22 Nisan 2012

Merhaba Sevgili Pedalla.com dostları,

Yine Türkiyemizin farklı yollarından bir gezi ile sizlerle birlikteyiz. Tavas’tan yola çıkarak Karacasu ve Kuyucak’ı takiple Nazilli’ye kadar sürecek bir yola çıkıyoruz. Geçmediğim bir yol, çıkmadığım bir geçit ve görmediğim bir ilçeyi kapsıyor bu turumuz. O nedenle çok heyecanlıyım bu tur için. Gece uyumakta zorluk çekiyorum ama sonrasında ise çalan alarm ile uyanıyorum. Tur arkadaşım Recep 9:30’da ben ise 10:00’da otobüse binip Tavas’a gideceğiz. 9:00’da uyandıktan sonra hazırlanıyorum ve Recep’i arıyorum. Otobüsün hareket saatine 5 dakika var onu bekliyorum diyor, bu sırada bende hazırlanıp otobüse bineceğim yere gidiyorum. Recep Marmaris’ten, ben ise Gökova’dan bineceğim otobüse.

Gökova’ya gidiyorum ve gelecek olan otobüsümü bekliyorum, nihayet ki çok beklemeden geliyor ve hemen bisikletimi sorunsuz, sorgusuz, sualsiz, problemsiz, dertsiz, tasasız ve rahatça bagaja koyuyorum. 🙂 Nedeni aşağıda ki fotoğraftan da belli zaten. 🙂 Sevgili katlanabilir bisikletim ile gidiyorum bugün tura. Onunla bugün 90 km pedal çevireceğim. Daha önce en fazla Akyaka, Marmaris arasında kullanmıştım. 90 Km nasıl gider, nasıl biter, nasıl bir durumda olurum hiç bir fikrim yok. Yaşayıp göreceğiz artık. 🙂

2,5 – 3 saat kadar süren yolculuğumuz sonrasında Tavas’ta otobüsten iniyoruz ve bisikletlerimizi hazırlıyoruz. Tabi çok uzun sürmüyor, Recep’in lastiği takıyoruz ve bende bisikletimi eski haline döndürüyorum. Su takviyemizi bir markette yaptıktan sonra yola 12:30’da koyuluyoruz. Tabi her zaman olduğu gibi yola çıkmadan hatıra fotoğrafımızı çekiyorum.

Tavas’ın içinde bir süre pedalladıktan sonra yola çıkıyoruz ve ova manzarasında pedal çeviriyoruz.

Rotamız Karacasu… Afrodisias Antik Şehrinin yanından geçip gideceğiz…

Ben kendi tempom ile, Recep’te kendi temposu ile pedal çeviriyor. Ben biraz gidip fotoğraf çekmek için durunca Recep’te gelip geçiyor beni. Bu şekilde harika yol alıyoruz.

Benim ufaklık gerçekten çok keyifli görünüyor, aynı benim gibi. 🙂 Yollar ile çok iyi anlaşıyor ve beni hiç üzmüyor desem yeridir. Ummadığım, beklemediğim bir performans görüyorum. Benden mi kaynaklı, yoksa bisikletten mi anlamış değilim. 🙂

Yolumuz üzerinde ki ilk ilçe Karacasu’ya 38 km yolumuz var, bu sırada birkaç belde içinden geçiyoruz. Bunlardan birisi Kızılcabölük, diğer ise Karahisar…

Sağ kolumuz üzerinde ki manzarayı izleyerek pedallamak çok güzel. İnsan bu güzellik karşısında hayallere dalıyor ve ne ara bu kadar yol gitmişiz diyor. Zirvelerde hala kar var, 1500 metre civarların olması gerek bu dağlar…

Yahşiler Geçidinin yamacına yaklaşıyoruz giderek. Birazdan yaklaşık 5 km kadar sürecek olan tırmanış başlayacak. Tırmanışın sonunda Yahşiler Köyü ve hemen ardından da 1070 metre yükseklikte bulunan Yahşiler Geçidinin zirvesinde bulacağız kendimizi.

Ufaklığım ile rampayı sorunsuzca çıkıyorum, arada soluklanmak için duruyorum tabi. Bu sırada saat 13:30 civarında Yahşiler köyüne varıyoruz.

