine gidiyoruz. Yatak ücreti biraz pahalı geliyor ve pazarlık yapıyoruz. Ama başarılı olamıyoruz, belirtilen ücret dahilinde odalarımıza yerleşiyoruz.

Üzerimizi değiştikten ve biraz da dinlendikten sonra dışarıya çıkıyoruz. Akşam yemeği için ise Morova Restaurant’a giriyoruz. Akşam yemeğimizi burada yiyoruz ve sonrasında Kırklareli’yi gezmeye başlıyoruz. Arkadaşlarım ile telefonda görüşüyoruz, herşey yolunda gidiyor. Çay bahçesinde Fikret Albay, Dursun Abi, Necati Abi ve ben oturuyoruz ve dondurmalarımızı yiyoruz. Serinlemenin her çeşidini deniyoruz. 🙂 Saat geç olduktan sonra öğretmenevine dönüyoruz ve yatmaya hazırlanıyoruz. Sabah yine yola devam edeceğiz.

Yol Bilgileri

Edirne – Kırklareli yolu normal de daha kısa. Biz Lalapaşa ve Süloğlu’na uğradığımız için uzuyor yolumuz ve toplamda 80 km sürüyor. Ama çok güzel köyler görüyoruz bu sayede. Hemen hemen her köyde kahve var ve sıkıntı çekmiyorsunuz. Keyifli bir yol burası. İnişli ve çıkışlı, yani dalgalı… Tercih edilmeli…

Gün Toplam Km: 81,88 | Ort. Hız: 15,4 | Max. Hız: 59,0 | Bisiklet Kullanma Süresi: 05:18:37

Tur Toplam Km: 7227,13

94.Gün Harita ve Yükselti Tablosu (Edirne-Kırklareli); Haritayı büyütmek için lütfen üzerine tıklayınız?

Sevgi ve Saygılarımla…

This entry was posted on Perşembe, Mart 10th, 2011 at 15:40.
Kategori: Pedalla Türkiye.

Bir Yorum,

  1. semihoca

    çok güzel bir gün olmuş…hele o karpuz olayı başka yani…süper…tşk.ler paylaşıma

Yorum Yaz “Pedalla Türkiye 94.Gün ( Edirne – Kırklareli )”

Serkan TAŞDELEN | pedalla.com | .net | .org | serkantasdelen.com.tr | Tüm hakkı saklıdır | 2014