29 Nisan 2012

Merhaba Sevgili Bisiklet Dostları,

Muhteşem bir haftasonunu geride bırakmış buılunuyoruz. Hemen hemen her grup turunda olduğu gibi bu turunda tadı damaklarımızda kaldı. Az kilometre, çok muhabbetli turları severim. 🙂 Bu da onlardan birisi idi. Marmaris’ten, Muğla’dan, Köyceğiz’den ve Fethiye’den katılan arkadaşlarımızla bütün bir gün keyifli bir vakit geçtik. Toplamda sayımız 40’a yaklaştı diyebilirim. Tabi sayı bu kadar fazla olunca da turumuzun başlangıç noktası olan Fethiye/Kemer’e ulaşmak için otobüs tutuyoruz. Bütün bisikletleri bagaja, sığmayanları ise otobüsün içine dolduruyoruz. Hep birlikte hoşbeş muhabbet ile Kemer’e kadar gidiyoruz. Tabi yolumuz üzerinde yakıt ikmali için durduğumuz petrolde kahve ve çay içmeyi ihmal de etmedik. 🙂

Bütün yolcularımızı aldıktan sonra, yaklaşık 2,5 – 3 saat süren yolculuk sonunda Kemer’e varıyoruz ve itina ile bisikletlerimizi indiriyoruz ve yol için hazırlıyoruz. Burada Fethiye’den gelen arkadaşlar ile de buluşuyoruz. Tabi yola çıkmadan önce hatıra fotoğrafımızı Velomaris Turizm otobüsümüz önünde çekiliyoruz. 🙂

Bütün bisikletler hazır oluyor ve biz yola çıkıyoruz. Planladığımız saatlere itina ile uyuluyor farkında olmadan. Ne kadar güzel bir şeydir bu. 🙂 Herkes kendi temposunda keyifle pedal çeviriyor. İstenyen bir saatte, isteyen iki saatte Saklıkent’e ulaşacak. Buluşma noktası 22 km sonunda Saklıkent…

Uzun zamandır görmediğimiz eş-dost ile muhabbet ederek pedal çeviriyoruz. Yol çok güzel, trafik yok denecek kadar az ve manzara muhteşem.

Karlı dağların oluşturmuş olduğu eşsiz manzara eşliğinde pedallıyoruz. Bu kış sert geçtiği için dağların zirveleri hala beyaz. Bu mevsime kadar normalde kalmıyordu…

Köylerin içlerinden geçiyoruz, ülkem insanına bir selamı esirgemeden devam ediyoruz.

11:00 gibi ulaşmayı hedeflediğimiz Saklıkent’e henüz 11:00 olmadan varmış olmamız çok güzel. Burada epey vakit geçireceğiz nasıl olsa. Kanyon gezisi, karın doyurma ve dinlenme. 🙂 Çok yorulmadık ama tatilimizin tadını çıkartıyoruz.

Yemek siparişlerimizi veriyoruz ve sonrasında kanyonu gezmek üzere harekete geçiyoruz. Kanyonu gezmek isteyen arkadaşlar ile toplanıp hep birlikte gidiyoruz. Ben daha önce iki defa gelmiştim buraya ama yine de gezmek istiyorum. O nedenle yine girdim, yine gitsem yine gezerim. Çok güzel bir yer, muhteşem keyif alıyorum burada. 🙂

Kanyon içinde dostlar ile unutulmaz bir hatıra fotoğrafı çekiliyoruz.

Biraz daha içlere girdikçe ilk defa gelenler hayran kalıyorlar tabi. 🙂

Sevgili Ayşe ve Tolga… 🙂

Necati Abi ve Şükrü’de keyif alan isimlerden. 🙂

Burada normal şartlarda su bu kadar coşkulu olmuyor ve kanyon içinde rahatça gezilebiliyor. Ama bu mevsim kar sularının eridiği mevsim olduğu için su çok coşkulu ve soğuk. O nedenle bir noktaya kadar durulabiliyor içinde. Bağlanmış ipinde yardımı ile karşıya geçmeye çalışan arkadaşlar var. Sonrasında bende dayanamayıp geçmek istiyorum tabi. 🙂

Su okadar soğuk ve şiddetli ki çok zorlanıyorum geçerken. Sonrası daha vahim, sadece 5 metre ilerleyebiliyoruz kanyon içinde. Soğuktan ayaklarım donacak neredeyse. 🙂

Sonrasında Köyceğiz’den Mehmet Abide bu tarafa geçmek istiyor. Gelmeye çalışırken ip bağlı olduğu yerden çıkıyor ve kısa süreliğine de olsa suya kapılıyor. Neyseki ipi bir şekilde tutuyor ve daha fazla sürüklenmekten kurtuluyor. Tabi başının üzerinde bulunan Ray-Ban gözlük o hengamede suya kapılıp gidiyor. 🙂 Sonrasında çok muhabbeti geçtiği için bu olayı unutmam mümkün değil. 🙂