Benim ufaklığı çekiyorum arada, her gören önce gülüyor sonra bu nasıl bisiklet demeden edemiyor. 🙂

Yahşiler Köyünde bir market önüne kısa bir mola veriyoruz. Limonlu sodaları içerek serinledikten sonra tekrar tırmanışa devam ediyoruz. 20 metre daha yükseleceğiz ve sonrasında güzel bir iniş bizi bekliyor.

Recep hemen arkamda ve performansı çok güzel. Bu Recep’in ikinci turu diyebiliriz. Daha önce Knidos’ta birlikte pedallamıştık. İkinci turunda ise burada 90 km pedal çevireceğiz. Bir sonra ki turumuz ne zaman, nereye olur bilmiyoruz.

Yahşiler geçidinin zirvesine vardık. Ama maalesef geçit tabelası olmadığı için fotoğraflayamıyorum. Bu beni biraz üzüyor ama olsun, sonuçta bir geçidi daha geride bırakmış oldum. 1070 metredeyiz ve biraz üşüyor gibiyim. O nedenle fotoğraf çekip, oyalanmadan yola devam ediyorum.

Recep’te zirvede göründü, yola devam…

İnişe geçer geçmez küçük bir gölet manzarasında duruyorum ve bir süre seyre dalıyorum.

Bu sırada makineyi Recep’e veriyorum, benimde bir tane fotoğrafım olsun ama değil mi? 🙂 Birçok turda kendimi çekmeyi unutuyorum. 🙂

Muğla Orman Bölge Müdürlüğü ve Nazilli Orman Bölge Müdürlüğü sınırlarında ilerliyoruz. Buradan sonra bisikletimi salıyorum rampadan aşağıya. Yol çok güzel ve trafik çok yoğun değil. O nedenle sorunsuzca iniş yapıyoruz.

Aydın il sınırına kadar indik, o nedenle durup fotoğraf bile çekemedim. Bu arada saatimiz 14:10 olmuş…

Biraz daha pedalladıktan sonra bir badem ağacı yanında duruyoruz ve göz hakkımız olan çağalaları yemeye başlıyoruz. 🙂 Birazcıkta yanımıza alıyoruz tabi, yol boyunca keyifle mideye indirmek için.

Recep çağalalar ile ilgilenirken… 🙂

Burada ki molamızdan sonra yolumuza tekrar devam ediyoruz. Afrodisias Antik Şehrinin yanından kıvrılarak geçip gidiyoruz. Pek ilgimi çekmediği için buraya girmiyorum. Aslında tarihte çok önemli bir yere sahip burası. Ama öyle yol üstü gezip görülecek kadar da küçük değil. Koca bir günü burayı gezmek için ayırmak gerek. O nedenle belki tekrar birgün burayı gezmek için geliriz diye es geçiyoruz. Yol üzerinden görünen kalıntılardan bir kare alıp devam ediyoruz yola.

Karşı dağın yamacında Karacasu bize el sallıyor. Bir an önce bizi çağırıyor gibi. Karnımızda hafiften açıktı ve daha 8 km yolumuz var Karacasu’ya. 🙂 Buradan ulaşılması çok kolay gibi görünüyor ama maalesef göz yanılması var. 🙂 Gittikçe kaçıyor bu ilçe sanki. 🙂

Burada tarlalar çok güzel bir renk cümbüşü sunuyor bizlere. Yeşil, Kahverengi, sarı, mavi… Çok güzel bir manzara gerçekten, çıplak göz ile görmek çok daha farklı tabi. Büyüleniyorum adeta..

Buraya kadar bir iniş yapıyoruz ve derin bir köprünün üzerinden geçerken bu manzara da duruyoruz. Tarihi bir köprü ve aşağısı çok derin, sular şarıldayarak akıyor. Fotoğraf çektikten sonra tekrar devam ediyoruz yolumuza.

Buradan sonra Karacasu ilçe merkezine kadar 3 km’lik tırmanışa geçiyoruz. Yol çok dar ve bir anda araç trafiği çoğalıyor.  Bu bizi zor duruma sokuyor tabi ki haliyle. İki araç karşılıklı geldiği anda bize neredeyse değecekler gibi geçiyorlar. Bazı anlayışlı şoförler ise bizim arkamızda karşıdan gelip geçen aracı bekliyorlar. Bu sırada Recep küçük bir tehlikede atlatıyor, yanından geçen araç nederedeyse ona çarpacakmış. Korku dolu dakikaları yanıma gelince bana anlatıyor. Neyse ki birşey olmadı ikimize de.

Zar zor nihayet Karacasu’ya ulaşıyoruz. Giriş tabelasında durup kısa bir fotoğraf molası veriyoruz. Bu sırada Recep’te geliyor. Arkasında yüksek ve ihtişamlı dağ manzarasında fotoğrafını çekiyorum.

Aydın’ın Karacasu ilçesindyiz. Biraz sapa kalan ilçeyi görmek için fotoğraf çekilip hemen merkeze doğru hareket ediyoruz.

Türk Bayrakları ve belediye logosunun bulunduğu bayraklar ilçenin her bir tarafına asılmış. Sanki daha önce seçimlerde parti bayraklarının asılı olduğu gibi görünüyor. Neyse ki Türk bayrağı olduğu için manzarayı bozmuyor…

Tur öncesinde bir dostumuz burada mutlaka pide yememiz konusunda bize tavsiye de bulunmuştu. Bizde bu tavsiyeye uyarak Karacasu’lu bir amcaya en güzel pide nerede yenir diye soruyoruz ve bize tarif ettiği Şirin Pide’de alıyoruz soluğu. Girer girmez siparişlerimizi veriyoruz ve el yüz yıkamaya çıkıyoruz. Son rampa bizi biraz terletti malum…

Çok geçmeden beklenen pideler geliyor. Pideler ile mutlu insan yüzlerine bir bakın… 🙂

Bu güzel pideleri afiyet ile indiriyoruz mideye. Karnımız tok, sırtımız pek.. 🙂 Üstüne de bir bardak çay iyi gidiyor. Türkiye’de hemen hemen her yerde köfte ve pide var. Hepside kendince ünlü ve lezzetli… Ben pideyi sevdim, ama öyle ahım şahım bir farkta göremedim. Temiz yapılıyor olması ve hızlı servisi bunların arasında en güzel artısı olsa gerek. 🙂

Karacasu’dan ayrılmadan önce son kez kaymakamlığı arkamıza alarak bir meydanda fotoğraf çekiliyoruz. Sonrasında tekrar inişe geçiyoruz.

İniş esnasında pek ilgimi çeken birşey olmadıkça durmuyorum. O nedenle düzlüğe kadar hızla iniyoruz. Karşımda bir baraj manzarası beliriyor. Durup onu seyrediyorum ve sonrasında tekrar yola devam.

Düz yolumuza köylerden geçerek keyifle pedal çeviriyoruz. Yol dar ama trafik biraz daha az. Dikkatli bir şekilde gidiyoruz yine de. Her yerde gelincikler açmışlar, bu güzel kırmızı çiçekler ile Ufaklığımın fotoğrafını çekiyorum.

Yeşillikler ile çevrilmiş yolumuzda pedal çevirmeye devam ediyoruz.

Sırada ki ilçemiz Kuyucak’a 17 km yolumuz var. Kuyucak’a birkaç km kala Denizli – Aydın yoluna bağlanacağız. Geçtiğimiz aylarda Denizli – Aydın turu sırasında bu yoldan geçmiştik.

Hafif inişli, çıkışlı yollarda köylerden birer birer geçerek Kuyucak’a yaklaşıyoruz.

7 Km kalmış Kuyucak ilçesine, karşı dağın yamacında giden araçları görüyoruz. Burası birazdan bağlanacağımız yol.

Büyük Menderes nehrinin üzerinden geçiyoruz. Bu nehrin üzerinden geçen köprülerin hemen hemen hepsinin üzerinden geçtim gibi. 🙂

Denizli – Aydın yoluna ulaştık. İstikamet sol taraftan, Kuyucak’a doğru…

Anayola çıkar çıkmaz 2 km gidiyoruz ve Kuyucak’a varıyoruz. İlçe merkezine girip vakit kaybetmek istemiyoruz. O nedenle yolumuza hızla devam ediyoruz.

Kuyucak’ın tepelerinden bir fotoğraf çekmeyi unutmuyoruz tabi ki.

Kuyucak geride kaldıktan sonra son ilçemiz olan, turumuzun biteceği Nazilli’ye 12 km yolumuz kalıyor. Bu sırada sıkıcı bir trafik ile yol aldığımızı da bilmenizi isterim. Hem hava sıcaki hemde çok araç geçiyor bu yolda. Neyse ki güvenlik şeridimiz geniş, ama bu bölge de motosikletler rahatsız edeci olabiliyor.