Yerinden çıkan ipi 10-15 dakika kadar uğraştıktan sonra yerine bağlıyoruz. Bağlayamasaydık bizim tekrar karşı tarafa geçmemiz mümkün değildi. 🙂 Neyse ki bağlanıyor ve sırası ile geri dönüyoruz. 🙂

Kanyon içerisinde biraz daha vakit geçirdikten sonra acıkan karınlarımızı doyumak üzere siparişlerimizi verdiğimiz lokantaya gidiyoruz. Hep birlikte aynı yerde ama farklı masalarda oturuyoruz. Şark köşesi gibi ve çok güzel yerler var. İstenirse aşağıda görünen ağaç evde bile kalınabilir, bizim öyle bir düşüncemiz ve vaktimiz olmadığı için kalamıyoruz tabi.

İsteyen balık, isteyen köfte, isteyen ise tavuk yiyor. Amaç karnımızı doyurmak değil mi canım, onu da fazlası ile yapıyoruz. Yemeğimizin üzerine içtiğimiz türk kahvelerini de söylememek olmaz. 🙂

Uzun bir süre burada keyif yaptıktan sonra artık geriye dönüş yoluna hazırlanıyoruz. Saat 14:30 ve 17:00’de Kemer’den dönecek otobüsümüze yetişeceğiz. Bu fazlası ile mümkün olduğu için yolda sakin sakin pedal çeviriyoruz.

Saklıkent geride kaldı artık, bu kanyonu doyasıya gezmek için belki tekrar geliriz belli mi olur? 🙂

Kadıköy’den geçerken meyve almak için durduğumuz “Çakma Yörük İbo” Abinin manavından birkaç meyve alıyoruz ve çay ikramı için yolun karşı kıyısına kahveye geçiyoruz. Bu sırada muhabbete başlıyoruz ve gelen arkadaşlarımızı da durduruyoruz. Bir süre burada oyalandıktan sonra tekrar yolumuza kaldığımız yerden devam ediyoruz. Yol manzaramız ise yine büyüleyici…

Yine köyün birinden geçerken çocuk manzaralarını çekiyorum…

Saat 16:30 gibi Kemer kavşağına vardık. Gelen arkadaşlar dondurma yemeye başlamışlar, bizlerde geri kalmayıp hemen atlıyoruz dondurma dolabının önüne. 🙂 Hava sıcak, serinelemek için güzel bir yiyecek maddesi bu. 🙂

Saat 17:00’ye kadar bütün arkadaşlar gelmiş oluyorlar ve sırası ile bisikletlerimizi tekrar otobüse yerleştirmeye başlıyoruz. Zar zor bütün bisikletleri sığdırdık otobüsümüze. Artık yola çıkabiliriz. Fethiye’de ve Köyceğiz’de yolcularımızı indirip Marmaris’e devam ediyoruz. Akşam saat 19:30 gibi Marmaris’te alıyoruz soluğu.

Muhteşem bir gün geride kalıyor ve hepimizi bu güzel birliktelik için tekrar gün saymaya başlıyoruz. Bir sonraki gezi ne zaman, nerede olur bilemiyoruz. 🙂 Tek bildiğimiz yine süper insanlar ve geçirilen eşsiz vakit olacak.

Tek Yön Güzergah ve Yükselti Haritamız;

Yeni turlarda buluşmak dileği ile…

Sevgilerimle…

This entry was posted on Çarşamba, Mayıs 2nd, 2012 at 13:44.
Kategori: Günübirlik.

5 Yorum,

  1. Dostum,
    Cok keyifli bir yolculuk olmuş.Velomaris Turizm’de çok keyifli görünüyor.Yoksa aldın mı sonunda bir otobüs 🙂 Haberimiz olsun yani 😀
    🙂

    Saklıkent’i çok severim.Türkiye Kıyıları Turumda, 4 yıl önce, küçük bir kız çocugunun elindeki incirlerin samimiyetini hala arıyorum dost gözlerinde…

    Dünyanın herhangi bir yerin selam olsun dostum 🙂

  2. Saklıkenti bende çok sevmiştim ama işin enteresanı oraya kadar gidip kanyonun içine girmemiştik. Bir daha giderseniz haberim olsun. 🙂

  3. semihoca

    az km,çok muhabbet gezileri….valla güzel…hele bu kadar çok bisiklet sever…harika

  4. Harika bir gezi olmuş. 🙂 Saklıkent saklı güzellikler.. 🙂 En kısa zamanda ben de görmek isterim. Teşekkürler.. 🙂

  5. harıkaydı herkeze tekrar teşekkürler ….

Yorum Yaz “Saklıkent Kanyonu Bisiklet Gezisi”

Serkan TAŞDELEN | pedalla.com | .net | .org | serkantasdelen.com.tr | Tüm hakkı saklıdır | 2014