Dilim damağım kurudu, sağ tarafta bir petrol bulup giremiyoruz bile. 🙂 Sağ yanımızda tren yolu olduğu için bu tarafa benzin istasyonu yapılmadığını bir süre sonra fark ediyorum. Daha fazla gitmeyip, sol tarafta ki petrollerden birisine gireceğiz. Recep gelsin diye beklerken raylardan gelen sesler ile korkuyorum ve hemen sonrasında gelen İzmir-Denizli banliyö trenini görüyorum. O da beni görmüş olacak ki sirenine basıyor. 🙂 Biraz ileride ki Recep’e de selam vermeyi ihmal etmiyor.

Petrol istasyonunda verdiğimiz moladan sonra 6 km kalıyor Nazilli’ye ve yavaş yavaş devam ediyoruz. Saatimiz 18:15’i gösterdiği sırada Nazilli’ye giriş yapıyoruz. Burada da turumuzun final fotoğrafını çekiyoruz bir diğer anlamda.

Girişten sonra ki istikametimiz ise otogar oluyor. Nazilli ilçesinin içinden geçerek otogara ulaşmaya çalışıyoruz. Bu sırada bir iki tane anca fotoğraf çekebiliyorum.

Nihayetinde otogara varıyoruz ve hemen otobüs ile Aydın’a ulaşıp ulaşamayacağımızı araştırıyorum. Ama Ulaştırma Bakanlığının bildirgesi ile bu mesafe için otobüsler yolcu alamıyor. Bizde otogarın diğer tarafına gidip Aydın’a giden minübüsleri soruyoruz. Tam kalkak üzere olan minübüsü buluyoruz ve bisikleti söküp yerleştiriyoruz. Minübüs muavini acele etmeniz gerek diye bizi uyarıyor. Bende katılıyorum bisikletimi 15 saniyede atıyorum minübüsün bagajına. 🙂

Nazilli’den Aydın’a 45 km yolu tam bir saatte alıyoruz minübüs ile. Aydın’a 19:30’da ulaşıyoruz ve hemen Marmaris’e gidecek otobüs var mı yok mu diye bakıyoruz. Şanslıyız ki, hemen hareket halinde bir otobüs buluyoruz. Minibüs’ten inip otobüse binmemiz arasında 5 dk bile yok neredeyse. 🙂 Çok şanslıyız bugün otobüs konusunda. Nihayetinde otobüsümüzün içindeyiz, Marmaris’e kadar sürecek olan 2,5 saatlik yolculuğumuz başlıyor ve aynı güzellikte son buluyor.

Toplam Km: 00.00 Km | Ort.Hız: 00.0 | Max.Hız: 00.0Bisiklet Kullanımı: 00:00:00

( 20″ için km saati bulamadığım için takamadım, o nedenle istatikleri sizler ile paylaşamıyorum. Tur 12:30’da başladı ve 18:30’da son buldu. Ne kadar pedal çevirdik, ne kadar ortalama yaptık bilmiyoruz.) 🙂

Tavas – Nazilli Güzergah Haritası;

Tavas – Nazilli Yükselti Haritası;

Sevgilerimle…

This entry was posted on Salı, Nisan 24th, 2012 at 10:13.
Kategori: Günübirlik.

4 Yorum,

  1. Cengiz Bayram

    Tebrikler kardeşim yine yeni ve güzel bir tur üstelik senin ufaklık rüştünü ispat etmiş, onu da kutlarım tebrikler Serkan, tebrikler Dahon.

  2. Tebrikler serkan kardeş harika tur olmuş. Biz bisiklet sevdalılarına örnek bisikletçisin.. Allah sağlıklı mutlu nice pedaller ve turlar nasip etsin.

  3. semihoca

    valla dahon a saygı duydum.güzel tur olmuş.nice turlara…

  4. serkan sana tekrar teşekkür ediyorum senle birdaki turda olmak dilegigle..

Yorum Yaz “Tavas – Nazilli Bisiklet Gezisi”

Serkan TAŞDELEN | pedalla.com | .net | .org | serkantasdelen.com.tr | Tüm hakkı saklıdır | 2014